SİZ DÜŞMAN ASKERİ MİSİNİZ?

0

 

15 Temmuz gecesi 9.30’dan itibaren bütün ülke Boğaz Köprüsü’nün tutan darbeci askerleri konuşuyordu.

Saatler ilerledikçe halk sel olup köprüye aktı.

Özel harekât polisleri gelmeye başladı. Belediyenin gönderdiği tankerler, iş makineleri tanklara doğru yaklaştı.

Halk, onları siper ederek tank ve askerî araçlar yaklaştı ve nihayet etrafını sardı.

Klima ustası 32 yaşındaki Engin Sırtıkızıl’ın tepesi atmış ve evden dışarı fırlamıştı.

Köprüye doğru koşuyor, durmadan bağırıyordu:

“Yeter be, yeter!.. İstiklalimizi tehdit eden diye mi o silahları size verdik? Kafamızın tasını  attırdınız artık! Milletin egemenlik hakkına el koyma yetkisini kimden alıyorsunuz? Ne hakla vatandaşın vergisiyle aldığı silahları yine vatandaşa doğrultuyorsunuz? Bunun adı emanete ihanetten başka bir şey değil. Amerika’da, Almanya’da, İngiltere’de oluyor mu böyle şeyler?.. Burası muz cumhuriyeti mi?”

Köprüye gelince halkın arasına karıştı. Millet sel olup akmıştı. Bir anda kendini en önde buldu. Tankın üstünden millete ateş eden birini görüverdi. Kan beynine sıçramıştı. Tanka doğru koştu ve çarçabuk tırmanıverdi. Çelik yığınının tepesine çıkmıştı. Tankın kapağını kaldırdı, içine sprey sıktı, askerlerin gözleri kamaşınca onları çekip almaya başladı. Onunla birlikte tanka tırmananlar askerleri söküp çıkardılar.

“Millete neden ateş ediyorsunuz? Siz düşman askeri misiniz?” diye haykırıyordu Engin.

Askerlerin tanktan sökülüp alındığını gören rütbeli bir asker, silahını Engin’e çevirdi, nişan aldı ve ateş etti.

Engin ayağından vurulmuştu. Bacağında derin bir acı hissetti. Parmaktan daha uzun çelik mermi bedenine saplanmıştı. Yüzü acıyla kasıldı, yavaşça kayar gibi tanktan indi, yarasından püsküren kanları bastırmak için yere çöktü.

Hemen bir kahraman yanına yaklaştı, kemeriyle Engin’in ayağını sardı.

Birkaç kişi daha etrafını aldılar ve kucaklayıp arabaya kadar taşıdılar.

Araba sahibine, bu kahramanı hastaneye götür gardaş, dedi sakallı bir ihtiyar.

Araba sahibi başını salladı, vitese taktı, arabayı sürdü.

(15 TEMMUZ DİRİLİŞ DESTANI’ndan)

PAYLAŞ

YORUM YAP