Genelkurmay’da Org. Hasan Iğsız’ın, Org. Ergin Saygın’ın talimatıyla AKP’yi tasfiye andıçları hazırlanıyor. Resmen politika yapılıyor ve Anayasa çiğneniyor. Politika yaparak, andıçlar hazırlayarak Anayasa çiğnemek “bazı” subayların görevi değildir.Milletten aldıkları maaşla, millet iradesiyle kavga edenler derhal görevden alınmalıdır. Personelinin neler yaptığından Org. İlker Başbuğ’un habersiz olması düşünülemez. Hele milletin karşısına geçip “eylem planı” için “kâğıt parçası”; Poyrazköy’de bulunan lav silahları için “boru” diyen bir genelkurmaybaşkanı, olup bitenden mutlaka haberdardır. Yapılması gereken, demokratik ülkelerde olduğu gibi, darbe eylemine karışanların görevden alınması ve yargılanmasıdır.
Olayların vahim tarafı, işin terörle mücadele boyutu. Ülke 26 senedir terörle mücadele ediyor; Genelkurmay’da örgütlenmiş bir takım subaylar, Aktütün ve Dağlıca eylemlerinin içinde, karakolların bombalanmasını seyrediyor ve hatta planlıyor. Poyrazköy ve başka yerlere suikast silahları gömüyor.
Daha önce emekli Tümgeneral Levent Ersöz’ün de terörist Cemil Bayık’la görüştüğü medyaya yansımıştı.
Tuğgeneral Erdal Şenel’de bulanan “Karanlık Savaş Konsepti 2” adlı dökümanda; “Terörün açıktan lanetlenmesi, ancak el altından desteklenmesi, insanî değerler, terör ve etnik milliyetçiliğin silah olarak kullanılması.” yolunda tüyler ürperten planların çizildiği ortaya çıkmıştı.
SAREM Başkanı Tuğgn. Süha Tanyeri’nin “Terörün açıktan lanetlenmesi, el altından desteklenmesi” gerektiğini söylediği medyaya yansımış ve Ergenekon İddianamesine girmişti.
Ordu içine çöreklenen bir cunta, halkımızın ordumuza duyduğu saygıyı pervasızca istismar ediyor. Kendilerini “ordu, asker, derin devlet” olarak maskeliyor. Artık maske düştü. Genelkurmay’ın kılcal damarlarına sızan bu cuntanın temizlenme zamanı geldi.
“Ergenekon’un Şifreleri” adlı romanı yazarken şu noktaya dikkat çekmiştim:
“Ergenekon Davasında emekli olmuş subaylar ve onlarla bağlantılı olan kişiler yargılanıyor. Bu davanın ordu içinde, bürokraside, parlamentoda, medyada, adlî bürokraside uzantıları var. Gladio, her kuruma uzanan bir örgüt. Müfettiş Safa, buların deşifresi için kolları sıvadı.” (Ergenekon’un Şifreleri, Popüler, s.340)
İtalyan Gladio’sunda 30 general, 59 profesör, 19 yüksek yargı mensubu, bir başbakan, 12 bakan, bankacı, istihbaratçı; toplam 622 kişi örgüt üyeliğinden mahkûm oldu. 463 parlamenterin dokunulmazlığı kaldırıldı, 911 işadamı ve 2993 memur yargılandı.
Sıra yarın birgün Aydın Doğan, Ertuğrul Özkök, Bekir Coşkun, Deniz Baykal, Şahin Mengi’ye gelebilir. Onlar da Silivri’ye düşerse hiç kimse şaşmasın.
Mason, Lions, Roteryan localarının kapıları çalınırsa şaşırmayacağım.
Sene 2004. NATO Askerî Komisyon Başkanı Orgeneral Harald Kujat, Lettland’ı ziyaret için çıktığı yolculuk sırasında, basına demeç verdi. Bu demeci duyan Alman Savunma Bakanı Peter Struck Orgeneral Kujat’ı hemen telefonla aradı ve fırçaladı. Savunma bakanı:
“Bir NATO ülkesinde kişisel görüşlerinizi açıklama yetkiniz yok.” dedi.
General Kujat, suçunu müdrikti:
“Sayın bakan, saygılar sunuyorum, haklısınız.”(Der Spiegel, 26.01.2004, s.18)
Org. Kujat’ın saygılar sunmasının elbette sebebi var. Peter Struck’tan önceki Savunma Bakanı Rudolf Scharping, Genelkurmay Başkanı General Kirchbach’ı görevinden almış, yerine General Harald Kujat’ı atamıştı.
Olay şöyle gelişmişti:
Savunma Bakanı Rudolf Scharping, savunma harcamalarını azalmak amacıyla Org. Kirchbach’tan reform planı istedi. Getirilen plan baştan savma yapılmıştı. Bakan Scharping, planı beğenmedi ve kendisini ciddiye almayıp doğru dürüst bir plan hazırlamayan Genelkurmay Başkanı Org. Kirchbach’ı görevden aldı ve yerine Org. Harald Kujat’ı atadı. (Der Spiegel, 26.08. 2000, s.40)
İspanya’da bayan Savunma Bakanı Carme Chacon, genelkurmaybaşkanı ile kara, deniz ve hava kuvvetleri komutanlarını emekli etti.(Temmuz 2008)
Demokratik ülkelerde teamül böyle.
Bizde de Org. İlker Başbuğ ve darbe işlerine karışanlar derhal görevden alınmalı ve yargılanmalı.
Not: Zeytinburnu Yeni Yüzyıl Derneği’nde ailede çocuk eğitimi ile ilgili, hayli verimli ve faydalı bir konferans verdim, dinleyicilerle zevkli sohbetler yaptık, soruları cevapladım. Kültür ve eğitim hayatımıza katkıda bulunan değerli dernek başkanı Vehbi Bedür ve yönetim kurulu üyeleri Orhan Kıtay, Necat Şendur, Alaaddin Kıtay, Sabahattin Öztekin ve kıymetli dostları tebrik ve gençlerin eğitimine verdikleri emekten dolayı teşekkürlerimi sunuyorum.
Beyin vitamini: Aziz şair Yusuf Dursun’un Peygamber Çiçekleri ve Yıldız Gözlü Melek Yüzlü Şiirler isimli nefis bir Türkçeyle ve tertemiz bir yürekle çocuklar için yazdığı kitaplarını çocuk sahibi dostlara ve çocuk okuyucularıma tavsiye ediyorum. İrtibat: Nehir Yayınları, 0212 512 07 49; Nesil, 0212 452 1290)
Sosyal Ağlarda Paylaş