GÖNÜLLER FATİHİ HZ. MUHAMMED’İN (SAV) YAPTIĞI İNKILAP

0

    35 yıl öğretmenlik yapmış biri olarak onun hayatını incelerken öğretmenliğine hayran kaldım. Onun 23 senede gerçekleştirdiğinin binde birini 35 senede hayata geçiremedim. Meslek hayatımda ona hep hayranlık duydum ve onu örnek aldım. Onun yolunu takip etmek ufkumu açtı, gönlüme ferahlık verdi, hep onun gayretinden feyiz aldım.

O akılları eğitti, nefisleri terbiye etti, kalplerin sevgilisiydi. Tanıyan herkes onu canından çok sevdi. Gönülleri fethetti ve zihinleri fethetti.

Tevhid davasını insanlara anlatmak ve sevdirmek için gösterdiği gayret her türlü takdirin üstünde. Gönülleri fethetme gayretine imrenmemek mümkün değil.

Onun 23 senede yaptığı inkılabı doğru anlatabilmek için eski-yeni 20 kaynak taradım ve iki sene yoğun bir şekilde çalışarak Gönüller Sultanı Hz. Muhammed’in (sav) Hayatı isimli eseri kaleme aldım.

Kaynaklarda en çok ve en sık karşılaştığım ifade şu oldu:

“Anam, babam, canım sana feda olsun ya Rasulellah!

Herkes onu canından çok sevmişti, o gönüller fatihidir.

İlk İslam şehidi olan Hz. Yasir ve eşi Hz. Sümeyye onun getirdiği hakikatlere İnandılar, Allah yolunda her türlü eziyete katlandılar ve sonunda Allah yolunda canlarını feda ettiler.

Hz. Musab zengin bir aile çocuğu idi, genç yaşta iman etti, annesinin baskılarına dayanamadı, evini terk etti ve Rasulüllah’a iltica etti, sonra da Habeşistan’a hicret etti.

Medine Müslümanları kendilerine İslam’ı anlatacak bir öğretmen isteyince Allah Resulü (sav) Musab’ı (ra) Medine’ye gönderdi. Bir yıl sonra hac mevsimi Mekke’ye 75 Müslüman ile geldi, önce Gönüller Sultanı’nı (sav) ziyaret etti, sonra annesi Hünas’ı. Annesi önce kendisine gelmediği için sitem edince Hünas’a şu cevabı verdi:

Önce Rasulüllah, onu kimseye tercih edemem!”

Herkes gibi Mus’ab da onu herkesten çok seviyordu.

Sahabenin İslam için gösterdiği fedakârlıklar göz yaşartacak nitelikte ve fevkalade. Mekke’de Kureyş müşriklerinin yaptığı işkencelere rağmen inançlarından taviz vermediler, İslam’ı daha iyi yaşayabilmek için Habeşistan’a hicret ettiler.

Medineliler, Müslüman olduktan sonra Akabe’de Peygamberimizi (sav) canları pahasına koruma sözü verdiler; Bedir, Uhut, Hendek, Mu’te ve Huneyn’de sözlerinde durdular; İslam’ı dünyaya yaymak için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadılar. Mute’de üç bin kişilik sahabe ordusu, 100 bin kişilik Bizans ordusunu yendi. İmparator Heraklius, komutanlarına niçin yenildiklerini sorduğu zaman aldığı cevap karşısında kanı dondu:

                “Bizim yaşamak için koştuğumuz kadar, onlar ölüme koşuyorlar, ölmekten korkmuyorlar.”

               

O GÜZEL AHLAKI YAYDI

 

Ben sadece öğretmen olarak gönderildim, buyurur Gönüller Sultanı (sav).

23 sene öğretmenlik yaptı, toplumdaki kötü ahlakı yok edip güzel ahlakı ihya etti. Puta tapmayı, adam öldürmeyi, zinayı, içkiyi, kumarı, kız çocuklarını diri diri toprağa gömmeyi, faizi, gasbı, çalmayı, kadın ve kölelere kötü muameleyi kaldırdı.

Allah’a kulluğu, iyilik yapmayı, zekât ve sadaka vermeyi, yardımlaşmayı, komşuya ve yolcuya iyiliği, fakiri ve yoksulu doyurmayı emretti. Dilencisiz bir toplum inşa etti, güzel ahlakı yerleştirdi.

Onun 23 senede yaptığı inkılabın benzeri yoktur.

“Herkes bilir ki sigara gibi küçük bir âdeti, küçük bir toplumdan, büyük bir hâkim, büyük bir gayretle ancak, devamlı olarak kaldırabilir. Hâlbuki Gönüller Sultanı (sav), büyük ve çok âdetleri, görünüşte küçük bir kuvvetle az bir gayretle kısa bir zamanda kaldırıp yerlerine öyle yüksek hasletleri, müminlerin damarlarına karışmış derecede sabit olarak yerleştirdi ki bu değişime hayran olmamak mümkün değil. 23 senede Arap yarımadası halkını a’dan z’ye kötüden iyiye, yanlıştan doğruya, çirkinden güzele değiştirdi.”

İslam öncesi Araplar toplumunda puta tapma, adam öldürme, faiz, zina, içki, kumar, aldatma, zulüm, hile, yalan yaygındı. Kötü davranışları ortadan kaldırdı; güzel ahlakı benimsetti.

İslam inkılâbının tarihte benzeri yoktur. Allah Rasulü (sav) mükemmel bir eğitimcidir.

 

OKUMAYI ÖĞRETTİ

 

Araplar kitap nedir bilmezdi, okumuyorlardı.

Gönüller Sultanı (sav) kitap getirdi, o kitabı her gün okudu ve okuttu, ezberledi ve ezberletti. Okumayı sevdirdi.

Araplar okul nedir bilmezdi, Gönüller Sultanı (sav) Medine’ye hicret edince caminin yanına Suffe Okulu açtı. Okuma, öğrenme, öğretme, ilim rağbet edilen bir davranış hâlini aldı.

Kutsal kitap okumayı ve ilim öğrenmeyi emreder:

“Allah’tan en çok âlimler korkar.

Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”

Gönüller Sultanı (sav):

“Beşikten mezara ilim öğreniniz, buyurdu.”

İlim insana üstün meziyetler kazandırır, onu olgun ve kâmil hâle getirir.

 

İSLAM KARDEŞLİĞİNİ GETİRDİ

 

Bugün İslam ülkeleri paramparça ve birbiriyle boğuşuyor.

İslam öncesi Medine’de yaşayan Hazrec ve Evs kabileleri birbirleri ile savaş hâlindeydi. Şehirdeki Yahudilerin kışkırtmaları sonucu birbirleriyle 120 savaşmış, birbirlerinden sayısız insan öldürmüşlerdi.

Gönüller Sultanı (sav), muhakkak ki müminler kardeştir fermanını getirdi.

İslam kardeşliği sayesinde Evs ve Hazrec arasındaki savaş sona erdi. Kayle’nin çocukları Evs ve Hazrec yeniden kardeş oldular, bir daha birbirleriyle savaşmadılar.

İslamiyete göre ırkın, kavmin, soyun önemi yoktur. Asıl olan insanın Allah’tan korkan, iyi insan olmasıdır. Bu da kulluk ve güzel ahlak ile mümkündür.

Gönüller Sultanı (sav) Medine’ye hicret ettikten sonra Medineli Ensar ile Mekkeli Muhacirleri kardeş ilan etti, bir Mekkeli ile bir Medineli kardeş oldu.

Medine’de yaşanan İslam kardeşliğinin dünyada benzeri yoktur.

Allah Resulü’nün (sav) hayatını okumak ve Kur’an’ın emirlerini hayata geçirmek, Müslümanların her türlü derdinin çaresidir.

Gönüller Sultanı’nın (sav) hayatını okumalı, onu tanımalı, sevmeli ve yaptıklarını örnek almalıyız.

Berrak kaynak suları gibi bir Türkçeyle onun hayatını ve davasını anlatmak istedim.

İyi insan olmak, çocuklarına güzel ahlak kazandırmak, kendisi güzel ahlaka sahip olmak isteyenler onu örnek almalı.

İnsan tanımadığını sevmez. Onu tanıyan onu mutlaka sever ve örnek alır.

Gönüler Sultanı Hz. Muhammed’in (sav) Hayatı başucu kitabınız olsun.

 

PAYLAŞ

YORUM YAP