Gülen Öğretmen’i İnceledim

Dosya altında: Kitaplarım,Yazılarım |

                       

      Kitapta Anlatılanların Gizemi               Ayfer Bilgili’nin Kaleminden

      Kader Kapımı Çaldı, Gülen Öğretmen ve Bilgi öğretmen nehir romanlar dizisinden birini okudum.

Ötekileri de okumalıyım. Bu kitapların kahramanı Cemal Hoca, başarılı ve çok sevilen bir öğretmen.

Öğrencilerinin başarılı olmaları için elinden geleni yapıyor, dersi su gibi anlatıyor, derse katılımlarını sağlamak için cömertçe not dağıtıyor. Üstelik öğrencilerine güzel not dağıtmayı hüner sayıyor, bahşiş verir gibi not veriyor.

Öğrettikleri ders saati ile sınırlı kalmıyor, aynı zamanda öğrencileriyle teneffüslerde kantinde bol zaman geçiriyor ve onlara hayat dersini verip faydalı olmaya çalışıyor.e ‘cimri’ hocalardan da hoşlanmıyor.

Fakat bir gün beklenmedik bir halde, okulun girişinde Şule ile tanışıyor. Bu genç ve güzel kız okula gelmek istemiyor. Annesinin ölümünden çok etkilenmiş, hayattan bir beklentisi kalmamış. Şule’nin ümitsiz ve çaresiz gönlüne babası da yardımcı olamıyor. Fakat Cemal Hoca Şule’nin ateş ile yanan yüreğine soğuk su gibi geliyor. Öğrencisine her türlü destekte bulunuyor. Her şeyin yoluna girdiğini kanat getirirken, Şule’nin intihar haberi bir tokat gibi geliyor, kız annesinin ölümünden sonra bir de babasından dayak yemeğe tahammül edemiyor. Ama Cemal Hoca bunun da üstesinden geliyor ve uyguladığı güzel metotlardan dolayı kızı hayata kazandırıyor.

Ayrıca okulda da bir takım sorunlar yaşanıyor, Cemal Hoca’nın Şule’yi evine getirmesinden dolayı ortaya çıkan dedikodular, diğer öğretmenlerin anlayışsızlıkları gibi. Bunlar az geliyormuş gibi, bir de Kazım’ın soygunculuğuna uğruyor. Ama Cemal Hoca burada da akıllı davranıyor ve Kazım’ı düştüğü bataklıktan kurtarıyor. Onu da evine alıyor ve ilerleyen zaman ile ikisine de emniyetli evler ayarlıyor. Fakat onlardan kopmuyor, çünkü onları kendi öz çocuklarından ayırt etmiyor, ailesinden kabul ediyor. Ailesi de o şekilde davranıyor.

Ayrıca Cemal Hoca’nın imanı kuvvetli olduğundan dolayı, Allah’a tevekkül ediyor ve öğretmenlik mesleğinin yanında tebliğ görevini de ihmal et

miyor. Ailesinin, en fazla da eşi Esra hanımın desteği hiç eksilmiyor ve onun motive olmasına büyük katkı sağlıyor.

Kitabın sonunda ise okuldan dolayı büyük bir şiir yarışması düzenleniyor ve yine Cemal Hoca’nın desteği ile Şule’de bu yarışmada bulunuyor ve kazananlardan oluyor.

Yazarı Hakkında

Edebiyat öğretmeni, hikâyeci, romancı, postmodernist, çeşitli dergi ve gazetelerde sürekli yazılar yazıyor. Halen Akit’te haftalık yazılar kaleme alıyor.

Almanca biliyor. Alman Edebiyatı ve Modern Literatür ile ilgili kurs ve seminerler almış. Bilgece kitaplar yazıyor.

En Beğendiğim Bölüm, Niçin?

Cemal Hoca’nın Halil İbrahim’e sınıfın karşısında sunum yapmasının desteklemesi benim çok hoşuma gitti. Şahsen ben de güzel vecizeler ve sözler topladığ

ım için, bu ders tam bana göre bir ders idi. Benden böyle bir dersin sunulması istenilse, ben de seve seve yapardım. Üstelik bu çalışma için 10 alma ihtimalim olursa, daha bir zevkli geçer. Bazen derste hocalarımız ile sohbet ederken veya kısa olaylar hakkında konuşurken de konuya ve ortama uygun sözler/vecizeleri hocalarımın izniyle okuyorum.

Derslerinde şiirler okumaları da çok hoşuma gidiyor. Cemal’in kitap tavsiye etmesi. Böylelikle bende bu kitaplardan faydalanabilirim inşallah.

Sayfa 63; Beylerin sohbet toplantısı

İslam’ı yaşamaya çalışan Cemal Bey, Halim Bey’i de arkadaşlarıyla tanıştırması ve onu o ortama çekmesi hoşuma gitti. Halim beyi kötü davranışlarından dolayı dışlamıyor, tam tersi, Peygamberimiz (sav)’in de yaptığı gibi, insan kazanmaya çalışıyor. Ama bu bölümde en çok hoşuma giden ise, kendisinin böyle toplantılarda bulunması, arkadaşlarıyla İslam hakkındaki konuşmalar, sohbetleri. O ortamda bir nevi Daru’l-Erkam’ı hatırladım. Her evin bir Daru’l-Erkam olması gerek. Cemal bey de arkadaşlarıyla bunu gerçekleştiriyorlar.

Beğenmediğim Bölüm, Niçin?

Cemal Hoca soyguna uğruyor fakat kahramanlık gösterip kendini kurtarıyor ve bu yetmiyormuş gibi kendisini soymaya kalkışan çocuğu yemeğe davet ediyor. Bu bölüm bana çok abartılı geldi. Belki gerçekten öyle insanlar vardır, bilemiyorum ama bana gerçekçi gelmedi. Hem
Kazım onun nazarında masum ve çaresiz bir çocuk olabilir ama her şey hep insanın gördüğü gibi değildir. Kazım ahlaksız ve kimseden korkmayan birisi olsaydı, onların evlerinde kalmayı fırsat olarak görüp o ailenin başına çok felaket işler açabilirdi. de o gece soyguncuyu evinde barındırmak… Kendisinden emin olabilir belki ama çocuklarını düşünmek zorunda olduğunun kanaatindeyim.

Kitabı Ben Yazsaydım…

Kitap çok güzel ve anlaşılır yazılmış, benim çok hoşuma gitti. Bir öğretmenin nasıl olması gerektiğini (pedagojik formasyon, genel kültür vs. roman halinde sergiliyor. Mesleğini peygamber mesleği olduğunu bilen bir öğretmen için güzel davranışlarda bulunuyor fakat sonuna doğru biraz sıkıldım, çünkü Cemal Hoca bir kahraman gibi, herkesin imdadına koşuyor. O bölümlerde daha gerçekçi olmayı tercih ederdim. Ayrıca Cemal inançlı, dinini yaşayan bir öğretmen ve böyle olmasına rağmen bir yabancı genç kızla çok laubali konuşuyor. Şule’yi kendi kızı gibi seviyor olabilir, ama İslam dinini yaşamayan birisi bunu yanlış analiz edebilir. İslam dini haya, iffet ve karşı cinsiyete sınır koyan bir dindir, bu göz önünde bulundurulmalıdır. Cemal Hoca hemen hemen her tenefüste çoğunlukla kız öğrencileriyle (!) beraber oturuyor ve konuşmala

rı çok laubali. Bunları ben kitabıma yazmazdım, daha ağırbaşlı olmayı tercih ederdim.

Bunların dışında Cemal Hoca pozitif ve başlığında da belirtildiği gibi, problemlere çözüm üreten, zorluklara, engellere ve hayata gülen bir öğretmendir. Eğitim alanında yer almak isteyenler için çok motive edici ve metotlar öğreten bir kitap. Ben bu kitabı geçen sene yaz tatil kursunda ilk defa okumuştum. Öyle bir hoca olmak isterim, öğrencilerimi kendi evlatlarım gibi sevmek, onları hayata hazırlamak ve benim için en zoru ise, derse zorla katılan, katılmak istemeyen öğrencilere rehber olmak. Yaz tatil kursunda bir deney yapmak istedim. Cemal Hoca öğren
Az önce de belirttiğim gibi, ben bu kitabı fazla değiştirmezdim çünkü kendim onu zevkle okudum.cilerine iltifatlarda bulunuyor, ben de yapayım diyerek asi bir öğrencime iltifatta bulundum. Ve o öğrencim, ettiğim iltifattan sonra beni sevmeye ve itaat etmeye başladı. Her şeyin anahtarı sevgiymiş de benim haberim yoktu.

Kitaptan Çıkardıklarım

Bu kitaptan çıkardığım en büyük ders: Sevgi her çeşit dağı eritir. İster mount everest olsun ister küçük bir dağ olsun.

Önceleri bunun fa

rkında değildim. Kaşları çatıp ciddiyeti sağlayanları disiplinli olduklarını sanıyordum. Meğer yanılmışım, hiç alakaları yok! Sevgiyle de disiplin sağlanabilinir çünkü her şeyin başı sevgi. Birisinin aklı fethetmek isteniliyorsa, önce o kişinin kalbi fethedilmelidir. Kalbi fethedilen kişi itaat eder, çünkü seven sevdiğine itaat eder.

Bir eğitimci öğrencilerine sevgisini gösterebiliyorsa, onlara değerli olduklarını hissettirebiliyorsa ve yeterince ilgi gösterebiliyorsa ve bunların yanısıra disiplini sağlayabiliyorsa, o zaman o eğitimci başarılı bir eğitimcidir benim için. Cemal Hoca da bu konuda çok güzel bir örnek model olarak kitapta başrolü oynuyor.

“İnsanlardan ümidini kesen Allah’tan da ümidini kesmiş olur.’” hadis-i şerifi de bu kitapta buldum. Cemal Hoca ümidini kesmiyor, insanların kurtuluşu için çalışıyor, tebliğ ediyor. Sınıfın yaramazlarını da derse katılmalarını sağlıyor vs.

İşini severek yapıyor. Eğer biz de bu işi severek yaparsak, her türlü zorluğa katlanmayı göze almalıyız ve Allah’ın izniyle de başarırız. Ne demişler:

Gülü seven dikenine katlanır.

Tavsiye Ederim Çünkü …

Bir eğitimci için çok güzel bir kitap. iyi bir eğitimcinin öğrencilerine nasıl davranması gerektiğini sergiliyor. Bir yandan herkes tarafından sevilen Cemal Hoca, diğer yandan da kimse tarafından sevilmeyen Tekin Hoca. İki hoca kıyaslanıyor, yani iki seçenek var. Müstakbel bir eğitimci için örnekli bir ‘ön çalışma’ denebilir.

Sadece eğitimciler değil, herkes okuyabilir çünkü bu kitapta insan yönetimine, hoş görülü olmanın faydalarına, sabra ve daha fazla güzel davranışlara vurgular yapılıyor. Ayrıca insan kazanmanın farklı metotları öğretiliyor. Bu metotlar anne adayları içinde geçerli olabilir çünkü anne mesleği de evde öğretmenliktir.

Ayrıca kitaplar insanın değişmesine neden olabilirler. Bu kitap da etkileyici bir roman olduğu için ‘Gülen Öğretmeni’ arkadaşlarıma ve hatta anne adaylarına okumalarını tavsiye ederim. (Kitaba ulaşmak için 444 24 14′ü aramanız yeterli. Kitap posta kargo ile evinize kadar gelir.)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*


*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>