• Son Eklenenler

  • NASIL ÖZGÜVEN KAZANILIR

    0

    ÖZGÜVEN  HİKÂYESİ                       

    Hocam Merhaba,

    Ben Nurhak Lisesi’nden. Çok büyük bir sorunum var: Özgüvensizlik…  Kendime güvenimi 7. sınıftan itibaren kaybettim. Ailem benim yapabileceğim bir şeyi dahi yapamayacağıma inandırdı. Şimdi ne yapabilirim? Lütfen yardım edin!”

    Bu tür mesajları sıkça kapımı çalar. Oturup mesajları üşenmeden, erinmeden cevaplarım. Burada tuhaf olan, çocuğuna doğru bir yol haritası çizmesi gereken ailenin, yavrusunun zihnine ümitsizlik şırınga etmesi. Yol yöntem bilmeyen aileler, kaş yapayım derken göz çıkarabiliyor. Okuyucuma şunları yazdım:

    “Sevgili Sema Nur,

                   Özgüven kazanmak hiç de zor değil. Evvela inancını yitirme. Başaracağına inan. Allah, herkesi yeryüzü halifesi olarak yaratmıştır ve bunu yapabileceği yetenekle donatmıştır. Başarı ve mutluluğu Allah verir, biz çalışarak onun rahmet kapısını çalarız.

     Allah adaletlidir, hak edene verir. “İnsan için sadece çalıştığının karşılığı vardır.” buyurur. Mutlaka bir program yap ve düzenli çalış. Başarıyı ondan iste. Seminer sırasında yaptığımız 3.5 saatlik çalışma planını hatırla ve onu yenile. Duvarına as ve uygula. Sakın vazgeçme.

    Parola şu:

    Üşenme! Erteleme! Vazgeçme!

    Vazgeçen başarısızlığı seçer.

    Kendine güven çünkü senin kimseden bir eksiğin yok. Başaranların senden bir fazlası yok.

                    Herkes hayata aynı donanımla atılır. Başaranlarda olan bir beyin, bir yürek, iki el, iki ayak sende de var. Yüreklilik insanın içinden gelmeli, insan başarılarını yüreklilikle bezemeli.

                    Ben de yapabilirim, demelisin çünkü yapanlar da bizim sahip olduğumuz 120 milyar nörondan oluşan bir beyne sahip.

                    Bütün zaferler beyinde kazanılır.

                    Bütün zaferler beyinle kazanılır.

                    Yeteneksiz insan yoktur, yeteneklerini keşfedememiş ve geliştirememiş insan çoktur.

                    Allah insanı yeryüzü halifesi olacak yetenekte donatmış. Sende, sana lazım olandan fazla yetenek var. Önemli olan yeteneklerini bulup geliştirmek. Bunun için emek vermelisin.

                    Zekâsız insan yoktur, zekâsını geliştirememiş insan vardır.

                    Her yaşta ve her zaman zekâ geliştirilebilir.

                    İlim öğrenmek zekâmızı geliştirir.

                    Okumak, beyin vitaminidir. Beynimizi iyi beslemeliyiz.

                    Okunmak düşünmek demektir. Düşünmek tefekkürdür. Dinimiz tefekkürü ibadet sayar.

                    Peygamberimiz(sav), bir saat tefekkür, bir sene ibadetten daha hayırlıdır, buyurur.

                    Oku, düşün, yaz ve anlat.

    Taşı delen suyun sertliği değil, damlaların sürekliliğidir.

    Sudan sabrı öğren.

    Zihni ve hafızayı geliştiren beyin sporlarını sürekli yap ki hafızan ve zekân gelişsin.

    Dehanı Keşfet Zekânı ve Hafızanı Geliştir isimli eserimi muhakkak oku. Zekâ gelişimi konusuna sana yardım eder. Hafızanı nasıl daha verimli kullanabileceğini mutlaka öğren. 

    Beyin Gücünü Etkili Kullanma Sanatı adlı kitabımı mutlaka okumalısın. Beynimizi daha verimli kullanmanın yolları var.

    Hedef seç, program yap ve çalış. Senin kimseden eksiğin yok.

    Başarıya Götüren Yol ‘u oku ve kendini motive et.

    Başarı İnanç İşidir‘i oku, özetini çıkar. Önemli cümleleri bir kâğıda yaz ve duvara as. Plan yapma ve verimli ders çalışma metotlarını öğrenmelisin.

    Sınav Stresini Yenme Verimli Ders Çalışma Metotları adlı kitabımı da okumanı tavsiye ederim. Sorun çözmeyi ve çözülemeyen sorunları yönetmeyi öğren.

    Oku ve yoluna devam et. Olumsuz fikir ve düşünceleri çöp sepetine at.

    Pozitif düşün. Hayata iyimser bir gözle bak.

    Unutma! Eva’nın, Maria’nın, Elizabet’in yaptığını Havva, Meryem, Emine de yapar.

    Allah çalışana verir. Çalışıp kazananları Allah sever.

    Çalışmak fiili duadır ve neticeyi Allah’tan istemektir. Sonucu yaratan Allah’tır.

    O senin çalışmalarını görür, dualarını işitir ve çok da merhametlidir.  

    Başarılar dilerim yavrum.”

             Sonraki günlerde okuyucum ile yazışmaya devam ettik. Kitaplardan aldığı şevkle yoluna devam etti.

    Bir süre sonra ondan tekrar mesaj aldım. Galiba başaramayacağım, diyordu.

    Şu notu gönderdim:

    “Sakın vazgeçme ve programı bozma!

    En önemli şey, başarabileceğine inanmak ve özgüven sahibi olmaktır.

    Pozitif düşünmeye devam etmelisin. İyimser ol, kimseden bir eksiğin yok.

    Başarı inanç işidir, inanan ve kendini işine, dersine adayan başarır.

                    Netice olarak başaranlar da insan biz de…

    Hem başarı kopyalanabilir. Bir kişi bir işi başarmışsa ikinci kişi daha kolay başarır. Yeter ki daha önce o işi başarının tecrübesini kullansın.

    Yukarıda adını verdiğim kitaplarda bol bol başarı hikâyeleri anlattım ve başaranların tecrübelerini gençlere aktarmaya çalıştım. Okuyup öğrenen başarır ve mutlu olur.

    Esasen okumak beyni beslemektir.

    Öğrenmek insana mutluluk verir.

    80 yaşından sonra da öğrenmeye devam eden ünlü bilgin İbn-i Âkil şöyle der:

    “İlme 80 yaşımda duyduğum hırs ve iştiyak, 20 yaşımdayken duyduğumdan daha çoktur.”

    20 ayrı ilim dalında eser veren İbn-i Âkil,  bilgeliğini okumaya ve okuma merakına borçlu.

    Endülüslü ünlü filozof ve bilgin İbn-i Rüşd okuma tutkusunu şöyle ifade eder:

    “Ömrümde kitap okumadan geçirdiğimi iki gece hatırlıyorum:

    Birincisi, evlendiğim gece; ikincisi ise babamın vefat ettiği gece.”

    Ünlü bilgin Bacon de şöyle der:

    “Okuyor musunuz, ömür boyu mutlusunuz, demektir.”

    Kahvelerde, meyhanelerde, stadyumlarda vakit öldürenler, okuma ve öğrenmenin verdiği mutluluğu tadabilselerdi kahvehaneleri kıraathanelere çevirirlerdi. Azim, sabır ve kararlılıkla ibadet eder gibi, şevkle ve planlı öğrenen eninde sonunda kazanır. “

    Kısa süre içinde yeni bir mesaj aldım, okuyucum bu defa kararlı idi. Şöyle yazmış:

                  “Tamam hocam, yoluma devam ediyorum. Vazgeçmek yok. Başarısızlığı seçmeyeceğim.”

                    “Tebrik ederim, sakın vazgeçme. Vazgeçenlerden başka başarısız insan yoktur.”

                    Beş yıl sonra Sema Nur ile Ahlat’ta karşılaştım. Öğrencileri ile birlikte seminerime gelmiş.

                    “Sınav Stresini Şansa Çevir” konulu seminerden sonra beni tebrik etti, öğrencileri ile tanıştırdı. Türkçe öğretmeni olduğunu, öğretmenliği çok sevdiğini, öğrencilerine kitaplarımı tavsiye ettiğini anlattı.

                    Eski günleri andık, hasret giderdik, azim ve gayretini tebrik ettim, öğrencilere Sema Nur’u örnek almalarını tavsiye ettim.  

    Beyin Vitamini: Dehanı Keşfet Zekânı ve Hafızanı Geliştir, Başarıya Götüren Yol, Başarı İnanç İşidir, Başarının Büyüsü, Sınav Stresini Yenme, Yüreğini Ateşle, Beyin Gücünü Etkili Kullanma Sanatı adlı beyin vitaminlerini tavsiye ederim.

    PAYLAŞ

    YORUM YAP