BEN SENİN ANNENİM, BU HELİKOPTER KALKMAYACAK

0

KAZAN KAHRAMANI ANNE, PİLOTUN YAKASINDAN TUTTU, ONU SARSTI VE HAYKIRDI

Silah sesleri duyulunca yere yatan halk, çok geçmeden tekrar ayağa kalktı, nizamiye kapısına dayandı. Tekbirler yeniden duyuldu. Kalabalık yılıp dağılmamış, korkup kaçmamıştı.

Hatice Hanım, herkesin şaşkın bakışları arasında nizamiyeden geçip pilotlara doğru gitti. Yaşlı fakat dinçti. Eşarbının uçlarından tuttu ve onu sağlamlaştırdı. Sonra kerpeten gibi elleriyle pilotlardan birinin yakasından tuttu ve bağırdı:

“Evladım, ben senin annenim. Bu helikopter kalkmayacak, kendi halkını bombalamayacaksın! Tamam mı?”

Pilot ne yapacağını şaşırdı, ne demeliydi? Düşmanı vurmak için eğitim almıştı, bugün ise bambaşka bir hâl söz konusuydu. Mesleği savaştı, bir subay düşmanla savaşır, ölürse şehit, kalırsa gazi olurdu. Şimdi ne olacaktı? Karşısında tam annesine benzeyen bir kadıncağız duruyor, onun şivesiyle konuşuyor, onun kıyafetini taşıyor ve emir veriyordu.

“Bu helikopter kalkmayacak!”

Bu emir, aynı zamanda vicdanının sesiydi.

Kadın pençe gibi elleriyle yakasını tutmuş, bırakmıyor, bağırmaya ve pilotu sarsmaya devam ediyordu:

“Kendi halkını bombalamayacaksın, tamam mı? Müslümanı öldüren cehennemliktir oğul, cehennemlik! Annadın mı? Bizi bombalayıp cehenneme mi gideceksin? Anan seni bunun için mi doğurdu, bunun için mi besleyip büyüttü? Cehenneme gitmek için mi asker oldun? Bunun için milletin ekmeğini yedin?”

Arkadaşı, kadının omuzundan tutup asılmak ve onu kurtarmak istedi, pilot müdahale etti:

“Binbaşım bırak, bu kadın vicdanın sesi!”

Akın Öztürk genelkurmay başkanlığı peşindeydi. CIA maşası Gülen, devlet başkanı olacaktı. Üs komutanı Hakan Evrim generallik derdinde… Bu işten kendisinin ne çıkarı vardı? Neden ahiretini berbat edecek bir işe girecekti? Kadın doğru söylüyordu, cehenneme gitmek için mi asker olmuştu?

Bu arada halk, Hatice kadının peşinden piste doğru yeni bir hamle yapmış ve yerlere serilmişti. Pilotlar isteseler de uçak ve helikopterleri kaldıramazlardı. Helikopterin pervanesine asılacak, tekerlerin önüne yatacak mangal yürekli yiğitler meydanı doldurmuştu.

Pilot kesin kararını verdi. Yutkunarak:

-Tamam anne, bu helikopterler kalkmayacak!

Hızla geri döndü ve karargâha yürüdü, onu öteki pilotlar takip etti. (15 TEMMUZ DİRİLİŞ DESTANI’NDAN)

PAYLAŞ

YORUM YAP