Iğdır İl Halk Kütüphanesi’nin “Dünya Çocuk Kitapları Haftası” dolayısıyla düzenlediği kültür etkinliklerine katılmak üzere İlk Halk Kütüphanesi Müdürü Özcan Kanmaz Bey’in davetine icabet edip yollara düştüğüm zaman son derece zevkli ve verimli konferanslar verip gençlerin yüreğini ateşleyeceğim pek de aklıma gelmemişti. Hayalimdeki Iğdır, Ağrı Dağı’nın karı ve buzu üstüne akmış, buz gibi şehirden ibaretti, ama gerçekler böyle değilmiş.
İpek Yolu üzerinde bulunan Iğdır’ın Nahcivan, Ermenistan ve İran’la sınır komşusu olduğunu ve cennet meyveleri yetiştiren çok geniş ve verimli bir ovaya sahip olduğunu, Özcan Bey’den şehri ve çevresini gezerken öğrendim.
Iğdır, aslında “iyi, büyük, ünlü, yiğit, ulu, bahadır” anlamına geliyor. 24 Oğuz boyundan 21.’si sayılan Oğuzların Üç Ok koluna mensup Oğuz Han’ın altı oğlundan biri olan Cengiz Alp’in en büyük oğlunun adı. Iğdır Bey, Aras Havzası ve Azerbaycan bölgelerini bir müddet yönetmiş ve şehir onun adını taşıyor.
Iğdır halkı, Azeriler ve Kürt kökenli aşiretlerden meydana geliyor. Azeriler Şiî mezhebine mensup ve milliyetçilikleri ile ünlüler. Kürtler ise Sünnî. Şehirde beş vakit iki ezan okunuyor. Azerî camilerinde Kerbela taşı, Hz. Ali ve Hz. Hüseyin resimleri görmek mümkün. Uzun zaman MHP’den seçilen Azerî belediye başkanıyla yönetilen Iğdır, son seçimde DTP’li bir belediye başkanı seçmiş. Şiî ve Sünnîlerin kavgasız ve gürültüsüz, birlikte yaşadığı huzurlu bir şehir.
Birçok doğu ilimizin aksine şehir zengin. İpek Yolu üstünde bulunduğu için ticaret önemli bir geçim kaynağı. Ayrıca Iğdır Ovası oldukça verimli ve bereketli topraklara sahip. Kaysı, elma, pamuk ve her türlü sebze yetişiyor. Doğunun Çukurovası.
Ağrı Dağı’nın eteklerinde olması dolayısıyla önemli bir turizm merkezi olmaya aday. Özellikle yaz aylarında yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Turizm ve hayvancılık sektörünün çok daha fazla gelişmesi mümkün. 300 kişinin çalışabileceği yeni bir meyve suyu fabrikası kuruluyor.
Kırsal kesimde hayvancılık yaygın. Geniş ve verimli ovalarda beslenen hayvanların etinden sucuk, salam; derisinden ayakkabı, deri ceket, yelek; sütünden yağ, peynir üreten fabrikalar kurmak mümkün. Nedense bugüne kadar kurulmamış.
Iğdır Üniversitesi’ne büyük bir isabetle ziraat profesörü İsmail Hakkı Yılmaz, rektör olarak atanmış. Kendisini makamında ziyaret ettiğimiz Prof. Yılmaz, büyük bir nezaketle bizi karşıladı, bölgenin kalkınması ve halkın refah seviyesinin artırılması için eğitim çalışmaları yapacaklarını söyledi. Oldukça çalışkan ve basiretli bir ilim adamı ve yönetici.
YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, kısa süre önce Kars Üniversitesi’ni ziyaret etmiş, bilim adamları Amerika’daki bilim dergisine yazdıkları makaleleri ve aldıkları ücretleri uzun uzun anlatarak bilime ve ABD bilim dergisine katkılarıyla övünmüşler.
Prof. Özcan bilim adamlarını dinledikten sonra şu soruyu sormuş:
“Amerika bilim dergisine yazdığınız yazıları neden bu kadar büyütüyorsunuz? Siz bu yazıları yazınca Kars’ın refahı arttı mı? Üniversite olarak bölgenin ve ülkenin kalkınmasına nasıl bir katkı sağladınız?”
Bilim adamları şoke olmuşlar ve uzun süre kendilerine gelememişler.
Prof. İsmail Hakkı Yılmaz, Iğdır Üniversitesi’nin bölgenin kalkınmasına katkı sağlayacağını ve bunun için çalışacaklarını söylüyor. Doğrusu çok hoşuma gitti.
İmam- Hatip Lisesi, Yunus Emre İlköğretim Okulu, MEV Anadolu Lisesi ve Iğdır Kültür Merkezinde “Okuma ve Başarıya Etkisi” konulu konferanslar verdim. Öğrencilerin heyecanı, başarma azmi ve mutluluğu beni şaşırttı. Yönetici arkadaşlar ve okul müdürleri de çok memnun oldular. Başarı prensiplerini bilmek, başarılı kimselerin hikâyelerini, meraklarını ve heyecanlarını paylaşmak; onları da heyecanlandırdı. Konferans sırasında öğrencilerin motive oluşu, öğretmenlerin çok hoşuna gitti.
Konferanstan sonra benimle resim çektiren, kitaplarımı okuma ve yaptığım tavsiyelere uyma sözünü veren öğrenciler bana geleceğimiz adına ümit verdi.
Yunus Emre İlköğretim Müdürü Fahrettin Bey’in heyecan dolu şu sözleri hâlâ kulağımda çınlar:
“Bu tür motive edici, heyecanlandırıcı, okuma ve çalışma şevki uyandıran konuşmalara bizim de ihtiyacımız var; keşke sizi velilerimiz ve öğretmen arkadaşlarımız da dinleyebilseydi… Tekrar gelir misiniz?”
“Bir dahaki sefere, inşallah!” dedim ve dostluk çayı içerek Fahrettin Bakış’tan ayrıldım.
Iğdır Kültür Merkezi’ndeki konferanstan sonra kitaplarımı imzaladım ve bir süre kitap kurtları ile sohbet ettim. Iğdır’ın muhteşem bir kültür merkezi var, imrendim.
Özcan Kanmaz, enerjik, heyecanlı, becerikli ve hizmet aşkıyla dolu bir yönetici. Okulları okuma ve yükselme aşkıyla heyecanlandırdıktan sonra beni Ağrı Dağı’nın eteklerine gezmeye götürdü. Oradan da Karakoyunlu beldesini gezdik, değerli Belediye Başkanı Ziyat Ali Deliktaş’la sohbet edip beldeyi dolaştık, verimli Iğdır Ovasının güzel bahçelerini gezdik.
Not: Okuma, eğitim ve kültür hayatımıza katkı sağlayan harika organizasyonundan dolayı Iğdır İl Halk Kütüphanesi Müdürü Özcan Kanmaz, Kültür ve Turizm Müdürü Fahri Ekinci, Yunus Emre İlköğretim Okulu Müdürü Fahrettin Bakış, MEV Anadolu Lisesi Müdürü Suat Ay, kütüphaneci Erdal Aslan ve Murat Ali Deliktaş, Hüsnü Özyeğin İlköğretim Okulu ve Ziya Gökalp İlköğretim Okulu müdürleri ve öğretmenlerine, ayrıca emeği geçen bütün eğitim ve kültür sevdalılarına ve konferanslara katılan öğrencilere çok teşekkür ediyorum. Karakoyunlu Belediye Başkanı Ziyat Ali Deliktaş’a misafirperverliği ve ikramları için minnettarlığımı ifade ediyorum.
Beyin Vitamini: Çocuk Kitapları Haftası dolayısıyla değerli şair Bestami Yazgan’ın Nar yayınları arasında çıkan Ceren ve Arkadaşları (hikâye), Sevgi Çiçeği Çocuklara Mektuplar; Nesil’de çıkan Çıtı Pıtı Kutu Kutu Şiirler isimli, nefis bir Türkçeyle yazılmış kitaplarını tavsiye ediyorum. (Nar yayınları: 0212 512 37 69; Nesil: 0212 452 12 90)
Ali Erkan Kavaklı sizinle yeni tanışıyorum.Yeni tanışmama rağmen müstalanız olacağımdan eminim.Şimdiye kadar henüz hiç kitabınızı okumadım bunun için utanıyorum ama en yakın zamanda bir kitabınızı alıp okuyacağım.Gerçekten azminiz başarınız çok etkileyici.Okulumuzda Kocaeli Sosyal Bilimler Lisesinde verdiğiniz konferans için size tekrar tekrar teşekür etmek istiyorum.İyiki siz geldiniz konuştunuz ve buz tutmuş beyinlerimize oksijen yolladınız.Kocaeli’nde oturan bir arkadaşım babasının işi dolayısıyla Iğdır’a taşındı gerçekten sevdiğim bir arkadaşımdı derslerindede başarılıydı orada biçok imkandan yoksun kalacağını düşünüyordum ancak bakıyorum hiç bir şekilde uzaklık yakınlık hesap etmeden Iğdır’a gitmiş ve Mev Anadolu lisesinde de konferans vermişsiniz gerçekten çabanızı gayretinizi bir genç olarak boşuna çıkartmayacağım çok teşekür ederim Sayın Ali Erkan Kavaklı.
Melike
25 Aralık 2009 da 13:48
selamlar
Değerli hocam
kitaplarınızdan ve yazılarınızdan çok istifade ediyorum.
Şu anda Fransa CAEN şehrinde din görevlisi olarak görev yapmaktayım.Konya Derbentliyim
Iğdır’la ilgili yazınızı ilgiyle okudum.
Çünkü ziyaret ettiğiniz Karakoyunlu ilçesinde 3 yıl müftü olarak görev yaptım.Değerli başkan Ziyat Ali beyle güzel çalışmalarımız oldu.
İnşaallah sizi Fransa’da misafir etmeyi umut ediyoruz.
Muhabbetlerimle
Ahmet DEMİREL
25 Aralık 2009 da 18:06