SBS ve ÖSS’den Vazgeçilmeli
PİSA araştırmaları sonucunda eğitimde kalitesizliği gören Milli Eğitim Bakanlığı müfredat ve ders kitaplarını değiştirerek kaliteye yöneldi. Peki, müfredat değişimi istenen başaryı getirdi mi?
Yeni müfredatın ve öğrenci merkezli eğitim anlayışının en büyük düşmanları SBS ve ÖSS’dir. Bunlar durdukça müfredat değişiminden beklenen sonuç elde edilemez.
SBS ve ÖSS Anadoli liselerine ve üniversiteye girecek öğrenci sayısını artırmaz.
SBS ve ÖSS’ye öğrenci hazırlayan ve köşe başlarını tutmuş dersaneler olmasa da Anadolu liselerine ve üniversitelere aynı sayıda öğrenci girecek.
SBS ve ÖSS eğitime kalite kazandırmıyor. Aksine ezberci ve yüzeysel eğitimi güçlendiriyor.
PİSA araştırmaları gösterdi ki ülkemizde eğitim yerlerde sürünüyor.
ÖSS ve SBS; ezberci eğitimi destekliyor, yetenekleri hesaba katmıyor, okulları eğitimin dışına itiyor ve dersane merkezli bir eğitim anlayışını körüklüyor.
SBS ve ÖSS Andolu liselerine ve üniversiteye girecek öğrencilerin sadece sıralamadaki yerini değiştiriyor. Dersaneler para ile gidilen kurumlar olduğu için de zengin çocuklarının öne geçmesine yol açıyorlar.
ÖSS ve SBS ortadan kaldırılmalıdır.
İlköğretim 8. sınıfın sonuna kadar bir öğrenci bütün derslerden sekiz yıl boyunca defalarca sözlü-yazılı-ödev notları alıyor. Bu notların sonucuna göre öğrenciler pekala Anadolu liselerine yerleştirilebilirlir.
Anadolu Liselerine öğrenci hazırlayan dersaneler de pekala okula, ana okuluna çevrilebilir. Dersanelerin okula dönüşmesi sonucu şunlar olur:
1. AB ülkelerinin çok gerisinde olan okul öncesi eğitimdeki açık kapatılır.
2. İkili eğitim biter.
3. Sınıflar 25-30 kişiye iner ve eğitim kalite kazanır.
Lise mezunları da diploma notu ile üniversitetelere girmelidir. ÖSS sistemi ortadan
kaldırılmalıdır.
Bu noktada sıkça söylenen şey şu:
“Öğretmenlerin not verme kriteri aynı değil. Kimi bol not verir, kimi kıt.”
ÖSS ve SBS musibetinden kurtulursak not verme kriterlerinde ortaklık sağlama çalışması yapabiliriz.
ÖSS ve SBS belli derslerde öğrencinin bilgisini ölçüyor. SBS’de matematik, Türkçe, sosyal bilgiler ve fen bilgisinden soru geliyor. Öteki dersler ders değil mi? Bu dört dersin dışındakiler, öğrenciye bir faydası yoksa ne diye okutuluyor?
SBS ve ÖSS; beden eğitimi, resim, müzik, din kültürü ve ahlâk bilgisi, bilgisayar, elektronik ve diğer meslek derslerini hesaba katmıyor.
SBS ve ÖSS; sanatsal etkinlikleri önemseyen, keşif, icat, buluş yapan, proje ve çözüm üreten, renklerin, duyguların merkezi sağ beyin yarım küresini yok sayıyor, üstelik gelişmesini önlüyor.
Mimar Sinan, Mehmet Akif, Nihat Kahveci, Halil Mutlu, Itrî, Bethoven gibi sanat dahileri SBS veya ÖSS’ye girseler sıfır çekerler. Çünkü bu sınavlar yetenek ölçmez.
Varsa yoksa ezber ve seçeneklerden birini işaretleyip çarpı koymak…
Milli Eğitim Bakanlığı, Anadolu liselerine ve üniversitelere girişi yeniden düzenlemelidir.
Klasik liseler kaldırılmalıdır, yeni meslek liseleri açılmalıdır .
Üniversitelerin kapasitesi kadar öğrenci Anadolu liselerine gönderilmelidir. Bu seçimi de öğrencinin dersine giren öğretmen ve veliler birlikte yapmalıdır. Not ortalaması 4-5 olan öğrenciler Anadolu liselerine seçilmelidir. Üç olan öğrenciler, zümre öğretmenlerinin değerlendirmesi ile Anadolu lisesine veya meslek liselerine yönlendirilmelidir. Ortalaması iki olan öğrenciler, doğrudan meslek liselerine gitmelidir.
Almanya’da SBS ve ÖSS yok. Öğrenci not ortalaması ile Gymnasium denen liselere ve üniversiteye gider. Bayern, Baden Wüttemberg, Saarland, Nordrhein-Westfalen,Thüringen, Sachsen Anhalt, Sachsen, Berlin ve Brandenburg eyaletlerinde bir öğrencinin Anadolu lisesisine gidip gidemeyeceğine öğretmen karar verir; Rheinland-Pfalz, Hessen, Nieder-Sachsen, Bremen, Hamburg, Mecklenburg-Vorpommern, Scleswig-Holstein eyaletlerinde veli karar veriyor.
SBS ve ÖSS’den vazgeçilmeli, dersanelere arsa ve bina verilerek okullaşmaları sağlanmalıdır.
Öğretmenler ve veliler, sorumluluk yüklenmelidir. Yetenek düşmanı; keşif, icat, buluş yapan, proje üreten ve problem çözen sağ beyni yok sayan ve gelişmesini engelleyen SBS ve ÖSS mezara gömülmelidir.

2 Yorum
CEMALETTİN BARGIN on Ağustos 7th, 2009
Saygıdeğer hocam; yine eğitimin bamteline dokunmuşsunuz yüreğinize sağlık. Bir eğitimci olarak görüşlerinize ve saçma sapan sınavla çocuklarımızın geleceklerinin şekillendirilmesi işine karşı olduğumu belirtiyorum. Memleketteki garabetlerden biri de üniversite mezunlarını bile lisans üstü eğitim için yine ALES vs adlı tuhaf sınavlardan geçiriyoruz. Kişi hiç alakası olmadığı alanlardan sözde genel yetenek – genel kültür adı altında sorularla boğuşuyor. Ondan sonra yüksek lisansa , doktoraya ilgi yok. Bu sistemle tabi ki olmaz. Sanki belli alanlar artık tabulaştırılmış bunların dışındaki alanlarda insanların yeteneklerinin önemi yok. İnsanı böyle eksik algılayan ve gelişimini sakat bir zihniyet üzerine inşa etmeyi planlayan eğitim anlayışını kabul etmiyorum ve önce bunun değişmesi gerektiğini iddia ediyorum.Saygılarımla


Eafsin on Haziran 25th, 2009
Değerli hocam, güzel tespitleriniz için teşekkür ederim. Birkaç cümle de ben eklemek isterim: Meslek lisesine giden öğrencilerin tembel olduğu düşüncesinin ortadan kaldırılması gerektiğini düşünüyorum. Bu çocuklara neye dayanarak tembel dediğimizi iyi analiz etmek lazım. Bana göre, tembel çocuk yoktur, yönlendirilmeyen çocuk vardır. Diğer taraftan bu yönlendirmelere sadece öğretmenlerin karar vermesi de hiç doğru değil, çünkü öğretmenlerin de hata yapma olasılığı yüksek! Bizzat yaşadığımdan dolayı bundan eminim. Öğretmen, veli ve çocuk işbirliği içinde yapılmalıdır. Yani çocuğa da fikrinin sorulmasından yanayım. Saygılarımla…