Dönüp dolaşıp aynı problemle karşılaşıyoruz. Asker mantığıyla eğitim dizayn ediliyor. 10 yıl önce meslek lisesi öğrencilerinin üniversiteye girişinde kat sayı uygulaması yoktu. 28 Şubat sürecinde “toplum mühendisliği”ne soyunan emekli Orgeneral Çevik Bir ve ekibi, zamanın YÖK Başkanı Kemal Gürüz’e emir verdi ve kat sayı zulmü icat edildi. Ortaya dökülen yeni belgelerden anlıyoruz ki Genelkurmay’ın kılcal damarlarına girmiş Ergenekoncular, katsayı adaletsizliğinin devamını istiyorlar. Danıştay’daki Ergenekoncularla iş birliği içinde haksızlığa “hukuk kılıfı” giydiriyorlar. Gazetelere yansıyan iddialar ise vahim.
“YÖK’ün eşitliği sağlayan düzenlemesi topumda birliği bozar, meslek eğitimin kalitesini düşürür, Müslüman okulu olarak tanımlanacak imam hatipleri artırır, dersanelere talebi çoğaltırmış.”
Sonuncusu doğru. Bu sene imam hatip liselerine giden öğrenci arttı. Bunun kimseye zararı yok. İmam hatipliler bu ülkenin kimseye zarar vermeyen temiz yürekli insanları.
İddianın aksine bu sene meslek liseleri de öğrenci akınına uğradı, eğitim kalite kazanacak, ekonomi kalifiye elemana kavuşacak, toplum kalkınacak.
Yine iddia edilenin tersine toplumun birliği sağlanacak.
28 Şubat’ta Çevik Bir emriyle yapılan katsayı düzenlemesi, eğitime kalite getirmemiştir. Meslek liselerindeki eğitimin canına okumuştur. Eğitim felç oldu, meslek liseleri çöktü, sanayinin istediği kalifiye eleman bulunamaz oldu. Eğitimde kaliteyi ölçen PİSA araştırmalarında Türkiye 57 ülke arasında 45. oldu.
Toplum mühendislerinin öngördüğü gibi toplumdaki dindarlaşmanın önüne geçilemedi, aksine dindarlaşma arttı. Toplum, kendisini dizayn eden asker mühendis istemiyor, Ergenekoncu ve darbeci mühendisler, ne derse tersini yapıyor.
Toplum mühendisliğine soyunanların bunu görmemesi çok tuhaf.
28 Şubat 1997’den bu yana köprünün altından çok sular aktı.
Seçimler yapıldı, iktidarlar değişti. YÖK’ün yapısı değişti.
Anlaşılan o ki Çevik Bir ekibi nöbet tutmaya devam ediyor.
“Darbeci İstanbul Barosu”na iş havale ettiler; baro, konuyu Danıştay’a götürdü ve Danıştay, lise mezunları arasında eşitlik sağlayan düzenlemeyi iptal etti.
Üniversite okumak isteyen öğrencilere eşit hak vermek neden bu kadar zor?
Ülke ve insanımız neden boşuna enerji kaybediyor?
Her şey demokratikleşmede düğümleniyor.
Prof. Yunus Çengel ile Amerika’daki üniversiteye giriş sistemi üzerine sohbet ettik. Prof. Çengel Amerika’da sistemin gençlerin yetenekleri geliştirdiğini anlattı.
“Orada teste dayalı bir sınav sistemi yok, liseli ve meslek liseli arasında bir eşitsizlik söz konusu değil. Üstelik kimse sistemi tartışmıyor, herkes sistemden memnun.” dedi.
Almanya’da da üniversiteye girişte teste dayalı bir sınav yok. Öğrenciler, lise mezuniyet notları ile üniversitelere girerler. Kimsenin sistemden şikâyeti yok.
Türkiye’de darbeci zihniyetin getirdiği sistemi tartışıyoruz. Darbeciler, olağanüstü dönemler icat ediyor, olağan dışı düzenlemeler getiriyor. Eğitimci olmayanların getirdiği düzenlemeler, eğitimi karma karışık hâle getiriyor.
Bütün yollar Roma’ya çıkar, derler.
Bütün oklar darbecileri gösteriyor.
Demokratikleşme sağlanamayınca problemler çözülemiyor.
Kuvvet komutanları Sarıkız, Ayışığı, Eldiven kod adları ile darbe planları yapıyor. Sivil hükümeti indirmek istiyorlar.
Darbeciler, Poyrazköy’deki İstek Vakfı arazisine ve memleketin her köşesine cephanelik gömüyor, cephaneliğin izini süren polis darbe yapmak isteyen cunta deşifre ediyor.
Albay Cemal Temizöz, hukuksuz bir şekilde vatandaşları temizlemekten yargılanıyor, ama hakkında idare işlem yapılmıyor, görevi devam ediyor.
Darbe planları yapan Albay Dursun Çiçek, görevinden alınmadı.
Demokrasiye saygılı olduğunu basın önünde deklare eden Org. İlker Başbuğ, darbe planları yapanları görevde tutuyor, darbeci “Kafes” ekibini temizlemiyor.
Almanya Savunma Bakanı Theodor zu Güttenberg, Afganistan’daki katliamla ilgili hükümete yeterli bilgi vermeyen Genelkurmay Başkanı Org. Wolfgang Schneiderhan’ın görevine son verdi. Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, darbecileri görevden almayan genelkurmay başkanının işine son vermiyor.
Sistemin sahibi olduğunu iddia edenler darbeciler, milletle savaşıyor.
Demokratikleşme yolunda çok önemli adımlar atıldı. Darbe planları bir bir ortaya döküldü, dökülüyor. Darbeciler birer birer tutuklanıyor, hesap veriyorlar, verecekler. Danıştay kararından anlaşılıyor ki teslim olma niyetleri yok, vuruşuyorlar. Millet iradesiyle savaşa devam ediyorlar ve edecekler.
Terör dâhil, bütün problemlerin kaynağı darbeciler. Demokratikleşmeyi sağlayana kadar, darbeci zihniyet ordudan temizlenene kadar mücadele sürecek. Katsayı problemi, terör, uyuşturucu kaçakçılığı, Danıştay’ın hukuk skandalı, Kürt sorunu… Hepsinin çözümü demokratikleşmeye bağlı.
Beyin vitamini: 60 yıldır durmadan okuyan ve “kendine borçlanan” şair Şerif Aydemir,“Yazık Olmuş Yârsiz Ömrü Geçene” isimli bir deneme kitabı yayınlayarak borcunu ödemiş. Ağın yayınları arasında çıkan eser, şair bir yüreğin sesi. Dene sevenlere ve beynini beslemek isteyenlere tavsiye ederim.(İrtibat: 0212 493 35 00)
Sosyal Ağlarda Paylaş