Karma Eğitim
|
|
Aziz Şükrü Bey,
Karma Eğitim konusunu, soru cevap haline getirdim. Ümit ederim, daha kola okunur hale gelmiştir.
Röportajlar, daha kolay okunan metinlerdir.
Yer yer başlıklar attım. Dikkat çeksin diye.
Selam ve sevgiler …
KARMA EĞİTİM SORGULANIYOR
Karma eğitim, yıllardır okullarımızda uygulanıyor. Milli Eğitim eski Bakanı Metin Bostancıoğlu, dünyada tam da karma eğitim sorgulanırken, bütün okul ve hatta kurslara karma eğitim mecburiyeti getirdi. El Mersin’e giderken bizde tersine gitme kararı verildi. Karma eğitim, bizde hiçbir zaman araştırma konusu olmadı. Âdeta bir tabu. Kadınların toplumun üst kademelerine yükselememesi, başarısız olması önemsenmiyor, okullarda kızların cinsel tacize uğraması görmezden geliniyor. Çünkü ideolojik bir eğitim anlayışı söz konusu.
Pragmatist bir anlayışa sahip olan batıda, her tabu gibi, karma eğitim sorgulanıyor ve son on yıldır ayrılma trendi yaşanıyor. Uzun yıllar Almanya’da kalan ve eğitim konusunda incelemeler yapan Ali Erkan Kavaklı, Yüzyılın Pedagojik Yanlışı Karma Eğitim isimli bir kitap yayınladı. Kavaklı ile kitabı ve karma eğitim üzerine konuştuk. İlgiyle okunacak bir röportaj ortaya çıktı.
Şükrü Dolu: Kavaklı, uzun süre Almanya’da kaldınız. Alman eğitim sistemi üzerine birçok yazı yazdınız. Son olarak Yüzyılın En Büyük Pedagojik Yanlışı isimli bir kitap yayınladınız. Sizi böyle bir kitap yayınlamaya sevk eden sebep nedir?
Kavaklı: Ülkemizde birçok alanda olduğu gibi eğitim alanında da dogmalar var. Karma eğitim, eğitim alanındaki dogmalardan biri. Bizim tartışmayı dahi düşünmediğimiz karma eğitim, Avrupa ve Amerika’da 90’lı yıllardan beri masaya yatırıldı; tartışıldı ve şimdi öğrencileri ayırma trendi yaşanıyor.
Yüzyılın Büyük Pedagojik Yanlışı Karma Eğitim adlı kitapla; batıda yıldır sorgulanan karma eğitim tartışmalarını Türkiye’ye taşımak ve karma eğitimin kızların gelişmesini nasıl engellediğini ve onları başarısızlığa ittiğini gözler önüne sermek istedim.
Ülkemizde kamuoyu, batıdaki karma eğitim tartışmalarından habersiz. MEB, karma eğitim, kusursuzmuş ve özellikle kızların yetişmesine zarar vermiyormuş gibi davranmaktadır. Halbuki karma eğitim, 1960’lı yıllarda toplumda kadın-erkek eşitliğini sağlayacak bir reform olarak sunulmuştu. Aradan geçen bunca yıla rağmen toplumda kariyer yapma ve para kazanma konularında kadın-erkek eşitliği sağlanmadı, aksine arttı. Yeni araştırmalar, karma eğitimin kadınların yetişmesine zarar verdiğini ortaya koydu.
ALMANLARIN MEŞHUR DER SPİEGEL DERGİSİ: EN BÜYÜK PEDAGOJİK YANLIŞ
Dolu: Avrupa’da karma eğitimle ilgili birçok kitap ve yayından söze ediyorsunuz. Neler yazılıp çizildi? Anlatır mısınız?
Kavaklı: Bir nesil 20 senedir. Bir sosyal program; toplumda 20 sene içinde netice verir. 1960’lı yıllarda batıda, özellikle devlet okullarına karma eğitim mecburiyeti getirildi. 1980’li yılların sonuna gelindiğinde toplumda kadın-erkek eşitliğinin sağlanmadığı görüldü. Bunun üzerine karma eğitim, sorgulanmaya başladı ve bu araştırmalarla ilgili bir çok yayın yapıldı, yapılıyor. Almanya’nın beş milyon civarında satan, etkili, haftalık dergisi Der Spiegel, karma eğitimle ilgili olarak şunları yazdı:
“Karma eğitim, 60’lı yılların sonunda büyük bir reform olarak kutlandı. Yanlış o zaman yapıldı. O zaman öğretmenler, bilim adamları ve politikacılar karma sınıfların otomatik olarak toplumda kadın erkek eşitliğini sağlayacağına inanıyorlardı.
Araştırmalar daha net gösteriyor ki, reform düşüncesi, son yüz yılın en büyük pedagojik yanlışı idi. Kızlar, eğitimde eşit şans yakalamak bir yana, eskiden olduğu gibi dezavantaj sahibi oldular. Eşitlik tartışmaları hiç yapılmamış gibi rol klişeleri sürüyor.”
Batıda karma eğitim, özellikle resmi okullara tatbik edildi. Kilise okulları ve özel okullar, istisna kabul edildi. Batıda her zaman kız okulları bulundu.
Karma eğitim projesinin uygulamaya konmasından 20 sene sonra, yani 1980’li yılların sonuna gelindiğinde manzara şöyle idi:
1. Toplumda kadın-erkek eşitliği sağlanamadı.
2. Kadınlar toplumun üst kademesinde erkekler kadar yer almadı.
3. Kadın ve erkek arasındaki ücret farkı ortadan kalkmadı. Aynı işi yapmalarına rağmen kadınlar daha az ücret alıyor ve daha çok işsiz kalıyor.
4. Okullarda ve toplumda cinsel taciz önlenemedi.
EN ÇOK TEPKİ FEMİNİSTLERDEN GELİYOR
Dolu: Karma eğitime en çok kim tepki gösteriyor?
Kavaklı: En çok feministler. Çünkü onlar kadının toplum içinde önemli mevkilerde yer almasını ve haksızlığa uğramamasını istiyor. Karma eğitimle ilgili araştırmaları yapanlar, genellikle kadın akademisyenler. Araştırma sonuçları yayınlandıktan sonra politikacıların, eğitimcilerin ve pedagogların, karma eğitime bakış açısı değişti.
Kuzey Rheinwestafalen eyaletinin sosyal demokrat Eğitim ve Bilim Bakanı Gabriele Behler, 2000-2001 öğretim yılı başında, bizim Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu’nun bütün okullara ve kurslara karma eğitim mecburiyeti getirdiği sene, okullara birer yazı göndererek, imkânları ölçüsünde ve kademeli olarak ayrı eğitime geçmelerini emretti. Bakan şöyle diyor:
“70’li yıllarda hepimiz, karma eğitimin erkeklerle kızlar arasında şans eşitliği sağlayacağına inandık. Meğer bu, aşırı iyimser bir bakış açısı imiş. Sınıflardaki erkek hegemonyasına karşı savaşıyorum.”
Der Spiegel, araştırma neticelerini ortaya koyan şu cümleyi manşet yaptı:
“Yüz yılın en büyük pedagojik yanlışı karma eğitim karaya oturdu.”
KARMA EĞİTİM EŞİTLİK SAĞLAMADI
Dolu: Bize yapılan araştırmalarla ilgili bilgi verir misiniz? Özellikle varsa istatistiklerden söz eder misiniz?
Kavaklı: Araştırmaların hepsi, karma eğitimin toplumda kadın erkek eşitliğine hizmet etmediğini, kadınların ezilmesini ve horlanmasını önlemediğini, aksine sistematik hale getirdiğini gösteriyor. Meselâ:
Almanya üniversitelerinde elektro teknik alanında öğrenim gören kızların oranı % 4.
Federal Almanya’da, kadınların sadece % 7’si mühendis.
Akademisyenler arasında kadınlar, erkeklere göre daha fazla işsiz kalıyor.
Bilim adamları arasında kadınların oranı sadece % 6.
Almanya’da çeşitli meslek dallarındaki “kadın doçent”lerin erkeklere oranı şöyle:
“İnşaat yüksek mühendisi kadın doçent % 1.6.
Kimya doçenti % 4.5
Hukuk doçenti % 6.5
Tıp doçenti % 8.3
Felsefe doçenti % 9.3
Tarih doçenti % 10.4
Roman dilleri doçenti % 19.1
Eğitim Bilimleri doçenti % 23.5”
Fizik alanında:
35 erkek profesör kürsü sahibi,
sadece 3 kadın profesör kürsü sahibi. (Der Spiegel,sayı 2, 2001)
Halbuki yüksek öğretimde kız öğrencilerin erkeklere oranı neredeyse % 50’yi buluyor.
Ama yüksek kademelere ve toplumun tepe noktalarına gelme yarışında kadınlar geride kalıyor. Kadınların fizik, kimya, bilgisayar mühendisliği gibi çok para kazandıran mesleklerde başarısızlığı, onları dezavantaj sahibi yapıyor.
YÜKSEK MEVKİLERDE KADINLAR YOK GİBİ
Dolu: Araştırmalar, kadınların yüksek mevkileri gelemediğini ortaya koyuyor, diyorsunuz. Bu konudaki verilerden söz eder misiniz?
Kavaklı: Toplumun tepe noktalarına gelen kadın oranı çok az. Hem de karma eğitimi, reform olarak görenlerin yüzünü kızartacak kadar az. Size birkaç istatistik sonucu sunmak isterim:
ZİRVEDEKİLER
1980 1985 1990 1995 1999
Yüksek okul öğrencisi: % 47.5 % 49 % 49.5 % 53.4 % 54.8
Yüksek okul bitiren: % 34.1 % 36.8 % 36.5 % 40.7 % 43.5
Doktora yapan: % 19.6 % 24.1 % 27.8 % 31.5 % 33.4
Doçent: % 5.4 % 7.2 % 10 % 13.8 % 17.7
Profesör: % 5.2 % 5.1 % 5.5 % 4.8 % 6.3
Kuzey Rheinwestfalen Eyaletinde lise bitirme dersi olarak kızlar:
Fizik % 12
Kimya % 35
Resim % 71
Almanca % 69 oranında seçiyor. (Karma Eğitim, sh.48)
ÜST DÜZEY YÖNETİCİ KADIN:
Türkiye % 4
ABD % 2.4
Almanya % 3
İngiltere % 2
Japonya % 1 (Hürriyet, 9 Eylül 2001)
MECLİSTE KADIN
İsveç % 40
Güney Afrika % 25
Mozambik % 25
Uganda % 17.4
Meksika % 14
Polonya % 13
Türkiye % 2.4 ( Vakit, 8 Mart 2002)
NOBEL ÖDÜLÜ
2001 yılına kadar
690 erkek
29 kadın Nobel ödülü aldı. (Der Spiegel, sayı 42, sh. 72, 2001)
TÜRKİYE’DE KADIN OLMAK
Dolu : Türkiye’de kadının durumu nedir? Avrupa’ya göre daha mi iyi, daha mı kötü?
Kavaklı: Eğitimde karnemiz hiç iyi değil. Özellikle kadınların eğitimi konusunda oldukça kötü bir karneye sahibiz. Kadınların durumunu yansıtan bir istatistik, yolun neresinde olduğumuzu çok net olarak ortaya koyuyor.
Kadınlarımızın:
% 1.9 üniversite mezunu
% 6’sı lise mezunu
% 28’i okuma yazma bilmez
% 25’i ailesi tarafından okula gönderilmemiş.
Eğitim görenlerin:
% 28.6’sı teknik alanda
% 65’i dil ve edebiyat alanında eğitim görmüş.
% 29.6’sı dayak yiyor.
% 50’si haklı sebepler olursa dayak yenebileceğini savunuyor.
(Türkiye’de Kadın Olmak, 25. 4. 2002, Internet bilgisi)
Kadınlarımız, özellikle daha iyi para kazandıran bilgisayar, matematik, kimya ve fizik mühendisliği gibi alanlarda yoklar. Bu alanlarda erkek hakimiyeti var.
TÜRKİYE’DE ÇOCUKLARIN EĞİTİM DURUMU
Dolu: Teknik alanlarda erkek hakimiyeti var doğru. Ama eğitim yaşındaki yönlendirmelerden de kaynaklanıyor. Bu alanlar erkek mesleği olarak biliniyor. Kızlar, pek yönlendirilmiyor.
Kavaklı: Doğru. Kızlar, okullarda fizik, kimya, matematik, spor, el işi, bilgisayar alanlarında genel olarak erkeklerle yarışmayı göze almıyor. Yarış olduğunda geri çekiliyorlar ve hakimiyet erkeklere geçiyor. Halbuki kız okullarında öğrencilerin bu dersleri kendi aralarında yarışırken başarılı olduğunu gösteriyor. Bizde yönlendirme bir tarafa çocuk eğitimden sınıfta kalmış durumdayız.
Bir araştırmaya göre çocukların:
% 29 okula gitmiyor.
% 38’i cinsel istismara uğruyor.
% 21’i okuma yazma bilmiyor.
20 bin çocuk sokakta.
Her yıl 125 bin çocuk okuma yazma öğrenmeden zorunlu eğitim çağının dışına çıkıyor.
6 milyon çocuk çalışıyor. (Karma Eğitim. S. 150.)
YEDİ TEPE ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMASINA GÖRE CİNSEL TACİZ
Dolu: Önsözde vurguluyorsunuz. Karma eğitim cinsel tacizlere yol açıyor, diyorsunuz. Kitapta birçok istatistik var. Bunlardan söz eder misiniz?
Kavaklı: Bu konuda ülkemizde de yapılan araştırmalar var. Karma eğitim, kızların yeteneklerini geliştirmesini önlemenin yanı sıra, onların cinsel tacize uğramasına da yol açıyor.
17-27 yaşları arasındaki 532 üniversiteli kız öğrenci üzerinde yapılan araştırmalara göre kızların:
% 32’si tecavüze uğramış. Oran 1/3. (Zaman, 6.01.2002)
Almanya’da bu oran, % 25. ( 10.01.2002 tarihli Spiegel Online)
Ülkemizde kadınlar, % 34 oranında fiziksel tacize uğruyor.
Fransa bu oran % 95.
Amerika’da ise bir yılda 4 bin kadın dövülerek hayatını kaybediyor.
4 milyon kadın eşinden dayak yiyor.
Her 15 dakikada 1 kadın tecavüze uğruyor. ( Vakit, 8 Mart 2002)
AMERİKA’DA A. E CASEY Vakfı Araştırması:
İlkokul ikiden lise sona kadar 4.200 öğrenci üzerinde yapılan araştıramaya göre kızlar:
% 39 oranında her gün tacize uğruyor.
% 29’u en az haftada bir taciz görüyor.
% 89 oranında kız öğrenci, lâf veya geriden hareketle okulda tacize uğruyor.
13-19 yaş grubu arasında bekar kızların doğum oranında % 16 artış olmuş.
İdareye şikâyet halinde takip oranı % 55. (Vakit, 12 Mart 2001)
ERKEK ÖĞRENCİ GİREMEZ:
Dolu: Bu istatistikler ürkütücü. Bizde eğitime ideolojik olarak yaklaşılıyor. Avrupa ve Amerika’da da durum böyle mi? Bu sonuçlara tepki gösterilmiyor mu?
Kavaklı: Elbette gösteriliyor. Batıda eğitim ideolojik değil, pragmatik. Karma eğitime bir dizi tepki var. Orada zaten özel okullar ve kilise okulları ayrı eğitim veriyor.
Meselâ, Amerika’daki Wellesley Kız Üniversitesi ve diğer kız okulları, bu araştırmalardan sonra öğrenci akınına uğradı. Bu üniversitede Amerika’nın eski First Lady’si Hillary Clinton ve ABD dışişleri eski bakanı Madeleine Korbel Albright, ünlü artist Ali McGraw gibi ünlüler öğrenim görmüş.
Wellesley Kolejinin, Amerika’nın Harvard ve Yale gibi diğer süper üniversiteleri arasındaki tek bir fark var:
“Wellesley’e erkek öğrenci giremez. Kolej, bir bayanlar üniversitesi.”
Amerika’da bugün 84 bayan üniversitesi bulunuyor. Şu sıralar bu okullar, öğrenci akınına uğruyor.
Çelik şehri Pittsburg’da bulunan Chatham Koleji’ne bu yıl müthiş bir akın var, öğrenci sayısı geçen yıla oranla % 30 arttı.
Federal Devlet North Carolina’da bulunan Salem Coleji’ne 1990 yılına oranla % 70 oranında daha fazla kız öğrenci baş vurdu.
Aralarında Wellesley’in bulunduğu, geleneksel zenginlikleri bulunan “Yedi Kardeşler Kız Üniversiteleri”ne baş vuran öğrenci sayısı, genel olarak iki kat arttı. Bu okullarda aşağı yukarı 20 bin öğrenci okuyor.
KIZ OKULLARI DAHA BAŞARILI
Dolu: Karma Eğitim adlı kitabınızda kız okullarıyla ilgili Amerika’da yapılan araştırmalardan da söz etmişsiniz. Amerika’daki araştırmaların sonucu nasıl?
Kavaklı: Az önce sözünü ettiğim Wellesley Üniversitesinde bir araştırma yapan Alman Prof. Dr. Sigrid Metz-Göckel, şu tespitlerde bulunuyor:
1. Üniversitenin mezunları toplum hayatında oldukça başarılı. 1990’lı yıllarda Amerika’da 10. sıralarda yer alan Wellesley Üniversitesi, 1998’lerde 3. sıraya yükselmiş.
2. Mezunların ¾’ü meslek sahibi.
3. Mezunların % 50’si, erkek egemen mesleklerde çalışıyor ve iyi para kazanıyor.
4. Mezunların % 80’i üniversiteyi bitirdikten sonra master, doktora, kurs görüyor ve kariyer yapıyor.
5. Okulları ile hayat boyunca ilgileniyorlar, cömertçe bağışta bulunuyorlar ve böylece üniversite, diğer üniversitelerle yarışma şansı elde ediyor.
6. Kadınların entelektüel büyümesi ve enstitüler kurması, sosyal aktiviteleri artırıyor.
7. Üniversite, öğrencilerini yönetici olmaya, kariyer yapmaya ve sorumluluk almaya yönlendiriyor.
8. Üniversitede parlamento var, bakanlar var, komisyonlar kurulmuş. Öğrenciler buralarda görev alıyor ve hayata hazırlanıyor. Cesaretleri artıyor, kendilerine güven kazanıyor, yardım alıyor ve başkalarına yardım ediyorlar.
KİLİSE OKULLARI KARMA DEĞİL
Dolu: Oldukça ilginç. Kilise okullarından ve özel okullardan söz ediyorsunuz. Anladığıma göre, Almanya ve Amerika’da bütün okullar karma değil.
Kavaklı: Özel okullar ve kilise okullarına hiçbir zaman karma eğitim mecburiyeti getirilmemiş. Onlar, velilerin isteği doğrultusunda ayrı eğitim vermeye devam etmiş ve ediyor. Bugün, bu okullar öğrenci akınına uğruyor. Devlet de bu doğrultudaki velilerin taleplerine cevap vermek için Almanya’da karma eğitim mecburiyetini kaldırdı, resmi kız ve erkek okulları yeniden açılmaya başlandı.
Bayern eyaleti Kültür Bakanlığı tarafından çıkarılan Schule Aktüel dergisi bize şu bilgiyi veriyor:
Eyaletteki 398 gymnasiumdan (bizdeki Anadolu ve Fen Liseleri karşılığı okullar) 45 tanesi Katolik, 5 tanesi Protestan Kilisesine ait. Yani bu okulların 1/8’i özel ve kiliselere ait.
Realschulelerin(10.sınıfa kadar olan lise) %20’si, özel meslek liselerinin %50’si kilisenin.
Bu okullardaki öğrencilerin büyük çoğunluğu kız. Devlet ve şehir okulları, istisnalar dışında karma eğitime geçince, kız öğrenciler kızların ayrı okuduğu kilise okullarını seçiyor. Kiliseye bağlı gymnasiumlardaki öğrencilerin 1/3’ini Realschulelerin 2/3’sini kız öğrenciler oluşturuyor.
Amerika’daki 84 kız üniversitesinin hepsi özel.
Bunların %50’si kilise ve dinî cemaatlara ait.
NELER DEĞİŞTİ?
Dolu: Netice olarak karma eğitim, kızların yeteneklerinin gelişmesini engelliyor ve onları başarısızlığa uğratıyor ve okullarda cinsel tacizlerin önü alınamıyor, diyorsunuz. Peki, çözüm nedir? Bu araştırmalardan sonra batıda çözüm için hangi adımlar atıldı?
Kavaklı: Doç. Dr. İlse Brehmer, radikal çözüm, kız ve erkeklerin ayrı eğitim görmesidir, diyor. Karma okulların ise mutlaka reforma tabi tutulmasını öneriyor. Ne gibi reformların yapılması gerektiğini kitapta uzun uzun anlattım. Araştırmaların ürkütücü sonuçları ortaya çıktıktan sonra batıda epey yenilikler yaşandı ve şunlar oldu:
1. Kız okulları öğrenci akınına uğradı. Güç kazandı.
2. Almanya’da yönetmelikler değişti. Okulların karma olma mecburiyeti kaldırıldı. Devlet, çocuklarına ayrı eğitim yaptırmak isteyen velilerin taleplerine cevap verme kararı aldı.
3. Almanya’da Kuzey Rheinwestfalen eğitim bakanı 2000-2001 öğretim yılında okullara yazı göndererek en azından fizik, kimya, matematik, elişi, spor ve bilgisayar derslerinin ayrı yapılmasını istedi.
4. Bütün eyaletlerde kısmi de olsa ayrı eğitim teşvik ediliyor.
5. Karma eğitimin zararlı olduğu kabul edildi ve karma okullar reforma tabi tutuluyor.
6. Amerika’da devlet okullarının karma olmaktan çıkarılması içen Senatör Hilary Clinton ve Texas Sentörü Kay Bailey Hutchison yasa tasarısı hazırladı. Gerekçe, ayrı eğitim yapan özel okullara öğrenci akını olmasıydı. Böyle bir talebi devlet okulları da karşılamalıydı.
Dolu: Almanya’da kalmasaydınız Yüzyılın Pedagojik Yanlışı’nı yazar mıydınız?
Kavaklı: Bir eğitimci olarak karma eğitimin zararlı olduğunu ben de gözlemliyorum. Ama elimde araştırmalara dayalı veriler yoktu. Konuyla ilgili Almanca yapılan yayınları okuyunca, böylesine önemli bir konuyu Türkiye’de kamuoyuna taşımaya karar verdim. Önce dergi ve gazetelerde bu tercümeleri yayınladım. Okuyuculara ve özellikle eğitimciler, dikkatle ve takdirle takip ettiklerini söylediler. Hatta Gülay Göktürk, benim yazdıklarımı sütununa taşıdı. Polemikler yaptık. Konuya duyulan ilgiyi görünce, Yüzyılın Büyük Pedagojik Yanlışı Karma Eğitim’i çıkarmaya karar verdim. Altı Almanya’da kalmasaydım ve Avrupa ve Amerika’daki karma eğitim tartışmalarını takip etmeseydim böyle bir kitabı yazamazdım. Kitabın başlığı bile Der Spiegel’den iktibas. Batılıların kafasında tabu yok. Her şeyi araştırıyorlar. Biz de ise tartışılmaz tabular var. Bu yüzden karma eğitim, bunca zararına rağmen, biz de henüz tartışılmıyor. Ama tartışılmalı ve reforma tabi tutulmalı.
Dolu: Bu konuda sizden başka yayın yapan yok değil mi?
Kavaklı: Karma Eğitim, sahasında bir ilk. İlgi çekici bilgi ve şaşırtıcı istatistiklerle dolu.
Dolu: Ümit ederim, milli eğitim bakanı konuya ilgi duyar.
Kavaklı: Bakan kadar eğitimciler ve aileler de ilgi duymalı ve bakanı zorlamalı. Ayrı okul konusunda asıl veliler istekli olmalı. Bakanlık, yeni gelişmeleri mutlaka takip etmeli ve karma eğitim zorunluluğu kaldırılmalı. Çocuğuna ayrı eğitim aldırmak isteyen velinin isteği yerine getirilmeli. Veliler, eğitime dahil olmalı.
Dolu: Sorularımızı cevapladığınız için teşekkürler.
Kavaklı: Böylesine ciddi bir konuyla ilgilendiğiniz için ben teşekkür ederim.


Son Yorumlar