SUFFE OKULU KURUCUSU EN SEVİLEN ÖĞRETMEN

0

BÜTÜN ÇAĞLARIN EN ETKİLİ EĞİTİMCİSİ

 Bütün devirlerin en başarılı ve en etkili eğitimcisi Hz. Muhammed aleyhisselâmdır.

Allah, ona kitap indirdi ve toplumuna öğretmen tayin buyurdu.

En Sevilen Öğretmen (sav) Suffe Okulu adı verilen bir okul açtı. Okumaya, öğrenmeye, ilme ve öğrenilenlerin hayata geçirilmesine önem verdi. Sadece çocukların değil, büyüklerin de öğretmeni idi. Sadece küçüklere değil, büyüklere de İslam’ın güzelliklerini, Hak ve hakikati anlattı. İslamî değerleri bütün insanlara ders verdi.

Suffa Okulu yatılı idi. Dersler camide yapılıyordu. Okuldaki öğrenci sayısı 70 ile 400 arasında değişti. Yüzlerce öğrenci yetiştirdi. Peygamberimiz (sav) kendisine getirilen hediye, zekât ve sadakaları onlara aktardı.

Okulunu kurucu müdürü ve tek öğretmeni idi. Daha sonra yetiştirdiği öğrencilerden öğretmenler atadı.

Ubade İbn Samit, öğrencilere Kur’an ve yazı yazmayı öğretti.

Abdullah İbn Said İbnil-As, güzel yazı dersi verdi.

Muallim Mirdas, çocuklara öğretmenlik yaptı.

Cübeyr İbn Hayatissekafi, kitap okumayı öğretti. (Peygamberimizin Tebliğ Metotları, 2/240)

En Sevilen Öğretmen (sav) hem gönüllere hem beyinlere hükmetti. Kalplerin sevgilisi, akılların öğretmeni, nefislerin terbiyecisi oldu. ( Sözler, s. 216)

Okuma yazma bilmeyen, okulu, gazetesi, kitabı, televizyonu olmayan, öğrenme kültürü bulunmayan bir topluma öğretmenlik yaptı.

Çok zor şartlarda çalıştı.

Literatüründe okul, kitap, eğitim olmayan bir toplumu eğitti.

Kaba, ilkel, vahşi ve en kötü âdetlere sahip bir milleti 23 senede dünyanın en kibar, en nazik, en medeni, en adaletli milletine dönüştürdü; onları dünyanın başına sultan yaptı. Cahil bir toplumdan âlimler, hükümdarlar, sanatkârlar, kahramanlar çıkardı.

Öylesine etkili hakikatleri anlattı ki onu öldürmeye gelen, onda dirildi. Onu öldürmek için kılıç kuşanan ve yola koyulan Hz.Ömer (ra), onun getirdiği Kur’an hakikatlerini ders aldıktan sonra birden bire değişti. Kanlı kinli Ömer gitti, yerine kalbi Allah aşkı, peygamber aşkı, hakikat aşkı ile dolu, merhamet âbidesi bir Ömer geldi. Bu değişim sayesinde Ömer(ra), dünyanın en adaletli halifesi ve hükümdarı oldu.

Muhteşem şair Mehmet Akif Ersoy, onun adalet anlayışını ve sorumluluk duygusunu anlatırken şöyle der:

Kenar-ı Dicle’de bir kurt kapsa bir koyunu;

            Gelir de adl-i İlâhî Ömer’den sorar onu!”

Peygamber öldürmeye azmedecek kadar katı kalpli Ömer, Müslüman olduktan sonra memleketinde kurdun kaptığı koyundan kendisini sorumlu tutacak kadar yumuşak kalpli, merhametli ve adaletli hâle geldi.

Onun getirdiği ölmez hakikatler, en katı kalplileri, en merhametli insanlara dönüştürdü. O mükemmel bir eğitici idi. Ashabını en iyi şekilde terbiye etti ve yetiştirdi.

Sırf Hz. Ömer’de meydana gelen değişiklik sebebiyle ona dünyanın en başarılı ve en etkili eğitimcisi dense yeridir ama o sadece Ömer’i değil, koca bir yarımadayı değiştirdi. Getirdiği Kur’an hakikatleri kendisinden sonra bütün insanlığı etkiledi.

Zira sigara gibi küçük bir âdeti, küçük bir kavimden, büyük bir hâkim, büyük bir himmetle ancak, daimî kaldırabilir. Hâlbuki bak, bu zat, büyük ve çok âdetleri, zahiri küçük bir kuvvetle, küçük bir himmetle, az bir zamanda kaldırıp yerlerine öyle yüksek seciyeleri, kan ve damarlarına karışmış derecede sabit olarak yerleştiriyor ve tespit ediyor. Bunun gibi daha pek çok harika icraatları yapıyor.(Sözler, s. 216.)

Hâlbuki Peygamberimiz (sav) puta tapma, intikam, faiz, zina, içki gibi pek çok âdeti, görünüşte küçük bir kuvvetle, kısa bir sürede kaldırmış ve yerlerine en güzel âdetleri, hem de o vahşi insanların damarlarına yerleştirircesine, yüreklerine kazımıştır.

Tarihte bu inkılâbın benzeri yoktur.

İslam’dan önce Araplar, dünya çapında herhangi bir başarıya imza atmamıştır. Kabileler hâlinde yaşarlardı, aralarında kavga ve savaşlar hiç eksik olmazdı. Birbirlerine düşmanlıkları ve yağmacılığıyla meşhur Arap toplumu, kadın ve kızları insan yerine koymaz, hatta kız çocuklarını diri diri toprağa gömerlerdi. İslamiyetle şereflendikten sonra birden değiştiler ve şu güzel hasletlere sahip oldular:

1.Adam öldürmeyi, kavga ve yağmacılığı bırakıp birbirleriyle kardeş oldular.

  1. Güzel ahlak ile ahlaklandılar. Kumar, içki, adam öldürme, faiz, zina, fesat çıkarma, haksız yere kan dökme gibi kötülükleri terk ettiler.
  2. Fakir ve fukaraya yardımı, bağışlamayı, zekât ve sadaka vermeyi, adaleti benimsediler; zayıfları ve mazlumları korumaya başladılar.
  3. Allah rızasını hedef edindiler; hayırda ve takvada yarıştılar.
  4. İlim, sanat, marifet ve medeniyette ileri gittiler.
  5. Evs ve Hazrec kabileleri arasında 120 yıl süren Buas Savaşları sona erdi, Evsliler ve Hazrecliler kardeş oldular, İslam düşmanları ile savaştılar.
  6. Evini, barkını bırakıp Medine’ye hicret eden Muhacirler ile Medineli Ensar’ı birbirleriyle kardeş yaptı. Ensar, Muhacirlerle her şeylerini paylaştılar. Tarihte böyle bir kardeşliğini benzeri yoktur.
  7. Medine’de yaşayanı Yahudilerle Müslümanların bir arada yaşamasını sağlayacak Medine Vesikası denilen bir anlaşma yaptı. Böylece farklı dinden insanların birlikte barış ve huzur içinde yaşamasını temin etti. Yahudiler, bozana kadar bu antlaşmaya sadık kaldı.

Bu erdemlere sahip olmanın neticesi olarak kısa sürede yeryüzünün en faziletli, en adaletli, en yardımsever toplumu oldular. Dünyaya hükmeden muhteşem devletler kurdular. Uzun asırlar yaşayan ve dünyaya medeniyet öğreten devletler…

İspanya’da kurulan Endülüs Emevî Devleti 800 sene yaşadı ve bütün dünyaya ilim, hikmet, sanat, medeniyet ve insanlık öğretti. Emevi ve Abbasi devletleri; hükmettikleri yerlere ilim, iman, sanat, marifet, adalet ve huzur götürdü.

Asr-ı Saadet, muhteşem bir inkılâp gördü. İslam dininin getirdiği hakikatler, o çağı öylesine değiştirdi ki…

Cehalet devri kapandı, ilim devri başladı.

Vahşilikler sona erdi, erdemler çağı başladı.

Haksızlıklar sona erdi, adalet baştacı edildi.

Zulüm devri, yerini “saadet çağına” bıraktı. (*)

(*) En Sevilen Öğretmen Hz. Muhammed (sav) ve Eğitim Metotları, s. 21. Nesil yayınları, İstanbul 2017

 

PAYLAŞ

YORUM YAP