Arşiv: 'Genç Adam Yüreğini Ateşle'

BİR BAŞARI KLASİĞİ BAŞARIYA GÖTÜREN YOL

Son Çıkan Kitaplarım
                                                                             "
www.kitapyurdu.com\'dan satın al

                                                                                        Büşra Özkul

Ali Erkan Kavaklı’nın yazdığı Başarıya Götüren Yol adlı kitap Nesil yayınları arasından çıkan eser 18 baskı yapmış. 188 sayfalık kitap, kelimenin tam anlamıyla iyi gaz veriyor. Her öğrencinin okuması gereken iyi bir başarı ve motivasyon kitabı. Kitapta başarı metotları madde madde sıralanmış, insanı başarı için motive eden unsurlar tet tek yazılmış. Bunun yanı sıra kitapta başarılı insanların başarı hikâyeleri anlatılmış. Böylece kitap sade bir nasihat kitabı olmaktan kurtarılmış. Pratik örneklerle donatılmış. Bu yönüyle hayli yol gösterici.
Size sıra dışı bir başarı hikâsinin özetini sunmak istiyorum.
Devamını oku

YÜREĞİNİ ATEŞLE

Kitaplarım(Bilgi için resmin üstüne tıklayınız)
"
www.kitapyurdu.com\'dan satın al

Okul zilleri çaldı. Başarı heyecanı başladı. İlk günler tanışma ve sohbetle geçer. Ama şunu da biliyorum ki iyi bitirmek için iyi başlamak da lazım. İyi başlamak için de iyi bir proje yapmak gerekir. Öğrencilere sene başında kendilerini iyi bir yol haritası yapmalarını önereceğim. On basamaklı bir yol haritası. Basamaklar şöyle sıralanabilir:
Devamını oku

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA VE ETKİLİ ÖĞRENME METOTLARI

www.kitapyurdu.com\\\\\\\'dan satın al

Başarılı olmak için plan yapmak ve düzenli çalışmak en birinci şarttır. Zamanı verimli kullanmak için de program yapmak şarttır.

            Yüksek yerlerde hem yılana hem kartala rastlanır; biri sürünerek, öteki uçarak gider, der Cenap Şahabettin.

            Gün herkes için 24 saattir. Zamanı iyi kullanan, kötü kullananı geçer.            Zamanı iyi kullanmanın yolu, program yapmaktan ve programlı çalışmaktan geçer.

            Programlı çalışmayanlar, istedikleri hedefe ulaşamazlar.
Devamını oku

SINAVLARA NASIL HAZIRLANMALI

Yurdumuzu karış karış gezerek öğrencilere başarılı olmanın yollarını anlatıyorum. Hayat bir maratondur, duran geçilir. Türkiye, Yunanistan’dan geri kalmış durumda. Bizde kişi başına düşen milli gelir 5477 dolar, Yunanistan’da 20 bin dolar civarında. Almanya ve Japonya ile yarışmamız gerekirken Yunanistan’dan geri kalmak, Yunan milli takımını 4-1 yenen milli takıma ayak uyduramamak demektir. Başarı metotlarını bilir ve iyi uygularsak başımız dik ve alnımız açık yaşarız.
Devamını oku

Kavanoz ve 2 Fincan Kahve

Bir gün bir felsefe profesörü, elinde birkaç kutu olduğu halde derse gelir. Ders başladığında, hiçbir şey söylemeden, önüne büyükçe bir mayonez kavanozunu alır ve ağzına kadar tenis topları ile doldurur.

Öğrencilere kavanozun dolup dolmadığını sorar. Öğrenciler ittifakla:

-Kavanoz doldu, derler.
Devamını oku

MOTİVASYON YETENEKTEN ÖNCE GELİR

Almanya’nın efsane kalecisi ve Bayern Münih’in file bekçisi Oliver Kahn, futbolu bıraktıktan sonra kendini gençleri motive etmeye adamış. Okullara gidip motivasyon konuşmaları yapıyor. Fatih Terim veya Hakan Şükür’ün aklına da böyle şeyler gelmeli. Efsaneler, gençlere rehberlik etmeliler. Çok iyi ve fevkalade faydalı olur.
Devamını oku

ZOR OLANI BAŞARMALI

Değerli okuyucum Çiğdem Hanım,                                                  5.12.2002/ İstanbul

 

Mektubunuzu cevabını geciktirdiğim için özür dilerim. Size nasıl yardımcı olabileceğimi biliyorum, yazmak kolay, uygularsanız can sıkıntısından kurtulursunuz.
Devamını oku

İDEAL SAHİBİ OLMAK

İdealler insanları yükseltir.

         Hayatta ulaşmak istediğimiz bir hedef yoksa kendimize bir hedef tespit edememişsek kendimizi motive etmemiz zorlaşır.

         Gayesi olmayan insanlar, kendini mahveder. İçki, kumar, uyuşturucu ve diğer eğlencelerin peşinde hayatlarını tüketirler.

         Bir gaye ve hedefi olmayan insanlara daima acımışımdır.

Bizim gibi orta yaşlılar ve ihtiyarlar, ah gençlik bir daha elime geçse ne işler başarırım, diye hayıflanır dururuz.

         Gençlere bakıyorum, o müthiş enerjilerini, kendilerine hiç mi hiç faydası olmayacak şeylerle öldürmek için âdeta yarış ediyorlar.

         Mesela bir takım tutuyorlar, onun başarısına bedavadan seviniyor, yenilgisine yok yere üzülüyorlar.

         Ne manasız bir üzüntü, ne anlamsız bir sevinç!

         Şimdi geriye dönüp gençlik yıllarıma bakıyorum, moda olsun, arkadaşlar arasında mahcup olmayayım, bir takımım da benim olsun, diye takım tutmuşum, maçlarını takip etmişim, üzülmüşüm, sevinmişim, hepsi için zaman harcamışım.

         Elime ne geçti?

         -Hiç!

         Keşke maç izlediğim zamanlarda kitap okusaydım… Hayatta başarılı olmuş insanların neler yaptıklarını, nasıl yaptıklarını öğrenseydim. Şimdi 45 kitabım var, o zaman 90 kitabım olurdu.

            Kaldırım Mühendislikleri ve Kahveler

         Okul bahçesinde, sokaklarda aylak aylak gezen gençler görüyorum. Hatta öbek öbek delikanlılar, sokak başlarında dikilip gelene gidene aval aval bakıyorlar. Kimi gençler de kahvede elli bir, altmış altı, okey vs. oynuyorlar.

         Zira yapacak bir şeyleri yok.

         Yani hedefleri yok.

         Kendilerine yazık ediyorlar.

         Onların zamanı bende olsa İngilizce ve Arapça öğrenirdim.

         Kaldırım mühendisliği yapacağıma kitap tercüme eder, para kazanırdım.

         Okuduğum güzel kitaplara bakar, onlardan daha iyisini yazmaya çalışırdım.

         Kendime büyük ve üstün bir gaye edinirdim. O hedefe ulaşmak için okur, düşünür, büyük ve başarılı olmuş insanlarla sohbet eder, benim gibi düşünen arkadaş bulur, onlarla kafa kafaya verir, büyük işler başarmak için gayret sarf ederdim.

            On Yıl Sonra

         Her genç, dünyanın merkezine kendisini koymalı. Yaşayan en önemli varlık, benim, demeli. En önemlisi de kendisine şu soruyu sormalı:

         “On yıl sonra ne olacağım?”

         Cevap olarak da dünyanın en büyük bilgisayar mühendisi, en iyi doktoru, en büyük yazarı, en dirayetli âlimi, en iyi futbolcusu, en başarılı öğretmeni vs. diyebilmeli.

         Dünya ile yarışmayı göze almalı ve bunun için yarışmalı.

         Çok övündüğümüz atalarımız Osmanlılar, Selçuklular, Hunlar, Karahanlılar hep dünya çapında işler yapmışlar.

         Bir genç, yapacağı işte dünyanın en iyisi olmak için çalışırken, gayesine ulaşmasına engel olacak her şeyi terk etmeli; basit, lüzumsuz, önemsiz işlerle ilgilenmemeli.

         Bilgisayar mühendisi olacak biri için hafta sonu maçlarının veya takım tutmanın ne önemi var? Onu futbolcu olmak isteyen takip etsin.

         Yazar olmak isteyen biri, kahvehaneye gidip nasıl oyun oynar?

         Onun yeri kütüphane değil mi?

         İslam âlimi olmak isteyen biri, kaldırım mühendisliği yaparak vakit öldürebilir mi?

         Gençlerimiz dünya ile yarışmazsa yarının Türkiye’si sınıfta kalır.

         Bugüne kadar ülkemizi yönetenler dersini iyi çalışmamış. Ne ekonomi, ne ilim, ne de teknik alanda dünya ile yarışabiliyoruz. Türkiye gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler sıralamasında hayli gerilerde.

         Kalkınma sıralamasında Amerika 5 000 puan ile birinci olurken Türkiye bin puanın altında kalmış.

         O zaman dedelerimiz ve babalarımız tembelmiş ve ödevini yapmamış.

 Yarını Kurtarmak İçin

         Yarınlar bizim olsun istiyorsak gençler çok çalışmalı. Ame­rikalı, Japon, Alman gençlerle yarışmalı.

         Yarını kucaklamak isteyen bir genç şunları yapmalı:

         1. Mutlaka bir işi dünya çapında yapmalı.

         2. Üniversite bitirmeli veya bir meslek öğrenmeli.

         3. En az bir yabancı dil bilmeli.

         4. Büyük idealleri ve hedefleri olmalı.

         5. Birlikte çalışmayı öğrenmeli ve takım çalışması yapmalı.

         6. İnsanlarla iyi iletişim kurabilmeli.

         7. Öğrenme yeteneğini geliştirmeli ve öğrenmenin süreklilik istediğini bilmeli.

         8. En büyük meziyetin çalışmak olduğunu bilmeli.

         9. Problemler karşısında yılmamalı, çözüm üretmeyi öğrenmeli.

            10. Sırf kendisi için değil, insanlara faydalı olmak için çalışmalı. İyi bir Müslüman, meyve ağacı gibidir.