GÖNÜLLER SULTANI’NI (SAV) BABASINA TERCİH EDEN GENÇ

0

GÖNÜLLER SULTANI’NI (sav) BABASINA TERCİH EDEN GENÇ

 

Zeyd b. Harise (Harise oğlu Zeyd), Kelp Kabilesi’ne mensuptu. Sekiz yaşlarında çobanlık yaparken bir baskın sırasında esir edilmiş, esir pazarında Hz. Hatice’nin yeğeni Hakim b. Hizan tarafından 400 dirheme satın alınmış ve Mekke’ye getirilmişti. Hz. Hatice (ra), Zeyd’i yeğeninden satın almıştı.

Efendimiz, bu sırada Hz. Hatice (ra) ile evliydi, küçük Zeyd’i çok sevmişti. Onu, Hatice’den istedi ve alır almaz azad etti.

Zeyd, Peygamberimizin (sav) yanında mutlu bir hayat yaşıyordu fakat ailesi onu kaybetmenin acısıyla kıvranıyordu. Babası Harise diyar diyar dolaşıyor ve oğlunu arıyordu. Bir gün kardeşi Kab ile birlikte Mekke’ye geldi. Hemşehrilerinden Zeyd’in Mekke’de olduğunu öğrenmişti. Oğluna kavuşacağı için heyecanlıydı. Peygamberimizi(sav) buldu ve iltifat dolu şu sözleri söyledi:

“Ey Kureyş’in efendisi! Siz Harem halkı ve Kâbe’nin komşususunuz. Onun yanında esirlerin bağlarını çözer ve karınlarını doyurursunuz. Yanınızda bulunan oğlum için size geldik. Fidye iste, biz de verelim ve oğlumu serbest bırak!”

Gönüller Sultanı (sav):

-Oğlunuz kim?

-Zeyd.

-Başka bir isteğiniz var mı?

-Hayır, başka bir şey istemiyoruz.

Bunun üzerine Gönüller Sultanı(sav) şöyle dedi:

-Eğer sizi tercih ederse fidye almaksızın sizindir, alın götürün. Yok, eğer beni tercih ederse, vallahi, ben, beni tercih edene, kimseyi tercih etmem!

Harise ve Kab, çok memnun kaldılar.

-Sen, bize çok insaflı ve adaletli davrandın, dediler.

Zeyd çağrıldı. Babası ve amcasının yanına gelince Gönüller Sultanı (sav) ona sordu:

-Şunları tanıyor musun?

-Evet, tanıyorum.

-Kim onlar?

-Bu babam, şu da amcam.

-Benim kim olduğumu biliyorsun, sana olan şefkat ve sevgimi de gördün. O hâlde ya beni tercih et, yanımda kal ya onları tercih et, git.

Zeyd serbest bırakılmıştı. İstediği tercihi yapmakta serbestti. Hiç düşünmeden kararını verdi:

-Ben, sana hiç kimseyi tercih etmem. Sen, benim için anne ve baba yerindesin.

Oğlunun bu cevabı karşısında baba şaşırdı ve sarsıldı. Sonra öfkelendi ve şöyle bağırdı:

-Yazıklar olsun sana! Demek ki köleliği hürriyete; anne, baba, amca ve ev halkına tercih ediyorsun.

Zeyd, babası ile aynı fikirde değildi.

-Babacığım, ben bu insandan öyle şeyler gördüm ki onu kimseye tercih edemem.

Zeyd, ömür boyu Gönüller Sultanı’na (sav) sadık ve bağlı kaldı. Kader, onu nurlu ve parlak bir istikbal için hazırlıyordu.

Bu hadiseden sonra Gönüller Sultanı (sav), Zeyd’i evlat edindi, onu Kâbe’ye götürdü,  toplu olarak orada oturan Kureyşlilerin huzurunda şu ilanı yaptı:

“Ey burada hazır olanlar! Şahit olunuz ki bundan böyle Zeyd benim oğlumdur. Ben ona varisim, o da benim varisim.” (1)

Bu durum, Harise b. Şerâhil’in çok hoşuna gitti. Oğluna sahip olan efendi, merhametli, şefkatli, cömert biriydi. Onu hem azad etmiş hem evlat edinerek varis ilan etmişti.

Zeyd (ra), İslam’ı ilk kabul eden bahtiyarlardandı, doğru seçim yaptı, İslam orduları komutanı oldu ve Mute’de şehit düşene kadar Allah Resulü’ne (sav) yardım etti.

Zeyd, hayatının kararını vermişti. Gönüller Sultanı (sav) Mirac gecesi onun cennetteki köşkünü ve cariyesini görecek, dönüşte Zeyd’e müjde verecekti.

Zeyd(ra) tercihinde yalnız değildi, saadet asrında yaşayan herkes Gönüller Sultanı’nı (sav) kendi nefsinden daha çok sevdi.

O; kalplerin sevgilisi, akılların öğretmeni, nefislerin terbiyecisi ve ruhların sultanı idi. (2)

Gönüller Sultanı (sav) Zeyd’i çok sevdi, sonraki yıllarda onu dadısı Ümmü Eymen ile evlendirdi, çocukları Üsame’yi evladı gibi sevip korudu, hem Zeyd’i hem de Üsame’yi İslam ordularına komutan tayin edecekti.

……..

  1. Siret-i İbni Hişam, 1/330
  2. Sözler, 322

 

PAYLAŞ

YORUM YAP