• Son Eklenenler

  • İSLAMİYET İLME ÖNEM VERİR

    0

    “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız. Müjdeleyiniz nefret ettirmeyiniz.” Hadis

    İLİM SAHİBİ İDİ VE İLİM ÖĞRETTİ

    İLİM İNSANI VE MİLLETLERİ YÜKSELTİR

    a. İlim İnsanı Yüceltir

    Kur’an, her şeyi bilen Allah’ın kelâmıdır. İlim, Allah’ın sıfatıdır. Din ve fen ilimleri Allah’ı anlatır. Bir fizik formülü, dinî bir ilâhi gibi Rabbimizi tanıtır.

    İlim öğrenmek her Müslümana farzdır.

    Kur’an-ı Kerim, ilmin insanı yücelttiğini şu güzel örnekle anlatır:

    Hatırla ki Rabbin meleklere:

    -Ben yeryüzünde bir halife (üstün varlık) yaratacağım, dedi.

    Onlar, bizler hamdinle seni tesbih ve takdis ediyoruz; yeryüzünde kan dökecek ve fesat çıkaracak birini mi yaratacaksın, dediler.

    Allah da onlara; ben sizin bilmediğinizi bilirim, buyurdu.

    Âdem’e bütün isimleri öğretti. Sonra onları önce meleklere arz etti:

    -Eğer sözünüzde sadık iseniz şunların isimlerini bana bildirin, dedi.

    Melekler:

    -Ya Rab, seni noksan sıfatlardan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim bilgimiz yoktur. Şüphesiz sen Âlim ve Hakîm’sin, dediler.

    Bunun üzerine Allah, ey Âdem, eşyanın isimlerini meleklere anlat, dedi. Âdem onların isimlerini anlatınca:

    -Ben size muhakkak yer ve gökte görülmeyenleri bilirim, bundan da öte gizli ve açık yapmakta olduklarınızı da bilirim, dememiş miydim, dedi.

    Bir zamanlar biz meleklere:

    -Âdem’e secde edin, dedik. İblis hariç hepsi secde ettiler. O, yüz çevirdi ve büyüklük tasladı. Böylece inkâr edenlerden oldu.(Bakara, 30-34)

    Bu hâdise ilmin üstünlük vasıtası olduğunu ortaya koyar. Hz. Âdem’in meleklere üstünlüğünün ve ona secde edilmesinin sebebi bilgi sahibi olmasıdır.

    Nitekim Peygamberimiz (sav) şöyle buyurur:

    “ İlim öğrenin çünkü ilim öğrenmek düşmana karşı silahtır.

    Allah, ilimle bir kısım milletleri yükseltir, hayırda komutan ve önder yapar, onların izinden gidilir ve yaptıklarına uyulur.”(1)

    Bugün Amerika, Rusya, Japonya gibi ülkelerin üstünlüğü ilimde ileri gitmeleri sayesindedir. Mesela cep telefonu yapmayı bilen, bilgisini uygulamaya dökerse bilgi teknolojiye dönüşür. Elli liralık hammadde, teknolojik bir alete dönüşünce 2500 liraya satılır. Böylece bilgi sahibi olan zengin de olur.  

    Akıllı telefonlar kuantum fiziği kuralları uygulanarak üretiliyor. Ülke olarak kuantum fiziğine önem vermeli, ilmi öğrenerek ve bu ilmi teknolojik aletlere uygulayarak milyar dolarlarımızın yabancı ülkelerine gitmesini önlemeliyiz. Zengin ülkeleri daha çok zengin etmeye gerek yok.

    b. Yaratan Rabbinin Adıyla Oku

               Kur’an’ın ilk emri okudur. Okumak, ilim sahibi olmaktır. İlim öğrenmek ibadettir. Kur’an, Allah’tan en iyi âlimler korkar, buyurur.    

    Âlimler, peygamberlerin varisleridir; insanlara doğruyu, iyiyi ve güzeli anlatır; insanları iyiliğe teşvik eder, kötülükten sakındırırlar.

    Okumamak Allah’a isyandır zira Kur’an okumayı emreder:

    “Seni yaratan Rabbinin adıyla oku. O insanı bir kan pıhtısından yarattı. Oku, Rabbin sonsuz kerem sahibidir. O kalemle yazmayı ve insana bilmediğini öğretti.” (Alak, 1-5)

    Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”( Zümer, 9)

    İlim, Allah’ın sıfatıdır ve insanı yüceltir. Çocuklarımıza hem dini ilimleri hem fen ilimlerini öğretmeliyiz çünkü bütün ilimlerin sahibi Allah’tır. Fen ilimleri, Allah’ın sıfatlarının kâinata yansımasından ibarettir.

    Tabiattaki kanunları koyan ve yürüten Allah’tır. Suya ve havaya kaldırma kuvvetini Rabbimiz vermiştir. Bu sayede denizde gemiler yüzmekte, havada uçaklar ve kuşlar uçmaktadır.

    Her eser, sahibini anlatır. Çiçekten ağaca, kelebekten yıldızlara kadar kâinatı dolduran mükemmel ve muhteşem eserler, onları yaratan Yüce Allah’ı tanıtır. Şefkatli v merhametli Rabbimizi tanıyan onu daha çok sever. Onu seven, onun rızasını kazanmak için daha çok iyilik yapar.

    Çocuklarımıza dünya ve ahiret saadetini kazandıracak ilimler öğretmeli, onların hayata daha donanımlı bir şekilde atılmasını sağlamalıyız.

    c.       Çocuklara Okuma Öğreten Esirleri Serbest Bıraktı,

    Yabancı Dil Öğrenmeyi Tavsiye Etti

    Peygamber Efendimiz (sav) Bedir Savaşı’nda esir alınan Mekkelileri fidye karşılığı serbest bıraktı. Esirler içinde fakir olanlar ise Medine’de 10 çocuğa okuma ve yazma öğretmeleri karışlığında serbest bırakıldı.

    Bu hadise, Hz. Peygamberin (sav) çocuk eğitimine verdiği önemi ortaya koyar.

    Allah Rasulü (sav) henüz 11 yaşında olan Zeyd oğlu Sabit’in İbranice ve Süryanice öğrenmesini istedi çünkü bir anlaşma sırasında Yahudiler, hile yapmaya kalkışmışlardı.

    Sevgili Peygamberimiz (sav), Sabit’e İbranice mektup yazdırır ve konuşup anlaşması için onu Yahudilere gönderirdi. Yahudilerden gelen mektupları ona okuturdu. (2)

    Medine’deki Mescid-i Nebevi iki kısımdan oluşuyordu. Birinci bölümde namaz kılınır, ikinci bölümde Suffa Okulu öğrencileri ilim öğrenirdi. Bu okulda genç, ihtiyar her yaştan insan bulunurdu.

    Abdullah oğlu Ömer, Ebû Said el-Hudrî gibi çocuklar, bu okulda yatılı kalıyor ve Peygamberimizden (sav) ilim öğreniyorlardı. Talebelerin, yeme-içme- barınma ihtiyaçlarını Peygamberimiz (sav) karşılıyordu.

    Suffa Okulu ihtiyaca cevap veremez olunca Medine’nin diğer yerlerinde çocuklar için okullar yaptırıldı. Çocuklar camiye gelir, hutbe dinler, namaz kılar ve Peygamberimizden çeşitli bilgiler öğrenirdi.

    Peygamberimiz zamanında Medine’de dokuz cami vardı ve buralar okul gibi kullanıldı.

    Peygamberimizden ilim öğrenen Hz. Enes(ra), öğrendiklerini hayatı boyunca Müslümanlara öğretti. Çok hadis rivayet etti. Bulunduğu yerlerde hadis ve fıkıh (hukuk) okuttu.

    Aziz Nebi(sav); Hz. Ali’yi 10 yaşında iken yanına aldı, ona İslam’ı anlattı, namazı öğretti. Yine Hz. Aişe (ra) annemiz, Abdullah ibn Abbas (ra), Peygamberimizin birebir ilgilendiği ve yetiştirdiği âlimlerdendir.

    Hz. Cündüp, Peygamberimizden (sav) sırasıyla neler öğrendiklerini şöyle anlatır:

    Biz bir grup genç olarak bazen Rasulüllah (sav) ile beraber olurduk. Kur’an-ı Kerim’i öğrenmeden önce iman esaslarını anlatır, sonra Kur’an’ı öğrenirdik. Böylece imanımız kuvvetlenirdi.” (3)

    “Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve öğretendir.” buyuran Aziz Nebi(sav) kendisi bizzat Kur’an öğretmiştir. (4)

    Abdullah ibn Abbas(ra), Peygamberimizden (sav) at sırtında bile ilim öğrendiğini anlatır.

    “Bir gün Rasulüllah’ın (sav) atının terkisinde idim. Birlikte bir müddet yol aldık. Sonra bana şunları söyledi:

    “Ey yavrucuğum, sana bazı şeyleri öğreteyim!

    Allah’ı sev ki o da seni sevsin. Allah’ı seversen onu her zaman karşında bulursun.

    Bir şey isteyecek olursan Allah’tan iste. Yardıma ihtiyacın varsa ona baş vur. Şunu bil ki insanlar bir araya gelip sana fayda vermeğe çalışsa ancak Allah Teâlâ’nın senin hakkında yazdığı kadarını yapabilirler. Zarar vermeye kalkışsalar gene Cenab-ı Hakkın senin aleyhine yazdığından başkasını veremezler. Artık kalemler kaldırıldı, sayfalar dürüldü. (5)

    d. Hasta Çocukları Ziyaret Etti

    Peygamberimize hizmet eden bir Yahudi çocuğu vardı. Bir gün hastalandı. Aziz Nebi (sav), Abdülkuddus adındaki bu çocuğu ziyarete gitti. Başucuna oturdu ve ona:

    -Müslüman ol, dedi.

    Çocuk hemen yanı başındaki babasına baktı. Babası.

    -Ebu’l-Kasum’a itaat, dedi.

    Çocuk derhal İslam’ı kabul etti.

    Peygamberimiz (sav) ziyaretten sonra şöyle hamd etti:

    “Onu ateşten kurtaran Allah’a hamd olsun. (6)

    Bu olaylar gösteriyor ki Peygamberimiz(sav) her fırsatta çocuklarla ilgilenmiş, onlara Allah’ı, ahireti, hak ve hakikati, doğruluğu ve temizliği anlatmıştır.

    Çocuklarımızla ilgilenmeli, onlara İslam hakikatlerini anlatmalıyız.

    Doğal gaz, petrol ve maden zenginliğine rağmen İslam dünyası ilim ve teknolojide Batı’dan geri kaldığı için Batılı devletler tarafından işgal edilmekte, sömürülmektedir. İslam coğrafyasındaki petrol, doğalgaz ve benzeri madenleri Batılı şirketler çıkarıyor. Onlar zengin, Müslümanlar fakir.

    Müslümanlar, Peygamberimizi örnek alsalar ilim ve teknolojiye, İslam ahlakına önem verseler gelişmiş ülkeleri geçebilirler.

    e. İlim, Peygamber Mirasıdır, Çocuklarımıza Öğretmeliyiz

    İslamiyet ilme önem verir.

    Kur’an, okumayı emreder.

    Aziz Kur’an, inanıyorsanız üstünsünüz, buyurarak Müslümanları üstün olmaya teşvik eder.

    Peygamberimiz (sav):
                “Ya âlim ya öğrenci ya dinleyici veya bunları seven ol, beşincisi olma, helâk olursun. Beşinci de ilme ve ilim yolcularına kızmandır.”buyurur.

     “Şüphesiz melekler, yaptığı işten hoşlandıkları öğrenciler için kanatlarını yollara sererler. Muhakkak ki sudaki balık dâhil, yerde ve gökte bulunan bütün varlıklar, âlimlerin günahlarının bağışlanması için dua ederler. Âlimin ibadetle meşgul olana üstünlüğü, dolunayın diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir.

    Şüphesiz âlimler, peygamberlerin varisleridir.

    Peygamberler, miras olarak altın ve gümüş bırakmazlar, onlar ancak ilmi miras bırakmışlardır. İlmi alan, büyük bir nasip elde etmiştir.”(7)

    Ebû Hüreyre (ra) naklediyor:

    Bir saat oturup ilimle meşgul olman, sabaha kadar geceyi ibadetle geçirmenden daha hayırlıdır.”

    Hz. Katade şöyle der:

    “İnsanın nefsine bir ilâç, başkaları için bir ıslah vesilesi olan ilimden bir konu öğrenmesi, bir senelik nafile ibadetten daha hayırlıdır.”

    Yine Aziz Nebi (sav):

    “Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz.” buyurmuştur.

    “Âlimin ibadet edene karşı 70 derece üstünlüğü vardır. Her iki derece arasındaki mesafe, yerle gök arasındaki mesafe gibidir.” (8)

    “Kıyamet günü, âlimlerin mürekkebi şehitlerin kanıyla tartılır. Âlimlerin mürekkebi şehitlerin kanından üstün gelir.” (9)

    “İlim öğrenmek, her Müslümana farzdır.” (10)

    Peygamberimiz (sav) tarafından ilmin kapısı olarak nitelendirilen Hz. Ali (ra) şöyle buyurur:

    Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.”

    Peygamber Efendimiz(sav):

    “Sağlam ve kuvvetli mümin, Allah katında zayıf müminden daha sevimlidir.” (11)

    Peygamber Efendimiz(sav):

    “Düşmana karşı gücünüzün yettiği kadar kuvvet hazırlayın.” âyetini okuduktan sonra şöyle yorumladı:

    ‘Haberiniz olsun ki kuvvet atmaktır, uyanık bulunun ki kuvvet atmaktır.” (12)

    Peygamber Efendimiz (sav) çocuklarımıza ok atmayı, ata binmeyi, yüzmeyi öğretmeyi tavsiye etmiş hatta ok atma ve ata binme yarışmaları düzenlemiştir.

    1.5 milyarlık İslam dünyasının 350 milyonluk Amerika karşısında çaresiz kalması; Afganistan ve Irak gibi ülkelerin işgalinin engellenememesi, Müslümanların zayıflığından kaynaklanır.

    Müslümanlar ilim ve teknolojiye önem vermek ve Asr-ı Saadet’teki gibi, üstün Müslümanlar olmak zorundalar. Peygamberimiz (sav) üstün Müslüman modelini ortaya koymuştur. Bilgisiz, güçsüz, ezilen insanlar olmaktan kurtulmanın yolu, düşmanla yarışmak ve onu geçmektir.

    Netice:

    1. Çocuklara, önce İslam esaslarını anlatınız.
    2. Namaz, oruç gibi ibadetleri yaparak öğretiniz.
    3. Kur’an okumayı öğretinizi.
    4. Dinimizi sevdiriniz.
    5. İlim ve teknolojiye önem veriniz. Çocukları bilgili yetiştiriniz.
    6. Üstün Müslümanlar olmak için çalışınız, gelişmiş ülkelerle yarışmayı öğretiniz.

    Dipnotlar:

    1. İbn Abdilber, s. 66.

    2. İslam Peygamberi, Hamidullah, cilt 2, s.82.

    3. İbn Mace, Mukaddime, 9; Peygamberimizin Sünnetinde Terbiye, s.128.

    4.Buhari, Fedailü’l-Kur’an, 21; Trmizi, Sevabu’l-Kur’an,15.

                    5. Tirmizi, Sıfatü’l-Kıyamet, 95.

    6. Buhari, Cenaiz, 80; Peygamberimizin Sünnetinde Çocuk Eğitimi, s.157.

    7. Tirmizî, İlim, 19; Peygamberimizin Tebliğ Metotlari, 2/230;Peygamberimizin Tebliğ Metotları, 2/ 230.

    8. Tirmizî, İlim, 19/2686;Peygamberimizin Tebliğ Metotları, 2/230.

                    9. Peygamberimizin Eğitim Metotları, 2/229.

    10. Peygamberimizin Sünnetinde Terbiye, s.119.

    11. İslam’da Aile Eğitimi, s.236.

                    12. A.g.e. s.236.

    PAYLAŞ

    YORUM YAP