KEMALE SEVDALANMAK

Son Çıkan Kitaplarım
                                                                             "
www.kitapyurdu.com\'dan satın al

                                           “Bu Ülke”nin ilhamıyla…

Okumak kemale sevdalanmaktır.

Okumak kutsaldır, zira Sina’da Hz. Musa’ya kitap hediye edilmiştir. Hira’da Hz. Muhammed (sav) “Oku!” ferman-ı kutsisine muhatap olmuştur.

Kemal okumayla başlar, çünkü Güllerin Efendisi (sav), okuyarak başlamıştır kemalin merdivenlerini tırmanmaya.

            Okumak kelimelerin dansıdır zihinde.

            Kitap, zihinleri inşa eder, kelimeler ise ruhu.

            Kelam kutsaldır, çünkü Kur’an kelamdır.

            Harfler manayı çağıran alarm zilleridir.

            Okumak duadır, okumak tefekkürdür; tefekkür ise yükselmektir.

            Düşünce burcuna kelimelerin merdivenleri ile tırmanılır.

            Okumak zikirdir, zikir ise hatırlamaktır. Kur’an zikirdir, kutsalları hatırlatır.

            Okumak düşünmektir. Düşünmek kendini bilmektir.

            Kendini bilen Rabbini bilir. Rabbini bilen kemale erer.

            Kemal, ruhun zümrüd-ü ankasıdır.

Ruhlar, kemal burcunda huzur iklimine kavuşur.

Fanilere gönül bağlamak sığ sularda kulaç atmaya bezer, asil ruhlara zevk vermez.

Engin gönüller, engin denizlere sevdalıdır.

Her asil ruh, engin denizlerin vurgunudur.

Hayat bir hibedir. Rabbimizin en müstesna hediyesi. En çok sevdiklerine verdiği muhteşem pırlantadan hediye.

Akıl, manaları fethetmek için verilmiştir. Mana, mukaddesler burcuna yükseltir bizi.

Kutsala inanmak, varlık sebebini keşfetmektir.

Anlamak yaşamaktır, anlamak ölümü kuşatmak ve onu sevmektir. Çünkü ötelere sevdalı ruhlar, fani âlemi dar bulur kendine. Kendine ve mana burçlarını fethedecek kanatlarına…

Kelam, kitapları inşa eder; kitaplar ise insanı.

Kitapsızlık küfürdür.

Okumak mana surlarını kuşatmaktır, okumak fetihtir, cehttir, cihattır ve yükselme mücadelesidir.

            Ruhun keşfi, soylu kelimelerin anahtarıyla yapılır.

            Cehalet dehlizlerde yaşamaktır. Karanlıklar, ruhun girdabıdır.

Girdaplar hayata tuzak.

            Bilmek aydınlanmaktır. İlimlerin en soylusu insanı maveraya yükseltenidir.

            Beden fanidir, ruh ise bâkî.

            Okumak bekaya sevdalanmaktır.

            Okumak sevdadır.

            Okumak tutkudur ve tutkuyla beka yolculuğuna çıkmaktır.

            Sevda ruhun kanadıdır. Ruh zaten ebediyete aittir, hep ebediyet düşleri görür.

            Hangi serap susuzluğu giderebilir?

            Faniliğin serapları ruhumuzun sızısını dindirebilir mi?

            Âkilsen kitaba dön. Kitaba, yani kemale ve tefekkür iklimine.

            Tefekkür burcuna yükselmek için başka çare yok.

            Yükselmek, evc-i balaya uçmak…

            Aşk denizinde erimek, bir olana kavuşmak…

            Kemal, ancak o zaman tamam olur.

            Henüz vakit varken kelimelere, kitaplara, manaya sevdalanmalı insan. Asil insanın ruhunu fanilik serapları kandırmaz.

            Mesnevî yazarı üstat şöyle ferman buyurur:

            “Vücudunu mucidine feda et! Sonunda bâkî bir hayat bulacaksın! Hem hadsiz bir vücut nuru bulursun. Hem feda et, çünkü şu vücut, sende vedia ve emanettir.

Sen burada misafirsin ve buradan da diğer bir yere gideceksin. Misafir olan kimse, beraberce getiremediği bir şeye kalbini bağlamaz. Bu menzilden ayrıldığın gibi, bu şehirden de çıkacaksın, bu fâni dünyadan da çıkacaksın. Öyle ise aziz olarak çıkmaya çalış. Vücudunu mûcidine feda et, mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın. Feda etmediğin takdirde ya bâd-i heva zâil olur, gider veya onun malı olduğundan yine ona döner.”

Bu yazı 2 kez okundu

Yorum Yaz