Çocuklarımıza doğru bir yol haritası çizmenin ve onları motive etmenin önemini anlatan bir mail aldım. İyi bir örnek teşkil ettiği için Osmaniyeli Hasan’ın mailini aşağıya alıyorum.
“Değerli Hocam,
Sizi üç kere dinledim. Her dinleyişte moral buldum ve çok sevindim.
İlki ilköğretim son sınıftayken idi. Sayenizde hırslı bir öğrenci oldum. Azim ve hırsla OKS’ye hazırlandım. Kimseden bir eksiğimin olmadığını sizden öğrendim; istersem hedef belirleyebilir, düzenli ve planlı çalışır ve bir Anadolu lisesine girebilirdim. Ben de başarabilirim dedim, kendi kendime. Dersaneye gitmek için paramız yoktu. Bir arkadaşımdan Anadolu liselerine hazırlık kitapları aldım ve kolları sıvadım.
Önceleri derslerim iyi değildi, ama sonradan toparladım. Sadece okuldaki derslere çalıştım, tekrarlar yaptım. Kitapları bilirsiniz hocam, özellikle de fen kitapları pek fazla bilgi içermiyor, daha çok deneye yönelik. Alternatif kitaplar bulup azim ve hırsla çalışınca Anadolu lisesini kazandım.
Anne ve babam tuhaf bir şekilde beni Anadolu lisesine göndermek istemediler ve illa imam hatip lisesine gideceksin diye ısrar ettiler. Tabi ben verdiğim çabanın karşılığında kazandığım okula gitmek istiyordum.
Ama olmadı. Kader… Sonuçta benim için hayırlısı imam hatipmiş ki oraya kaydoldum ve okumaya başladım. O zaman karşı çıkmıştım, ama şimdi benim için buranın hayırlı olduğunu daha iyi anlıyorum.
Okula kayıt aşamasında bazı olaylar oldu, annem ve babamla gönül kavgası yaptık. Ta siz gelene kadar…
Bizim okula seminer vermek için geldiğinizde kafam karma karışıktı. İmam hatiplerin önünde kat sayı engeli vardı. Ders çalışsam, okulu birincilikle bitirsem ne olacaktı.
Sizi dinleyince hayata bakış açım değişti. O sene lise birdeydim. Siz imam hatip liselerinin önünün, kat sayıya rağmen, açık olduğunu anlattınız. Özellikle de din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni, imam, vaaz, müftü, Kur’an kursu öğretmeni ve ilahiyatçı ilim adamı olmak isteyenlerin ek puan alacağımızı söylediniz.
Gözüm açıldı.
Hele bu okullarda okuyanların Allah’ı ve ahreti öğrendikleri için cennetlik olduklarını söylemeniz… Hedefimin değişmesine yol açtı. Sizi dinlerken din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olmaya karar verdim.
O ana kadar avukat olmak istiyordum, sizi dinleyince kararımı değiştirdim ve ne olursa olsun öğretmen olacağım, dedim. Mecburiyetten dolayı din kültürü öğretmenliğini seçtiğimi düşünebilirsiniz, ama bu mesleğin benim için ayrı bir anlamı var. Seçmeden önce çok düşündüm. İlkokullardaki bazı din kültürü hocalarının pasifliğini gördüm. İmam hatiplerin orta kısmının kapanmasıyla gençlerde manevi açıdan bir çöküş olduğunu gözlemlemeye başladım. Bence bunun temel sebebi çocukların küçükken yeterince manevi yönden eğitilmemesi. Rabbim nasip eder de din dersi öğretmeni olursam bu manevi açlıkla sonuna kadar mücadele edeceğim.
Tabi önce kendimizi yeterince yetiştirmemiz gerekiyor. Kendini ıslah edemeyen başkasını ıslah edemez.
Siz hep gaz verdim dersiniz ya… Moral ve motivasyan çok önemli. Sizi dinledikten sonra ben de başkalarına gaz vermenin çok faydalı olacağını düşünmeye başladım. Hem olumlu düşünmeye hem de etrafımı olumlu yönde etkilemeye başladım.
Üçüncüsünde son sınıftaydım, siz yine Osmaniye’ye gelmiştiniz. Çok önemli başarı prensiplerini ve hayata istikamet veren ilkeleri çok güzel anlattınız. Sizin o bitmez tükenmez heyecanınız, iyimserliğiniz, ümit veren sözleriniz, cesaret aşılayan konuşmalarınızı dinlemek bana hep ufuk açtı. Hele şu sözleriniz:
“Hans’ın yaptığını Hasan da yapar, Abraham’ın ve Yakop’un başardığını İbrahim de Yakup da başarır. Emine’nin Ela’dan, Havva’nın Eva’dan bir eksiği yok.”
Aslında sizi tekrar tekrar dinlemek benim için şans oldu hocam. Ne zaman gaz bitse hemen takviye ediyordunuz. Özellikle son sınıftaki konuşma, hem benim için hem de diğer arkadaşlar için çok iyi oldu.
İstediğim gibi oldu, din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliğini kazandım.
Geçen sene sınava giren arkadaşlarımızdan 49 tanesi dört yıllık bir üniversite kazandı. İki yıllık yüksek okul kazananlar var, açık öğretim edebiyat kazananlar var. Tahminen 80-90 kişi sınava girmişti.
Rabbime, sizi karşıma çıkardığı için şükrediyorum. Bize emeği geçen tüm hocalarımıza istisnasız dua ediyorum ve etmeye de devam edeceğim.
Siz olmasaydınız işim zordu. Sayenizde kafa karışıklığından kurtuldum ve doğru bir hedef seçtim. Hedefe kilitlenmeyi sizden öğrendim. Olaylara olumlu bakmayı ve olumlu düşünmeyi bize siz aşıladınız.
Hocam, kafanızı şişirdiysem kusura bakmayın, ama size olan sevgi ve hürmetimden ötürü heyecanlanıp uzun uzun yazdım. Ellerinizden öper, dualarınızı beklerim. Rabbime emanet olun.”
07.10.09, 23.15, Hasan Gün
Sosyal Ağlarda Paylaş