Bir Karar Hikâyesi: “Baba Bilgisayarı Satalım”

0

Adana’da bir dizi konferans verdim. Konferanstan sonra Yuva-Kur’da Başkanı Necip Gazel ve dostlarla sohbet ederken baba-oğul iki kişi çıkageldi. Ersan Bey’i tanıyordum. Karataş’a konferans vermeye birlikte gitmiştik, bize mihmandarlık etmişti. Esnaftı, ihracat yapıyordu. 45 yaşlarında, hafif toplu, bıyıklı, mütebessim, temiz kalpli bir insan.

Karşımdaki divana oturdular. Ersan Bey, beni oğlu ile tanıştırdı:

“Muhammed Erkam, oğlum, lise ikide okuyor.”

“Memnun oldum. Güzel isim koymuşsunuz.”

“Hocam, yolculuk sırasında anlatmıştım, Erkan zeki fakat okuldaki başarısı zekâsı ile orantılı değil. Yeterince ders çalışmıyor. Neler tavsiye edersiniz?”

Erkam, boyuna göre hafif kilolu, mütebessim yüzlü, zeki bakışlı bir delikanlı. Gülümsedim ve şöyle dedim:

-Adın güzelmiş. Yüzünde nurlu. Seni gözüm tuttu.  Okula gelince…

Baltayı taşa vurmamalıydım, önce okul derslerini öğrenmeliydim. Bazen çocuklar ne kadar başarılı olursa olsun anne ve baba daha fazlasını ister. Benzer bir durum olmasın diye ihtiyaten sordum:

-Takdir veya teşekkür aldın mı?

-Fizikçi 49 verdi. O yüzden teşekkürü kaçırdım.

-Zayıf var mı?

-Düz. Ne teşekkür var ne zayıf.

Gülümsedim:

-Beğenilmeyen notları öğretmenlerin verdiğini, yüksek notları ise öğrencilerin aldığını biliyorum.

-Tabi ki zayıfları öğretmenler verir, dedi Erkam. Heyecanlı idi ve kendisini savundu.

-Cesaretin hoşuma gitti. Günlük kaç saat ders çalışırsın?

Nasırına basılmış gibi heyecanla hopladı, sandalyeden öne doğru eğildi, sonra geriye yaslandı:

-Ben öyle uzun süre ders çalışamam, dersin başında bir-iki saat ancak otururum.

Ersan Bey’in tespitleri doğru idi. Erkam yeterince ders çalışmıyor ve daha fazla çalışamayacağını da yüksek sesle söylüyordu.  Sesimi yumuşatarak:

-Nefsimiz çalışmayı sevmez, tembellik ve rahat yaşama taraftarıdır. Unutma ki Yusuf Peygamber (sav), nefsimi temize çıkarmıyorum, nefis kötülüğü emreder, merhametli Rabbim istisna, buyurur. Büyük bir peygamber nefsine itimat etmiyor ve onun kötülüğü emrettiğini ifade ediyorsa bizim nefislerimiz daha tehlikelidir. Öyle değil mi?

-Yani, olabilir.

-Gelelim çalışma meselesine. Bir- iki saat çalışmayla dersleri götürdüğüne ve zayıf almadığına göre zeki bir öğrencisin. Daha fazlasını yapabilirsin.

-Yapamam, sıkıntıya gelmem. Bir yerde uzun süre oturamam.

-Niyetine ve ne yapmak istediğine bağlı. İnançlı bir delikanlısın değil mi?

-Evet.

-Çok sevap kazanmayı ister misin?

-Elbette.

-Çok sevap kazanmanın bir sakıncası yok, değil mi?

-Tabi.

-Çalışma süreni iki katına çıkarırsan daha çok okuyacaksın. Okumak Allah’ın emri, daha çok sevap kazanacaksın. Daha çok bilgi öğreneceksin, öğrenmek Allah’ın emri, o da sevap. Daha çok çalıştığın için daha fazla sevap kazanacaksın çünkü çalışmak Allah’ın emri.

-Hiç böyle düşünmemiştim.

-Sana, Elbistanlı Furkan’ı anlatayım. Onunla Elbistan’da tanıştım, üniversite sınavına hazırlanıyordu. Bir plan yaptı, çalışmaya başladı. İlk sınav kötü geçince kazanma ümidini yitirip ders çalışmayı bırakmış. Babası bana haber verdi, kendisini aradım. Sınavın kötü gittiğini, moralinin bozulduğunu, her şeyin boşa gittiğini söyledi. Olayı bir daha değerlendirmesini teklif ettim. Hiçbir şey boşa gitmedi, dedim. Ders çalıştın, çalışmak ibadet. Okudun, okumak ibadet, ilim öğrendin o da ibadet ve sevap. Boşa giden bir şey yok. Hem üniversiteye giriş iki devreli bir maç gibi. Birinci devrede gol yiyip ikinci devrede toparlanıp maçı kazanan çok takım gördüm. Birinci sınav kötü gittiyse yaşasın ikincisi. Şimdi programı yenile. Yeniden başla. Beş saatlik programı altıya çıkar. Daha çok oku, öğren ve çalış. Daha çok sevap kazan. Bana hak verdi. Yeniden çalışmaya başladı. Erciyes Üniversitesi mimarlık fakültesini kazandı.  Okuma, öğrenme ve çalışma konusunu bir de ibadet olma cihetiyle ele almak lazım.

-İyi de ben o kadar çalışamam.

Bu arada babası söze karıştı:

-Hocam, namaz da kılmıyor. İbadet algısı da düzeltilmeye muhtaç.

-Öyle mi? Erkam, namaz kılmıyor musun?

-Kalkamıyorum.

-Erken yatıldığı takdirde kalkmak zor olmaz. Yatman problemlidir.

Konuşma uzayınca Erkam’ın gece boyu internette oyun oynadığı, bu sebeple zamanında yatamadığı ve namaza kalkamadığı, ders çalışmaya da zaman ayıramadığı ortaya çıktı.

-O zaman sen bağımlısın.

-Galiba öyle hocam.

-Akıllı adam işlerini önem sırasına göre yapar. Öğrencinin birinci işi nedir?

-Dersleri tabi ki…

-Öyleyse derslerine odaklan ve kendini bağımlılıktan kurtar. Namaza gelince… Sana birini geri vermen şartıyla 24 altın versem ve sen bir altını bana geri vermesen… Bu durumu nasıl nitelersin?

-Aptallık.

-Allah bize 24 saatlik zaman veriyor ve bunun bir saatini namaza ayırmamızı istiyor. Ayırmazsak akıllıca bir şey yapmış sayılmayız. 5-6 saat internette oyun oynar, 3-4 saat ders çalışmaya zaman ayırmazsak da akıllıca davranmış olmayız. Bana kalırsa tutkularınla değil, mantığınla durumunu değerlendirmelisin ve bağımlılıktan kurtularak derslerine yönelebilmen için babandan yardım istemelisin. Haksız mıyım?

-Haklısın hocam.

-O zaman babandan şimdi bir ricada bulun.

Erkam’ın dudakları titremeye başladı. Boğazı tıkandı. Yutkundu ve şöyle dedi:

-Baba bilgisayarı satalım.

Kendisini tebrik ettim ve bağımlılık yapan bilgisayarı evden uzaklaştırmalarının isabetli olduğunu vurguladım.

Sohbetin sonunda Erkam, farz ibadetlere zaman ayırma ve program 3-4 saat ders çalışma ve takdir almak için çaba göstermeye karar verdi.

Ersan Bey çok mutluydu. Oğlu için aldığı Başarıya Götüren Yol, Dehanı Keşfet Zekânı ve Hafızanı Geliştir, Başarı İnanç İşidir, isimli kitaplarımı imzalattı. Geleceğini kurtaracak isabetli bir karar verdiği için delikanlıyı tebrik ettim.

Başarı inanç işidir. İnanana Allah yardım eder.

Üniversiteyi kazanamayan gençlere bir tavsiyem var: Üniversite okumadan da hayatta başarılı olunabilir. Bir meslek öğrenin ve onu en iyi yapın. Okul bitirmekle hayattaki başarı arasında paralellik yok. Okullar yeteneklerimizi keşfetmeye ve geliştirmeye yardım eder.

Başarı zihinde başlar. Başarılı olacağına inanan, çalışır çabalar ve başarır. Başarısız olacağını düşünen başarılı olamaz.

(Başarıya Götüren Yol’dan…)

PAYLAŞ

YORUM YAP