SENSİZ RAMAZANLARDA GARİBİM ANACIĞIM

0

           KABRE AÇILAN CENNET KAPILARI

Canım Anacığım,

Bugün ramazanın birinci günü anacığım.

Sahura kalkmadım. Hava sıcak mı sıcak.

Her taraf kavruluyor.

Öğleden sonra biraz uyudum. İkindi sana gelemeyeceğim anacığım, kusura bakma.

Ağaçlarını dün suladım.

Bugün çok sıcak. Mezarlığa gelirsem güneş başıma vurur, dayanamam.

Yarın belki daha dayanıklı olurum. Gün be gün alışacağım sıcaklara.

Seni özlüyorum anne. Akşam ne yapacağım, bilmiyorum.

Televizyonu açarım belki.

Hani birlikte iftar saatini beklerken iftar sohbetleri dinlerdik ya… Seni hatırlamak için…

Öteki âleme hicret ettikten sonra da benimle ilgileneceğini, rüyalarıma gelip sohbet edeceğimizi düşünmüştüm. Cekip gittin ve bir daha dönmedin. Bazen rüyalarımda hayal-meyal görüştük. Bu görüşmeler de öyle yağlı-ballı ana-oğul sohbeti olmadı. Bir göründün bir kayboldun.

Sebebini bu sabah camide hadis sohbetinde anladım.

Peygamberimizi (sav) kabir âlemini ve kabre giren müminin başına gelecekleri çok güzel anlatmış. Anladım ki senin dünya çok renkli, çok şirin ve harika manzaralı. Buralara bakma ihtiyacın yok.

Hz. Bera bin Âzip anlatıyor:

“Rasulüllah (sav) ili beraber ensardan bir adamın cenazesine katılmak için gittik. Kabre ulaştığımızda henüz kabir kazılmamıştı. Rasulüllah (sav) oturdu. Biz de Rasulüllah(sav)’ın etrafında öyle bir dikkat ve teveccühle oturduk ki sanki başımızın üzerinde kuşlar vardı. Rasulüllah (sav)’ın elinde bir ağaç parçası vardı, onunla toprağı çiziyordu. Sonra mübarek başını kaldırdı ve iki veya aç defa, “Kabir azabından Allah’a sığınırım.” dedikten sonra şöyle buyurdu:

‘Allah’ın mümin bir kulu bu dünyadan ahrete intikal edip berzah âlemine ulaştığında onun yanına iki melek gelir. Onu oturturlar. Sonra ona, senin Rabbin kimdir, derler. O, Rabbim Allah, der. Tekrar, dinin nedir, derler. O, dinim İslam, der. Onlar, size gönderilen şu adam (yani Hz. Muhammed(sav) hakkında görüşün nedir, derler. O kişi, o Allah’ın rasulüdür, der.

Melekler, bunu sana kim haber verdi, derler. O kişi, Allah’ın kitabını okudum, ona iman ettim ve tasdik ettim, der.’

Sonra Rasulüllah(sav) şöyle buyurdu:

‘Gökten bir ses, şöyle seslenir: Kulum doğru söyledi. O hâlde onun için cennet yatağı serin ve ona cennet elbisesi giydirin, onun için kabrinden cennete doğru bir kapı açın.”

Cennetin güzel havası ve güzel kokuları gelmeye başlar. Kabir o kulun gözünün görebileceği mesafeye kadar genişletilir.’

Bundan sonra da bir kâfirin ölüm hâlini zikretti ve şöyle buyurdu:

“Öldükten sonra onun ruhu cesedine döndürülür. Yanına iki melek gelir, onu oturturlar, senin Rabbin kim, derler. O, vay bana yazıklar olun, bilmiyorum, der.

Sonra ona, dinin nedir, derler.

Yazıklar olsun bana, bilmiyorum, der.

Sonra melekler, size gönderilen şu adam hakkında görüşün nedir, derler.

O yine, vay bana yazıklar olsun, bir şey bilmiyorum, der.

Gökten bir ses şöyle der:

‘Yalan söyledi. Ona cehennemden bir döşek serin, ateşten bir elbise giydirin. Cehenneme doğru ona bir kapı açın.’

Sonra cehennemin harareti ve kavurucu havası gelmeye başlar. Kabir onu öyle sıkar ki kaburgaları birbirine geçer.”(Ubû Davud)

Yine Sevgili Peygamberimiz(sav), kabir ya cennet bahçelerinden bir bahçe veya cehennem çukurlarından bir çukurdur, buyurur.

Anacığım,

Camide hadis-i şerifi dinledikten sonra seni anladım.

Senin cennet bahçelerini seyrettiğinden, cennet kokuları kokladığından eminim. Her sabah kalkar, namazını kılar ve o yeşil tespihinle defalarca “Lâilâheillâllah!” derdin. Tespihini yorulana kadar elinden düşürmezdin. Bir kere devrettin mi çatallı iğneni çıkarır, bir tespih tanesi atlatırdın. Günler ve geceler boyu Rabbimizi zikrederdin.

Sonunda rahmet yurduna göçüp gittin anacığım.

Cennet bahçelerini seyrediyorsun ve cennet kokuları ile meşbusun.

Sana merhametli Rabbimizden rahmet, merhamet, şefkat ve ikramlar buyurmasını dilerim.

Sana kavuşuncaya kadar duacın olacağım. Ramazanları seni, iki katlı evimizi, seninle iftar ettiğimiz kutlu iftar saatlerini, bazen kalkamadığım sahurları hatırlayacağım. Seni hep özleyeceğim anacığım.

Kabrin nur olsun, makamın cennet olsun, gönlün huzurla dolsun anacığım.

Ellerinden öperim canım anacığım.

 

 

PAYLAŞ

YORUM YAP