Arşiv: 'Yazılarım'

DEMOKRASİ GÖMLEĞİ GENELKURMAY’A DAR

Son Çıkan Kitaplarım
                                                                             "
www.kitapyurdu.com\'dan satın al

Anayasa’ya el âlem görsün diye, Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir, yazmak kolay.  Lakin Anayasa’ya yazmakla demokrasi olmuyor.Hukukun üstünlüğü önemlidir, hukuk herkese lazım, demek de kolay.Anayasa’ya kuvvetler ayrılığı esastır, yargı bağımsızdır, yazmak da kolay. Ama uygulamaya gelince generaller rahatsız oluyor. Genelkurmay ve generaller yargının üstündedir, demek de lazımmış(!)“Kanun önünde herkes eşittir.” yazmışlar, ama iş bununla bitmiyor. Yazmanlar, generaller hariç, yazmayı unutmuşlar!Emekli generaller kayıp. Muvazzaf generaller, kışlada nöbet bekliyorlar.
Devamını oku

Ordunun Çürük Yumurtalarını Tasfiye Zamanı

Kitaplarım(Bilgi için resmin üstüne tıklayınız)
"
www.kitapyurdu.com\'dan satın al

Üstgm Fırat:“Çok zayiat veriyoruz ya “heronları düşürün veya koordinatlarını değiştirin.” Yrb Selami Selçuk: “İcabına bakarız.” Tuğamiral Alaettin Sevim’den de yardım istemiş Üstgm Fırat. Yardım konusu, PKK’lıların zayiatını azaltılması veya durdurulması. Bu ihanet konuşmalarından sonra ne beklersiniz? Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ’un basın toplantısı düzenleyip adı geçen memurların açığa alındığını, haklarından başlatılan ve bugüne kadar savsaklanan soruşturmanın hızlandırıldığını, terörle mücadele her gün büyük kayıplar veren bir orduda böyle “hain”lerin barınamayacağını ve ilgililerin ordudan atıldığını açıklamasını, değil mi?
Devamını oku

POSTMODERNİTE ve İSLAMİYET

www.kitapyurdu.com\\\\\\\'dan satın al

Türkiye Yazarlar Birliği Konya şubesinde, geçen hafta(10 Temmuz) “postmodern düşünce, sanat ve edebiyat” konulu bir sohbet yaptım. Konya’mızın güzide aydınları ile postmodern düşüncenin doğuşunu, modernizme yönelttiği eleştirileri ve insanın mutluluğunu esas alan tekliflerini konuştuk. Modernizm tekelci, Batı merkezli, öteki kültür ve medeniyetleri önemsemeyen, yağmalayan, görmezden gelen ve yok eden bir zihniyetin ürünü. Kapitalist Batı medeniyeti, maddeci, pozitivist, sömürgeci ve çıkarcı. İnsanı ben merkezli düşünmeye sevk ediyor. Çare mi?
Devamını oku

ORDU NEDEN PKK’YI BİTİREMİYOR?

700 bin kişilik ordumuz var. NATO’nun 2.büyük ordusu. 26 yıldır PKK ile baş edemiyor. Kandil Dağını 6 ay kuşatıp PKK’nın erzak, teçhizat, ilaç vb. yardım alması neden önlenemiyor?
İspanya ordusu 120 000 kişilik. İspanya Savunma Bakanı Carme Chacon, savunma bakanı olur olmaz, hamile hâliyle orduyu denetledi. 4 Temmuz 2008’de kendince yeterli görmediği kuvvet komutanlarını görevden aldı. Sosyalist Başbakan Jose Luis Rodriguez Zapatero hükümetinde görev yapan Bakan Chacon, orduyu sivil disiplin altına aldı:
“Diktatör Franko’dan sonra uzun bir yolu geride bıraktık.” diyen bayan bakan, orduyu modernize ediyor, askerliği meslek hâline getiriyor. İspanya ordusunda askerlerin % 12.2’si bayandan oluşuyor. Avrupa’da Fransa’dan sonra ikinci sırada. Bakan Carme Chacon, popülerlik sırasında içişleri bakanından sonra geliyor. Maennermagazin dergisi kendisini dünyadaki 100 etkili kadın arasında göstermiş. Ekonomik krizde, sosyalistler kendisini bir ümit olarak görüyorlar. Sonbaharda Katalonya bölgesinde hükümetin umudu olarak seçime girecek. Başbakan Zapatero, kendisini yardımcılığa getirebilir. Parti içinde başbakandan sonra yerine geçecek politikacı olarak görülüyor. (Der Spiegel,12.04.10, s.97)
Devamını oku

RUHSAL VE DUYGSAL ZEKÂYI GELİŞTİRME ZAMANI

Stephen Covay, 8. Alışkanlık Bütünlüğe Doğru adlı eserinde zekâyı dörde ayırır: 1. Ruhsal zekâ 2. Duygusal zekâ 3. Zihinsel zekâ 4. Bedensel zekâ.

Ruhsal zekânın bedenimizdeki merkezi vicdandır, vicdan Allah ile bağlıdır. Covey, ruhsal zekâyı geliştirmek için İncil okuduğunu, dua ettiğini ve kiliseye gittiğini anlatır. Yaz tatilini değerlendirerek çocuklarımızın zekâ gelişimini desteklemeliyiz. Çocuklarımızın ruhsal ve duygusal zekâlarını geliştirmek için Kur’an öğrenmelerini sağlamalı, camilere gitmelerini teşvik etmeli, dua etmeyi onlara öğretmeliyiz.
Devamını oku

TAŞERONU BİLİYORUM, ANLATACAĞIM

Almanya’nın Nürnberg yakınlarındaki Misyonerwerk’te hafta sonu bir toplantıya davet edilmiştim. Medine Verein temsilcisi Cemaleddin Özdemir’le birlikte toplantıya katıldık. Konu İslamiyet idi ve biz İslam konusunda papazları ve davetlileri bilgilendirmek üzere toplantıya çağrılmıştık. Toplantıya Lübnan’dan gelen ve Almanca bilin bir profesör ve eşi de katılmıştı. Lübnanlı profesör, Lübnan’daki Hıristiyan ve Müslümanların barış içinde bir arada yaşamalarını ilgi çekici örneklerle anlattı. Oldukça iyimser ve olumlu bir konuşma idi. Kıyamet habercisi konuşma eşininkiydi. Eşi, gündem dışı bir konuda bir sunu gerçekleştirdi. Konu, “Tarihte Ermeniler ve Ermenistan” idi.
Devamını oku

Sınavlarda Daha Başarılı Olma Metotları

Üniversite Sınavları (LYS) süreci başlıyor. Cumartesi saat 10’da matematik-geometri, öğleden sonra yabancı dil, pazar günü sosyal bilgiler, gelecek hafta cumartesi edebiyat-coğrafya, pazar günü de fen bilgisi sınavı yapılacak. Bu defa sınavlarda bilgi ağırlıklı ve ders konularını daha çok kapsayan sorular gelecek. İyi hazırlanan ve konuları bilenler daha kârlı çıkacak. Eskiden her soruya bir dakika zaman veriliyordu. Bu defa soru başına düşen süre 1.5 dakikayı buluyor. Psikolojik olarak daha iyi bir durum.

Sonuçta üniversiteye giren öğrenci sayısı kontenjanlar kadar olacak. Sınav şartlarındaki iyileşme, ümit ederim, okumak isteyen her öğrencinin üniversitelerde yer bulabileceği sürece kadar sürer. Ülke bu eleme sınavlarından kurtulur, lisedeki ders notlarının ortalamasıyla üniversitelere yerleşir hâle gelir. Okumak isteyen öğrencilere, üniversitede yer yok, demek; devletin eğitime yeterince yatırım yapmadığını gösterir. Kalkınmak isteyen ülke, gençlerini iyi eğitmek zorundadır. Sınavda başarılı olmanın prensipleri var. Bu yazımda onları anlatacağım.
Devamını oku

OKUYAN ŞEHİR ve NEBİLER DİYARI DİYARBAKIR

Diyarbakır benim için tanıdık bir sima, sevilen bir dost, kalbiyle yüreğime ilham veren bir şehir. Bu kadim peygamberler şehrinin ilhamıyla iki roman yazdım. Medeniyetler beşiği Diyarbakır’a ilk olarak İtiraf Ediyorum ve Cehennem Vadisi isimli romanlarımı yazmak istediğim zaman mekânı ve kahramanlarımı tanımak için gitmiştim.1997’de biraz da yüreğim korku dolu olarak, 2001’de ise efsane emniyet müdürü Gaffar Okkan’ın öldürülmesinin ardından derin bir üzüntü duyarak bu güzel şehre ayak bastım.
Devamını oku