SİVİL TOPLUM VE SENDİKACILIK
|
|
Memur-Sen, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı Uluslar arası Demokrasi Kongresi’nde hükümetten iki şey istedi:
1. Memurlara siyaset yapma hakkı
2. Memur sendikalarına toplu sözleşme ve grev hakkı.
Başbakan oldukça heyecan dolu ve çok alkışlanan konuşmasının arasında birinci maddeye hiç değinmedi. İkinci maddeyi de Avrupa’da işçi-memur ayırımı yok, çalışan kavramı var, işçilerle birleşin, diyerek geçiştirdi.
Türkiye’deki bir kısım sendikaların sivil toplum örgütü olmadıkları, hatta cuntacı Şener Eruygur’la iş tuttukları biliniyor, ama sivil toplum olma ve demokratik sistemin yerleşmesi yolunda önemli mücadele veren Memur-Sen gibi sendikaların desteklenmesi lazım.
Demokrasi, kırlarda kendi kendine yetişen süs bitkisi değildir.
Demokrasiyi koruyacak, kollayacak, halk iradesini canlı tutacak mekanizmaların güçlendirilmesi şarttır. Sivil toplum örgütleri, demokrasinin en önemli ayağıdır.
Sivil toplumun güçlenmesi, militer anlayışa sahip cuntacıların güç kaybetmesi demektir.
Gelişmiş demokrasilerde sivil toplum örgütleri güçlüdür. Sistem, sivil toplum örgütlerini destekler. Bizde ise köstekliyor.
Nalburun, terzinin, berberin, bakkalın siyasi partilere girme ve politika yapma hakkı var. Üniversite mezunu öğretmenin, kamuda çalışan avukatın, bürokratın yok.
Terziye tanınan hakkın öğretmene ve kamuda çalışan doktora tanınmaması, garabettir.
Bu durum, siyaset kurumunu zayıflatıyor. Almanya, İngiltere, Fransa’da darbe olmuyor, Türkiye darbe korkusu ile tir tir titriyor.
Almanya’da çalışırken şahit oldum. Her öğretmen arkadaşım bir sendikaya üye idi.
Almanya’da memurlar sendikalarının toplu sözleşme ve grev hakkı var. Öğretmenler grev yapmıyor, ama öteki memurların grev hakları var ve gerektiğinde yapıyorlar. Fransa’da öğretmenlerin de grev hakkı var.
Almanya’da dersten sonra politik çalışmalar yapan, cumartesi-pazar seçim çalışmalarına giren, seçilince okulundan ayrılan, seçilemeyince pazartesi okula dönen meslektaşlarım oldu. Onlarla politik çalışmalar ve seçimler üzerine uzun sohbetler yaptık.
Almanya’da demokratik bir cumhuriyet, Türkiye’de.
Memurun siyaset yapma, memur sendikalarının toplu sözleşme ve grev hakkı, Avrupa Birliği muktesabatı. Memurlar bu hakkı, eninde sonunda alacaklar ve memur sendikacılığı güçlenecek.
Türkiye’de işçi sendikalarına verilen hakkın, memur sendikalarından esirgenmesinin bir mantığı yok.
Sivil toplumun elini zayıflatmanın demokrasiye faydası olmaz.
Cuntalarla boğuşan, darbecilerle mücadele eden Ak Parti’nin kendine destek olan sivil sendikaları güçlendirmesi gerekir.
Siyasetin alanının daraltılması sivil toplum örgütlerine zararı var.
Demokrasiyi zayıflatır.
Ak Parti, memurların eninde sonunda AB muktesabatı olarak elde edecekleri, siyaset yapma, toplu sözleşme ve grev hakkını bir an önce vermeli.
Sivil toplumu desteklemeli ve güçlendirmeli.
Sivil toplum, Ak Parti’yi cuntacı, darbeci ve militer azınlığa karşı destekliyor.
Demokratik, özgürlükçü ve güçlü Türkiye için; sivil toplumu ve sivil toplum örgütlerini güçlendirmek gerekir.
Not 1: Uzman psikolog, eğitimci Sait Özdemir, Geleceğin Senin Ellerinde isimli çok iyi hazırlanmış bir başarı kitabına imza atmış. Kendine güven, hedef belirleme, motivasyon, verimli ders çalışma, plan yapma, etkili ve kolay öğrenme, sınav stresini yenme, sevdiği bir mesleği seçme, başarma azim ve heyecanı duyma gibi konuları tam bir yetkinlikle işleyen Sait Özdemir’in kitabını bütün öğrencilere tavsiye ediyorum.İletişim:0505308 62 20, saitozdemir.pskdan@gmail.com


SAİT on Şubat 10th, 2010
ALİ HOCAM TEŞEKKÜRLER.BU İLTİFATA LAYIK OLACAGIZ İNŞALLAH