KUDÜS FATİHİ SELAHADDİN EYYUBÎ VE HALEPLİ MARANGOZ

0

Selahaddin Eyyubî büyük ideali olan, adanmış bir insandı. Haçlılar, Kudüs’ü Müslümanlardan geri almışlardı. İslam dünyası Hz. Ömer döneminde fethedilen kutsal şehri Haçlılardan geri alma hasreti yaşıyordu. Selahaddin, kendini Kudüs’ün fethine adamıştı.

Allah, ihlas ve samimiyetle istenen şeyi ona nasip eder. Selahaddin Eyyubî’nin Kudüs’ü fethi bunun en çarpıcı örneklerindendir.

Selahaddin, amcası Şirkuh ile birlikte Mısır Fatımî vezirinin daveti üzerine Mısır’a girdi. Amcasının ölümü üzerine Mısır’ı yöneten vezir oldu. Daha sonra Eyyubîler adıyla anılan devletin temellerini attı.

Paramparça olmuş İslam ümmetini birleştirmek için canla başla çalıştı. Öyle politikalar takip etti ki Müslüman önderlere suikast düzenleyen Hasan Sabbah’ın takipçileri Nizari İsmailileri bile ikna etti, onlar da Kudüs’ün fethi için savaştılar. Alamut İsmailileri, onunla konuşup ikna olduktan sonra zehirli hançerlerini Kudüs işgalcisi haçlı kral ve komutanlarını ortadan kaldırmak için kullandılar. 16 büyük suikastçının dördü, Kudüs’ün fethine hizmet etti. Nizariler bu hizmetleriyle Kudüs fethinin önünü açtılar.

Selahaddin Kudüs’ü çok zor bir zamanda fethetti.

Tarih, ilginç bir adanmışlığa şahitlik yaptı.

Anlatılır ki Halepli mahir bir marangoz, Kudüs’ün fethinden çok önce, daha Selahaddin Eyyubî 5-6 yaşlarında iken haçlıların elindeki Kudüs’de bulunan Mescid-i Aksa’ya konmak üzere dillere destan bir minber yaptı.

Bu ideali imkânsız gören biri, marangoza şöyle der:

-İyi de bunu, yerine kim koyacak?

-Benim elimden bu geliyordu, yaptım. Bir yiğit çıkar, bu minberi Kudüs’te Mescid-i Aksa’ya yerleştirir.

Selahddin o günlerde Tigrit sokaklarında oynayan bir çocuktu.

Yıllar sonra Kudüs’ü fethedince Halepli marangozun yaptığı minberi ve ona verdiği sözü hatırladı. Minberi getirtip Mescid-i Aksa’ya yerleştirdi.

PAYLAŞ

YORUM YAP