ŞEHİT KANLARIYLA YAZILAN MUHTEŞEM DESTAN

0

İman ve kanla yazılan bir destan Çanakkale.

Gönüllere zafer muştusu sunan kahramanlıklar mahşeri…

Çanakkale Zaferi, cenneti canlarıyla satın alanların eseri.

Her şeyden vazgeçenler, geçebilenler imanları sayesinde bu zaferi kazandı.

Birkaç dakika sonra rahmeti rahmana ulaşacağı umuduyla abdest alıp Kur’an okuyarak huzura kavuşmaya hazırlanan Mehmetlerin destanı…

Nice ana kuzuları ciğerparesi yavrularını göremeden, eşine doyamadan, ana babasına sarılamadan ötelere kanatlandı Gelibolu’da.

Çanakkale’nin neden geçilemedi, Çanakkale’de zafer kazandıran ruh ne idi?   

Hayatı küçümseyip ölümün şehitlik olduğuna inananlar, düşmanın topu, tüfeği, bombası, makineli tüfeği karşısında geri çekilmedi. Gündüz kaybettiği mevzileri, geceleyin süngü hücumuyla geri aldı Mehmetçik.

1915 yılında cephelerde yoksulluk vardı, silahlarımız eskiydi, donanmamız güçsüz.

Düşman korkunç silah ve asker üstünlüğüne sahipti.

Güçler arasında denge yoktu ama zafer Mehmetçiğe gülümsedi.

Silah ve teknolojik geri kalmışlığa rağmen Osmanlı, müthiş bir ruhî üstünlüğe sahipti. Mehmetçik; ölürsem şehit olur cennete uçarım, kalırsam gazilik şerefini ömrümce taşırım inancıyla acılara, sıkıntılara, yokluk ve kıtlığa katlandı. İmanından aldığı güçlü, vatan için, din için ölümün üzerine yürüdü… Cennete kanatlanır gibi cepheye koştu ve düşman üzerine atıldı.

Çanakkale ruhu dediğimiz şey bu.

Ne çok göz yaşartan hikâye var Çanakkale’de!.. Mesela Dardanos Bataryası komutanı Üsteğmen Hasan Hulusi. 17 Mart günü bir bebeği dünyaya geliyor. Albay Cevat, telefon edip batarya komutanına izinli olduğunu söylüyor. Hasan Hulusi cephedeki askerlerini ve cepheyi bırakıp bebeğini görmeye gitmiyor, gidemiyor. Din ve vatanı savunduğunu biliyor. Gitmek, cennet kokuları ile dünyaya gelmiş bebeğini görmek yerine cennete gitmeyi tercih ediyor. Şehidin ruh hâli ile savaşıyor, düşman donanmasına bomba yağdırıyor.  Üsteğmen Didar ismini verdiği bebeğini dünya gözüyle göremiyor. O hasret, hangi kelimelerle anlatılır? Evlat hasreti insanın yüreğine saplanır.

18 Mart günü, savaşın Çanakkale Deniz Zaferiyle taçlandığı gün…

Üsteğmen Hasan Hulusi, Didar’ını göremeden ezel ve ebet sultanı Hz. Cemal’in “didar”ını görmeye gittiği gün. Böyle bir kavuşma saatinin geldiğini hissetti ve cepheden cennete uçtu.

18 Mart gecesi Albay Cevat, hayatını alt üst eden altın rüyayı hatırladı. Peygamberimiz (sav) beyaz sarıklı, beyaz elbiseli bir şekilde kendisine göründü, Karanlık Liman’da vav harfi yazmayı öğretti. Limana vav gibi, mayın döşenmeliydi. Uyandığında kendisini gözyaşları içerisinde ağlar buldu. Hayatının en güzel anıydı. Peygamberimiz (sav) savaşla ve kendisiyle ilgileniyordu. Rüyayı çok önemsedi. Boğaz’da kıyıdan kıyıya, suyun akışına dik olarak döşenmiş mayın hatları vardı fakat Karanlık Liman’da gemilerin manevra yapmasını önleyecek şekilde bir mayın hattı yoktu. Böyle bir hat savaşın seyri değiştirirdi.”

Albay Cevat, gece 24’ten sonra Karanlık Liman’a 26 mayını döşetti. Yüzbaşı Hafız Hakkı, o gece yaşadığı heyecana dayanamadı ve mayınları döşedikten sonra düşmana görünmemek için gemiyle geri dönerken kalbi durdu, şehitlik rütbesine yükseldi.

Ertesi gün Karanlık Liman’da manevra yapan İngiliz ve Fransız gemileri bu mayınları çarptı ve soğuk suların dibine gömüldü. Savaşın kaderi değişti.  

Çanakkale kahramanları imanı kuvvetiyle düşmana ve ölüme meydan okudular.  Şehitlere vaat edilen cennete ulaşmak için çarpıştılar. Ulaşamadıkları zaman hayıflanarak bir sonraki vuruşmayı beklediler. Gönüllerdeki ve dudaklardaki Kur’an onları teselli etti, ayaklarını sağlamlaştırdı.

“Eğer bilirseniz Allah’a ve Resulüne inanıp mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihat etmeniz sizin için daha hayırlıdır.”

“Evet, siz sabır gösterir ve Allah’tan sakınırsanız, onlar (düşmanlarınız) hemen şu anda üzerinize gelseler Rabbiniz, nişanlı beş bin melekle sizi takviye eder.”

Allah’ın yardımıyla dünyanın en güçlü donanması ve orduları Çanakkale’de ölüme meydan okuyan Mehmetçiğin cesareti sayesinde yenildi.

18 Mart 1915 Deniz Zaferi’nden sonra 25 Nisan’da kara savaşları başladı. Düşman defalarca Seddülbahir, Kaba Tepe, Arıburnu, Anafartalar’a çıkarma yaptı. Her defasında Mehmetçiğin süngüsüyle karşılaştı. İman tekniğe meydan okudu, süngü top ve makineli tüfeği Allah’ın yardımıyla yendi. 9 Ocak 2016’da düşman, hüsranla Çanakkale’den çekildi.

PAYLAŞ

YORUM YAP