Bedenleri ile Silahlara Meydan Okuyanlar

0

Bitik Köyü Muhtarı HİCABİ BİTİK ANLATTI

“KAHRAMAN KAZANLILAR BEDENLERİ İLE SİLSAHLARA MEYDAN OKUDULAR”

Akıncı Üssü’ne ilk yürüyenlerden biri Muhtar Hicabi Bitik. Geniş omuzlu, iri bedenli, 51 yaşındaki yiğit muhtar, iki çocuk sahibi. O akşam F 16’ların alçaktan uçtuğunu görünce sarsılmış. sandalye üzerinde sallandım, cami minaresinde leylek yuvası vardı, leylek yuvadan düşmüş, diyor. Tv’de Boğaz Köprüsü görüntülerini görünce darbe olduğunu anlamış.

Yaz mevsimi, iş zamanı, yorgunluk. Kazan’dan halkı meydana çağıran telefonlar gelmiş ve çocukları Kazan’a amcalarına gitmişler.

Sonrasını misafirperver, mütevazı, yiğit Anadolu insanı Hicabi Bey’den dinleyelim:

“Yeğenlerim TAI’deki lokale yemek yemeye gitmişlerdi. Geri geldiler, amca TAI çok kötü, dediler. Telaşla ayağa kalktım ve nizamiyeye kadar gittik. Saat 11.30 civarı. İlk açıklama Devlet Bahçeli’den geldi: Kalkışma hareketine karşıyız, hükümetin yanındayız, dedi.

Sonra Binali Yıldırım kalkışma ile ilgili açıklama yaptı.

Biz nizamiyeye gittiğimizde sadece büyük şehrin kamyonları vardı. Arabam da AK plakalı. Bize ateş açtılar. Bir başçavuş, gelmeyin abi, vuracaklar, dedi. Oradaki askerin hain mi devlet yanlısı mı olduğunu bilmeye imkân yok. Kaymakam, belediye başkanı, vali, savcı ile telefonlaştık. Ne yapabileceğimizi konuştuk. Kazan halkının darbecilere karşı olduğunu hissettirin, dediler.

Çocuklara, gidin belediyeden lastik getirin, dedim.

“Yakalım, dumanlar uçakların görüş mesafesini kapatsın.”

Sezon olması dolayısıyla uşaklar saman balyaları çekiyorlardı. Bizim tarlalar oraya 500 metre. Liseye giden yeğenim Bahadır’a şimdi, lastiği kamyona at, diyorum atamıyor. O gece iki römork lastik ile geldiler.

-Nasıl yaptınız, dedim.

-Bilmiyorum dayı, dedi.

Allah güç vermiş. İki oğlum, üç yeğenimle balya ve lastik yaktık. O anda o balyaları römorka nasıl attıklarını o da bilmiyor. Kazan halkı o gece 7’den 70’e hep oradaydı. Ertesi gün olmama ihtimalimiz vardı. Meclis’i, Külliye’yi, halkı bombalayanlar bizi de kurşunlarlar. O gece direniş sırasında şehit edilen Ali Anar arkadaşım. Samet Cantürk ve Ömer Takdemir oğlumun arkadaşları. M 16 kulübesinin yakınında iki römork saman balyası ve lastik yaktık. Oradaki nöbetçiler bizi çok rahat tarayabilirlerdi, tetiğe dokunsalar hem ben hem yeğenlerim hem belediye personeli kurşunların hedefi olurduk. Silahların karşısına bedenimizle dikildik.

Ertesi gün Tarım Bakanlığı’ndan geldiler, yaktığın ekinlerin parasını iste, verelim diye.

Bir şey istemedim. Ben bin dönüm ekin de yaksam devletim için bir şey istemem.

Cumhurbaşkanımız Külliye’ye davet etti, 80 milyonun huzurunda teşekkür etti, onura etti.

-Bizim yaptığımız ne ki Sayın Cumhurbaşkanım, siz o gece ölümüne seyahat ettiniz, milleti meydanlara davet ettiğiniz, dedim.

-Öyle düşünmeyeceksin, dedi. Elinizden ne geliyorsa onu yaptınız. Bedeninizle silahlara meydan okudunuz.

Vatan elden gidiyor, ne yapabiliriz diye düşündük. Balyaları traktörlerle pis başına götürdük. 16 Temmuz, saat 04.32 civarı. Balyaları, lastikleri yaktık. Elimizden gelen oydu. Önce havaya sonra halkın üzerine ateş ettiler.

Ertesi gün tel örgülerden atlayıp kaçanları yakalattık. Adil Öksüz’ü biz yakalattık.

Halkın orada olduğunu öğrenince hainler paniğe kapılmış. Belediyenin elektrikçisi Durmuş gidip yüksek gerilim hattını kesti. Git, traktörün arkasına tak, çek, telleri kopar, dedim. Hatlar kopunca darbeciler karanlığa gömüldü. Biz oraya ateşe verdikten sonra Akıncı’dan uçak kalkmadı.

-Külliye’yi saat 6.30 civarında vuran uçaklar buradan kalkmadı mı?

-Önceden kalkmış olabilir. Havada yakıt takviyesi yapıyorlar. Saat 3 civarında bir uçak kalktı. Halk tepki gösterdi, bu uçak niye kalktı diye.

-Güvenlik için.

Millet internetten takip ediyor. Gölbaşı vurulmuş, Meclis vurulmuş. Ankara’daki güvenlikçi arkadaşlarımızla irtibat hâlindeyiz. Uçaklar Akıncı’dan kalkıyor, diyorlar.

-Ne güvenliği! Ankara’yı bombalıyorsunuz!

Biz mücadeleye girdikten sonra uçak kalkmadı.

Tarama sırasında biz pist başındaydık. Ümit Güder, Samet Cantürk, Ali Anar şehit olurken… Samet oğlumun sınıf arkadaşı. Şu anda tüylerim diken diken oldu. Samet bir buçuk gün komada kaldı. Ali hastaneye kaldırılırken şehit olmuştu. Mermi kafasına isabet etmiş. Vatan bizim, onun için canını veren şehitler bizim. Hainler, yüreğinde reis sevgisi taşıyanları ve bu vatan bizim diyen insanları hesaba katmamışlardı. TAI’de darbecilere meydan okuyan insanların % 90 hatta % 99’u Recep Tayyip Erdoğan sevgisiyle sokağa çıktı. İyi ki böyle bir liderimiz var. Devlet Bahçeli’ye helal olsun, devlet söz konusu oldu mu parti menfaatleri gözetmedi.

-Reis ile mahalle arkadaşıyız. Akşam namazlarını Zincirlikuyu Camii’nde kılardık. Mert adam, sağlam karakterli, cesur bir lider.

-Annem 75 yaşında. Fanatik Ak Partili. Türkiye ne gördüyse Ak Parti zamanında gördü. Ülke kalkındı. Ben üç dönemdir, muhtarım. Daha önce babam, ondan önce de dedem muhtarlık yaptı. Bu aile adil yönetmese bizi bir daha seçmezler. Babam, bana muhtarlığı verirken şu tavsiyede bulundu: “Kimseden beş kuruş istemeyeceksin, bir yerden para almayacaksınız, haktan ayrılmayacaksın.” Almadım, 15 Temmuzdan sonra sana traktör alalım, dediler, kabul etmedim. Maddi durumum iyi. Allah’ın verdiğine bin şükür.”

Hicabi Muhtar’la görüşmek için akla karayı seçmiştim. En az on defa telefonlaştık, evine iki kere uğradım. İyi ki de görüşmüşüm. Anadolu’nun bu yiğit, mert, dürüst insanını tanımak beni zenginleştirdi, gönül zengini oldum.

 

PAYLAŞ

YORUM YAP