Eğitimci yazar Ali Erkan Kavaklı, çağın tefsiri olarak nitelenen Risale-i Nur Külliyatının yazarı Bediüzzaman Said Nursî’nin başarı sırlarını ele alan bir kitap yayınladı. Başarının Manevî Dinamikleri ve Bediüzzaman adını taşıyan kitap, milyonlarca satan ve birçok ülkede üniversitelerde ders kitabı olarak okutulan eserlerin yazarını, kişisel gelişimci gözüyle ele alıyor, Bediüzzaman’ın başarının manevî dinamiklerini bildiğini ortaya koyuyor.
Çocuklarımızı hem ahlakî yönden iyi eğitelim hem de okulda ve hayat okulunda başarılı olsular diyen anne-baba ve eğitimciler için iyi bir başvuru kitabı hazırlamış Kavaklı.
Bediüzzaman, gerek eserleri ve gerekse yetiştirdiği talebeleri ile çağa mührünü vuran bir âlim. Onun idam sehpalarını, mahkeme koridorlarını, sürgünleri gözü aldığı bir “dava”sı var. Davasını herkese ispatlamak ve dünyanın her yerine duyurmak istiyor. Yaşadığı uzun ve çileli ömrü sonunda, bütün imkânsızlıklara rağmen hem Kur’an nurlarının sönmez ve söndürülemez olduğunu herkese ispatlıyor hem de davasını herkese duyuruyor.
Birçok yazarın masa başında, bilgisayar ortamında yazamadığı Kur’an hakikatlerini, Bediüzzaman, hapishanelerde, sürgünlerde, Çam Dağı’nda yazıyor ve okuma-yazma bilmez Anadolu köylülerini okur-yazar yaptıktan sonra onlara çoğalttırıp dünyaya neşrediyor.
İnanılmaz bir başarı serüveni.
Sonunda Ziya Paşa’nın beytini doğrulayan bir iman hizmeti ortaya koyuyor:
“Takdir-i Huda, kuvve-i bazu ile dönmez;
Bir şem’a ki Mevlâ yaka, üflemekle sönmez.”
1926’lı yıllarda başlayan Kur’an tefsirlerini yazma serüveni, 1960’lara gelene kadar destanlaşan bir iman hizmetine dönüşüyor.
Bir önsöz ve 22 bölümden meydana gelen Başarının Manevî Dinamikleri ve Bediüzzaman adlı eser, aşağıdaki temel değerleri öne çıkarıyor ve Bediüzzaman’a göre başarının manevî dinamikleri sayıyor:
1. Bediüzzaman okumayı ibadet saydı, ömür boyu okudu ve okuttu.
2. İslam’a hizmet idealizmiyle yaşadı ve talebelerine bu azim ve inancı verdi. Bu azimle çalıştı.
3. İlme ve eğitime önem verdi. Talebelerini ömür boyu eğitti.
4. Hafızasını iyi kullandı, kendisini davasına adadı, davası ile ilgili olmayan konularla ilgilenmedi.
5. Çalışmayı ibadet saydı. Çok çalıştı ve çalışmayı öğütledi.
6. Arkadaşlarını iyi seçti, iman ve Kur’an’a hizmet için cemaat oluşturdu. Allah’ın rahmet ve bereketinin cemaat üzerine olduğu bilinciyle yaşadı.
7. Allah rızasını esas aldı, var gücüyle çalıştı ve neticeyi Allah’tan bekledi.
8. Ümitsizliğe düşmedi, en kötü şartlarda bile talebelerine ümit verdi. “Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılabatı içinde en yüksek ve gür seda, İslam’ın sedası olacaktır.” vecizesini temel prensip kabul etti.
9. Kur’an’ın temel hedefinin dünya ve ahiret saadetini temin etmek olduğu tezini işledi. Talebelerine hem dünya işlerinde hem dinî hizmetlerde başarılı olmayı tavsiye etti.
10. Çağını iyi okudu, yenilikleri takip etti. Müspet hareket etti, menfi hareketlere yönelmedi.
Bediüzzaman, çok ağır şartlara rağmen inandığı davasına hizmet etti, sızlanmadı, kimseden şikâyet etmedi, çalıştı ve sonuçta muhteşem eserler ortaya koydu.
Onun takip ettiği yolu izleyenler, hem dünya işlerinde başarılı olabilir, hem iman hizmetleri için koşuşturur. İslam dünyasının birliği ve İslamiyetin bütün dünyaya yayılacağı inancıyla daha fazla çalışır.
Başarının Manevî Dinamikleri ve Bediüzzaman şevk ve ümit veren bir eser. Bilgilendiriyor, yol gösteriyor, kutlu yola ışık tutuyor.
Kavaklı’yı kutluyor, Nesil yayınları arasında çıkan eseri okuyucularımıza tavsiye ediyorum. (İrtibat:0212/5513225)
Sosyal Ağlarda Paylaş