SÖZÜNDE DURAN ADAM

0

İstiklâl Marşı yazana 500 lira ödül vardı. O zaman bu parayla Ankara’da bir ev alınırdı. Akif, ödül var diye yarışmaya katılmadı.  Yarışmaya katılan şiirler arasında İstiklâl Marşı olacak kalitede şiir  yoktu.

Meclisi Başkanı Hamdullah Tanrıöver, Akif’in sıra arkadaşı, Balıkesir milletvekili Hasan Basri Çantay ile konuşmuş; Çantay, Akif’i ikna etmeye çalışma sözü vermişti.

Meclis’te Hasan Basri Çantay’ın bir şeyler yazdığını gören Akif, arkadaşına ne yaptığını sordu.
      “İstiklâl Marşı yazıyorum. Tanrıöver’e söz verdim.” dedi.
       “Söz mü verdin?”
      “Evet, söz verdim.”
       Akif için söz vermek, dönülmez bir karar almak demekti. Hemen kağıt ve kalemi arkadaşının elinden aldı ve marşı yazmaya başladı.
    “En güzel marşı biz yazmalıyız.”diyordu. Gece gündüz çalıştı.
     Günlerce süren yoğun çabanın neticesi o muhteşem marşı yazdı.

Ruhumun senden İlahi, şudur ancak emeli:

Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli!

Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli,

Ebedi yurdumun üstünde, benim inlemeli!

İstiklal Marşı muhteşemdir, benzersizdir. Akif, yaptığı işi en iyi yapmak için gayret eden insandı.

Para mı? Ödül Ankara’da kimsesiz dul kadınların ve yetim çocukların barındığı bir yuvaya verildi.

PAYLAŞ

YORUM YAP