Başarma Azminizi Kamçılayın, Deha Potansiyelinizi Ortaya Çıkarın
|
|
OKUMAK, öğrenmek, çalışmak ve başarı insanı mutlu eder. Her insanın en büyük arzusu yeteneklerini ortaya çıkarmak, başarılı olmak, başkalarına fark atmaktır.
Sıradan bir insan olmaya kimse dayanamaz. Çünkü insan, üstün yeteneklerle donatılmıştır ve sıradan bir varlık değildir. Dale Carnegie, toplu hâlde çektirmiş olduğunuz resim elinize geçince kime bakarsınız, der.
Tabiî ki önce kendimize…
Dünyanın merkezinde biz varız ve en önemli varlık biziz.
Her çocuk potansiyel dahidir.
Çalışıp çabalayan potansiyelini ortaya çıkarır.
Yapabildiğimiz her şeyi yapsaydık, buna kendimiz bile şaşardık, der Thomas Edison.
Çalışarak deha potansiyelini ortaya çıkarmak, bir eser ortaya koymak, bir işi başarmak, bir işe yaramak başlı başına zevkli bir eylemdir. Öğrenmeyi, çalışmayı ve iş başarmayı beyin “dopamin, serotinin, endofrin” gibi insana mutluluk hissi veren sıvalar salgılayarak ödüllendirir.
Zihnimizi geliştirmek ve daha zeki biri olmak elimizde… Kol ve bacak kasları nasıl spor yaparak güçlenirse hafıza ve zihin kapasitesi de çalışarak artırılabilir. İnsan daha zeki ve daha akıllı biri olabilir.
Okumak, öğrenmek, düşünmek, yazmak, matematik işlemler, resim yapmak, müzik dinlemek, enstrüman çalmak, kütüphane geçmek, gezi ve gözlemler yapmak, deney yapmak, araştırma yapmak, spor yapmak, ibadet ve dua etmek insanın zekâsını hem geliştirir hem parlatır.
Hiçbir işe yaramamak, varlığını ispatlayamamak demektir. Kendine güvenen, onurlu ve gururlu bir insan, sıradan biri olmaya, silik birisi olarak yaşamaya ve beceriksiz biri olarak tanınmaya ve anılmaya katlanamaz.
Deha potansiyeli her insanda vardır. Herkes içindeki bu potansiyeli ortaya çıkarmak için çalışmalıdır. Bunun için mutlaka güzel bir amaç edinmelidir.
Reynolds şöyle der:
“Eğer sizde deha varsa çalışkanlık bunu inkişaf ettirir. Eğer yoksa onun yerini tutar.”
Başarı, amacını bilmek ve o amaca ulaşmak için bütün yeteneklerini kullanarak çalışmakla elde edilir.
Konya ili, Beyşehir ilçesi Taşlıpınar köyünde dünyaya gelen bir çocuk olan Kemal Şahin, başarılı bir lise öğreniminden sonra Etibank bursuyla Almanya’ya gitti. Makine mühendisi oldu. Çatalca’da tekstil fabrikaları kurdu, Avrupa’ya sattı. 1997 yılında Almanya’da yılın iş adamı seçildi.
Kemal Şahin başardı, siz de başarırsınız.
Kendinize Güvenin
Sizin kimseden bir eksiğiniz yok. Kimsenin sizden bir fazlası yok.
Başarmak için gerekli olan donanıma sahipsiniz. Hayatta başarılı olan insanlar gibi, sizin de bir beyin, bir yürek, iki el, iki ayağınız var.
Yüksek yerlerde hem yılana hem kartala rastlanır; biri sürünerek, biri uçarak gider, der Cenap Şahabettin.
Uçarak gidemiyorsanız yürüyün. Zorluklar karşısında asla pes etmeyin. Vazgeçmeyin.
Vazgeçen başarısızlığı seçer.
Yarışa katılmayanların kazandığı görülmemiştir. Kazananlar, ancak yarışanlardır.
Seydişehir’in Kavak köyünde doğup büyüyen ben, lise ve üniversite okudum. Öğretmenlik yatım, 45 kitap yazdım, 600’den fazla konferans verdim. Vakit gazetesinde haftalık yazılar yazıyor, televizyonda program yapıyorum.
Siz neden beni geçmeyesiniz?
Başarılı İnsanları Modelleyin
Başarılı insanların biyografilerini okuyun. Onları örnek alın. Onların yaptığını siz de yaparsanız.
Hatta gözünüzü daha yükseklere dikin. Onların tecrübeleriyle siz daha fazlasını başarırsınız.
Trübünlerde oturmayın, sahaya inin ve oynayın. Seyrederek maç kazanılmaz. Oynayanlar kazanır.
Kemalettin Tuğcu hiç okula gitmeden başarılı olmuş.
Hasta olduğu için okula gidememiş. Binbaşı olan babası, onunla özel olarak ilgilenmiş. Ona kitaplar, dergiler almış. Okumayı sevdirmiş. Okuyarak kendini yetiştiren Kemalettin Tuğcu, daha sonraki yıllarda yazdığı çocuk romanları ile milyonların gönlünü fethetti. Türkiye’nin en çok okunan çocuk romancısı oldu.
Onun yaptığını siz de yaparsınız.
Kolları sıvayın!
İşinizi En İyi Yapın
Derslerinize çok iyi çalışın.
Başarmanın sırrı “en iyi”de gizlidir.
İnsan severek yaptığı işten zevk alır. Sevdiği işi yapmak insanı mutlu eder.
Ders çalışmayı sevin. Öğrenmek zihninizi geliştirir ve daha zeki olmanızı sağlar.
Sıradan insan olmayın. Dersinizi sıradan bir öğrenci gibi çalışmayın. Sınıf birinciliği için yarışın. Sınıfta birinci olan öğrenciden bir eksiğiniz yok. Onun sizden bir fazlası yok.
Prof. Dr. Sefa Saygılı, bir televizyon programında konuğum olmuştu. Okul yıllarında nasıl bir öğrenci olduğunu sordum. İlginç bir hatırasını anlattı:
“İlk ve ortaokulda çok iyi idim. Sınıf birincisi olurdum. Liseye gelince derslerim kötüleşti. Baktım arkadaş çevrem de benim gibi. Bu gidişe son vermek için sınıf birincisi ile arkadaş oldum ve onunla yarışmaya başladım. Bir yandan da yardımlaşıyor, birlikte ders çalışıyorduk. Böylece derslerimi düzelttim. Yeniden birincilik yarışına katıldım.”
Arkadaş kurbanı olmayın. Çalışkan, dürüst, erdemli arkadaşlar seçin. Onlarla daha iyi olma yarışına katılın. Birlikte çalışın. Hem onları yükseltin hem kendiniz yükselin.
Frof. Sefa Saygılı’yı örnek alın. Siz de sınıf birinciliği için yarışın.
Çalışmayı Eğlenceye Dönüştürün
Severek yaptığı işler insanı yormaz. Ben sabahlara kadar yazı yazarım. Başarma tutkusu insanları çalışma canavarına dönüştürür. Başarılı insanların mesai saati yoktur.
Çalışmaya başlarken bilinçaltına “Ben Eğleniyorum!” emri verin. Bilinçaltının mantığı yoktur. Siz ne emir verirseniz öyle kabul eder. Bilinçaltı size itiraz etmez. Bütün rüyaları bilinçaltı ile görürüz.
Başarının sırrı işini tatile çevirmektir, der Mark Twain.
Tatildeymiş gibi ders çalışın, ödev yapın. Çikolata yiyormuş gibi soru çözün, problem çözün, test çözün.
İşte o zaman canınız sıkılmaz, usanmazsınız, yorulmazsınız.
Ben çalışırken dinlenirim, dinlenirken çalışırım, der Honore de Balzac.
Derslerinizi sevin, öğrenmeyi sevin. Başarıyı sevin.
Çalışırken dinlendiğinizi kendinize telkin edin. Balzac, çalışırken dinleniyorsa siz de dinlenirsiniz.
Ben çalışıp ürettiğim günlerde mutlu olurum.
Hiçbir şey yapmadığım günler canım sıkılır.
Bir akşam saat 22 sıralarıydı. O saate kadar bilgisayarın başına oturup yazı yazamamıştım. Oturup biraz çalışayım, dedim. İntikam adlı romanımı yazıyordum. Romanın en dramatik yerindeydim. Roman kahramanı Gamze, MİT’teki işinden atılmış, bunalıma girmişti. İntihar etmek istiyordu. Eşi Yüzbaşı Hüseyin’e veda mektubu yazmaya karar verdi. Hüzünlü bir veda mektubu kaleme aldı. Yoğun duygular yaşıyor, gitmekle kalmak arasında bocalıyor, ayrılma düşüncesinin verdiği ıstırapla ağlıyordu.
Ellerimin ıslandığını fark ettim. Yukarıdan su damladığını zannettim. Başımı kaldırıp tavana baktım. Bir şey yoktu. Ağladığımı fark ettim.
Saate baktım. Gece 3.30.
O saate kadar çalışmışım. Kendimi çok mutlu hissettim. Çünkü o saate kadar bir şeyler üretmiştim.
Romanı yayınevine gönderdim. Editör, hocam bu mektup bölümünü çıkaralım, intiharı özendiriyor, okuyup intihar eden olur, dedi.
“Ne diyorsun? Romanın kalbini söküyorsun. Kesinlikle olmaz.” dedim. Roman basıldı ve çok okunuyor.
Çalışmak bana mutluluk veriyor, size de verir.
Bizi hedefimize ulaştıran çalışmalar bize zevk verir.
Büyük Hedefler Seçin ve Çok Çalışın
Bizi hedefimize götüren çalışmalar yormaz. Angarya işler yorar.
Küçük işler, küçük hedefler peşinde koymayın. Başarı limitinizi sınırlamayın.
“Limiti koyan zihindir. Zihin bir şeyi yapabileceğini kestirebildiği kadar başarılı olur. Yüzde 100 inandığın sürece inandığınız şeyi yapabilirsiniz.” der Arnold Schwarzenegger.
İnsanın sağlığını koruyan en önemli faktörler, işini sevmesi ve hayatı sevmesidir, der Sigmund Freud.
İşinizi sevin veya sevdiğiniz işi yapın.
Sevdiğiniz bir mesleği seçin.
Fatih Terim, Galatasaray teknik direktörü iken kafasına Avrupa’da kupayı almayı koydu ve sonunda Türkiye spor tarihinin en güzel başarısını elde etti. Galatasaray UEFA kupasını aldı.
Kupa tesadüfen alındı, diyenlere Fatih Terim çok güzel bir cevap verdi:
“Hiçbir başarı tesadüfen olmaz. Ben o kupayı almadan önce Galatasaray ile 4 yıllık bir sözleşme imzaladım. Futbolcularımla konuştuk. O kupayı alacağımıza inandık ve dört yıl boyunca o kupa için çalıştık. Sonunda kazandık.”
Büyük işler başarmak için, büyük düşünmek ve büyük hedefler seçmek gerekir.
Birlikte Çalışmayı Öğrenin
Atalarımız, bir elin nesi var, iki elin sesi var, demiş.
Takım çalışması yapanlar her zaman kişisel çalışma yapanları geçer. Bir akılla değil, beş akılla yol almak insanları daha başarılı yapıyor.
ÖSS sınavında birinci olan Ahmet Hacımahmutoğulları, o yıl sınavdan bir saat önce çıktı. Sınav birincisi oldu. Fem Dersanesinden Bora marka araba aldı. Kendisine nasıl başarılı olduğu sorulunca şöyle dedi:
“Şubat ayına kadar konuları bitirdik. Ondan sonra bir grup arkadaşla hız çalışması yaptık. ÖSS’de her soruya bir dakika verilir. Biz soruları daha hızlı çözme çalışmasına girdik. Bir soruyu önce 50 saniyede çözmeye başladık. Süreyi sonra 40, sonra 30, sonra 20 saniyeye indirdik. Ben 17 saniyeye indirmeyi başardım. O başarıya takım çalışması sonucu ulaştım.”
Çalışın ve tozu dumana katın, yoksa tozu dumanı yutarsınız.
Tozu dumanı yutmamak için tozu dumana katma kararı alın.
Erişmek istedikleri bir hedefi olmayanlar, çalışmaktan zevk almazlar, der Emile Raux.
Hedefi olanlara çalışmak ve hedefe yaklaşmak zevk verir.
İçinizdeki Deha Potansiyelini Harekete Geçirin
Her çocuk dahi olarak dünyaya gelir. 10 bin çocuktan 9999’u büyükler tarafından dahi olmaktan vazgeçirilir, der Buckminister Müller.
Moral bozucu seslere kulaklarınızı tıkayın.
Engeller beni durduramaz, her bir engel kararlılığımı daha da güçlendirir, der Leonardo da Vinci.
Zorluklar, engeller, problemler dostumuzdur. Onlarla boğuşurken yeteneklerimiz gelişir. Hiç kimse çalışıp çabalamadan yeteneklerini geliştiremez. Hiç kimse kolay işler yaparak kahraman olamaz.
Zor işlere gözünüzü dikin.
İşte o zaman kahraman olursunuz. Kolay iş yaparak kimse kahraman olamaz.
Güçlükler başarının değerini artıran süslerdir, der Fransız yazar Molıere.
Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır.
Başarı ter kokar.
Başarı bedel ister. Bedel ödemeye hazır olun.
Azimli ve Kararlı Olun
Hedefin kalbine yürüyün ve asla vazgeçmeyin.
Prof. Ali Fuat Başgil’in şu cümlesi parolanız olsun:
“Üşenme! Erteleme! Vazgeçme!”
Vazgeçen başarısızlığı seçer. Asla vazgeçmeyin.
Maymun iştahlı olmayın. Bir hedef seçip başarılı olmaya karar verdikten sonra bazıları hemen işe girişir. Zorluklar karşısında galiba ben bu işi yapamayacağım, der ve vazgeçer. Biz böylelerine maymun iştahlı deriz. Başarıya ulaşanlar ise azimle ve ısrarla çalışıp asla vazgeçmeyenlerdir.
Dedemiz Fatih Sultan Mehmet Han, 28 defa kuşatılmasına rağmen alınamayan İstanbul’u, padişah olur olmaz kuşatmış. Haçlıların ordu topladığı ve İstanbul’un yardımına geleceği haberi duyulmuş. Kendisine, kuşatmayı kaldırıp Haçlı orduları ile savaşmayı tavsiye eden Sadrazam Çandarlı Halil Paşa’ya, Fatih’in verdiği cevap tarihe geçmiştir. Sultan Fatih, babası yaşındaki tecrübeli vezirine şöyle der:
“Ya İstanbul beni alır, ya ben İstanbul’u. Dönmek yok.”
Çağ açıp çağ kapayan Fatih, İstanbul’u bu azim ve kararlılıkla fethetti.
Siz de azim ve kararlılıkla çalışın. Başarıyı fethedin.
Mazeretlerinizi Yok Edin
Hiçbir mazeret yapılmayan işin yerini tutmaz. Bin mazeret bir işe yaramaz.
Hiç kimse sizin gemi kaptanı olarak denizlerde hangi dalgalarla boğuştuğunuzla ilgilenmez. Gemiyi limana getirip getirmediğinizi sorarlar.
Mazeret üreten, başka bir şey üretemez.
Kendi Geleceğinizi Kendiniz Belirleyin
Gelecek; rahatına kıyabilen, fedakârca, azimle ve sabırla çalışanlarındır.
Okuyun, bilgi sahibi olun ve bildiklerinizi uygulayın.
Stephen Covey, Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı isimli kitabında yedi alışkanlığı şöyle sıralar:
1. Proaktif ol.
2. Sonunu düşünerek işe başla.
3. İşlerini öncelik sırasına göre yap.
4. Kazan kazan prensibini benimse.
5. Önce anlamaya, sonra anlaşılmaya çalış.
6. Sinerji yarat. Birlikte çalış.
7. Baltayı bile.
Geleceğinizi olayların akışına bırakmayın. İradenizi ortaya koyun. Seçim yapın, başarmak için karar verin ve hemen harekete geçin, engelleri aşmak size güç verir.
Zorluklar Dostumuzdur
Onlarla boğuşurken yeteneklerimiz ortaya çıkar.
Kolay işler peşinde koşmayın. Kimse kolay işler yaparak kahraman olmaz.
Aslında zor diye bir şey yoktur. İnsana sevdiği işleri yapmak zor gelmez.
Zor bir iş, zamanında yapmamız gerekip de yapmadığımız kolay şeylerin birikmesiyle oluşur, der Henry Ford.
İyimser Olun ve Olumlu Düşünün
Bütün başarılı insanlar, başarabileceklerini düşünen iyimser kimselerdir. Ben yapamam, diyenlerin başaracağı bir iş yoktur. Çünkü başarmak için harekete geçmezler.
Zihninize takılan olumsuz düşünceleri, zihin canavarları hâlini almadan yok edin.
Hata değil, çare bulun, der Henry Ford.
Probleme değil, çözümü odaklanın. Herkes eleştirir ve yanlışları bulur. Önemli olan çözümü bulmaktır, çözüm üretmektir.
Sabırlı Olun
Taşı delen suyun gücü değil, damlaların sürekliliğidir.
Sabırla koruk, helva olur.
Sabreden zafere ulaşır.
Demir mıknatısa âşıktır, hep ona doğru koşar, zafer de sabra âşıktır ve devamlı ona koşar, der Sühreverdi.
Başaracağınıza İnanın ve Kendinizi Adayın
Başarının iki temel prensibi vardır: İnanmak ve adanmak. Kendini adayan kazanır!
Vestel’in sahibi Ahmet Nazif Zorlu’ya gazeteci Nuriye Akman nasıl başarılı olduğunu sordu. Aldığı cevap şöyle:
“Başaracağıma inamdım. Çok çalıştım ve hâlâ çok çalışıyorum. Dürüstüm, müşterimi aldatmam.”
Başaracağına inanmak ve kendini işine, dersine adamak, insanı başarıya götürür.
Başkalarının Tecrübesinden Faydalanın
Akıllı insan, başkalarının aklından faydalanır.
Bu kitabı okuyun ve iş başarmış, akıllı insanların aklından faydalanın.
33 yıldır gençlerin yeteneklerini geliştirmek için çalışıyorum. 33 yıldır yazıyorum. 600’den fazla başarı ve motivasyon konferansı verdim. Başarılı insanların stratejilerini araştırıyorum. Bunları arşivliyor ve gençlere anlatıyorum. Başarının sırlarını öğrenip ben yaparım, diyerek yola koyulanlar başarıyorlar.
Yapamam, diyenler kenara çekilip yatıyorlar. Başarmak için bir şey yapmıyorlar ki başarsınlar.
Başarmak hiç de zor değil.
Bir kişinin yaptığını ikinci kişi de yapar. Önemli olan başarmayı istemek ve harekete geçmektir.
Başarı, azimle ve ısrarla hedefin kalbine yürümektir.
Doğru düşünmeli, güzel hedefler seçmeli. Seçilen hedef, kişinin hem kendine hem ailesine hem de diğer insanlara faydalı olmalıdır. Aksi takdirde insan, bir hedefe ulaşır, fakat mutlu olamaz.
Bizi felâkete götürecek bir hedef seçmemeliyiz.
Peygamberimiz (a.s.m.), “İnsanların hayırlısı, insanlara faydalı olandır.” buyurur.
Başkasına zarar vermek, birini öldürmek, bir iş yerini soymak, bir yeri bombalamak da hedef olarak seçilebilir.
Birisini öldürmeyi hedef seçer ve bu işi başarırsanız kodesi boylarsınız ve mutsuz olursunuz.
Vicdanı sağlam, aklı başında, mutlu olmak isteyen insan, kötü bir amaç peşinde koşamaz.
Sağduyu sahibi ve akıllı bir insan, böyle bir şeyi yapmanın insana mutluluk getirmeyeceğini bilir. Onun için bizi mutluluğa götürecek hedefler seçmeliyiz.
Çok Çalışan ve Başarı Tekniklerini
İyi Bilen Kazanır
Hayatın amacını bilen mutlu olur veya en azından imtihanı kazanma ve ebedî mutluluğa hazırlanma ümidiyle yaşar.
Sizin başaranlardan hiçbir eksiğiniz yok. Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy şöyle der:
“Ey dipdiri meyyi t (ölü), iki el bir baş içindir;
Davransana eller de senin, baş da senindir.”
Akif, ümitli olmamızı ve asla ümitsizliğe düşmememizi tavsiye eder:
“Ye’s (ümitsizlik), öyle bir bataktır ki düşme, boğulursun!
Ümide sarıl sımsıkı, seyret ne olursun.”
Sahipsiz olan bir memleketin batması haktır;
Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır!”
Başarılı insanların da iki eli, iki ayağı, bir başı var; sizin de.
Siz başarabilirsiniz.
Kendinize güvenin ve meydana atılın.
İçinizdeki deha potansiyelini ortaya çıkarın.
Başarma azminizi hiç kaybetmeyin.
Coşku, zekâdan daha önemlidir, der Albert Einstein.
Denemekten ve Başarısızlıktan Korkmayın
Hata yapmaktan çekinerek eylemden vazgeçmeyin. Hata yapmayayım diyerek hiçbir şey yapmayan daha büyük hata yapmış olur.
Akıllı insan, hatalardan ders alır.
Ders alınmış başarısızlık başarı demektir, der Malcom S. Forbes.
“Başarı, küçük hataların ve başarısızlıkların biraz ilerisinde duran şeydir.” der Watson.
Bir Çin atasözü ise şöyle der:
“Başarı insana belki çok şey öğretmez, fakat başarısızlık çok şey öğretir.”
Başarısızlığa uğrayınca ümitsizliğe kapılmayın, her başarısızlık bize tecrübe kazandırır. Başarısızlıklar, kuvvetlilere daha da kuvvet verir, der Saint Exupery.
Hayat Bir Maratondur, Duran Geçilir
Durmayın!
Durmak ölüm, taklit uşaklıktır, çalışmak ve yetişmek ise hayat ve hürriyettir.
“Bundan yirmi yıl sonra yaptığınız şeylerden dolayı, yaptıklarınızdan daha fazla pişman olacaksınız. Öyleyse demir alın ve güvenli limanlardan çıkın, rüzgârları arkanıza alın, araştırın hayal edin ve keşfedin.” der Mark Twain.
Bilginin efendisi olmak için çalışmanın uşağı olmak şarttır, der Balzac.
Yeteneklerinizi harekete geçirin.
Tembel insan yoktur, sadece kendisine esin kaynağı oluşturacak kadar güçlü amaçları olmayan insanlar vardır, der Anthony Robbins.
Beyinde tembel ve zeki hücreye rastlamadık, der Prof. Herald Hüter.
Konya Sosyal Bilimler Lisesinde Başarıya Götüren Yol konulu bir konferans verdim. Benden sonra öğrenciler sınıf tahtasına büyük harflerle şu cümleyi yazmışlar:
“Hayat bir maratondur, duran geçilir.”
Televizyon ve İnternet Kurbanı Olmayın
Vaktinizi zevklerinize çaldırmayın. Projelerinizi, keyfinize kurban etmeyin.
“Kişisel başarı için televizyonunuzu öldürün.” der Steve Chandler.
40 yaşında üniversite sınavını kazanan bir kadına sormuşlar.
-Nasıl başardın?
-Tv’yi dolaba kilitledim.
Kendinize engel olmayın.
Siz de deha potansiyeline sahipsiniz. Sizin beyninizde de tıpkı Mimar Sinan, Einstein, Pablo Picasso, Fatih Sultan Mehmet, Kemal Şahin, Adnan Kahveci gibi 120 milyar nöron var. Siz de dehanızı keşfedebilirsiniz.
Beyni geliştirmek, zekâyı parlatmak ve daha akıllı biri olmak mümkündür. Beyin kasları ile kol ve bacak kaslarının farkı yok. Nasıl ki spor yapan biri vücut kaslarını geliştirirse okuyan, öğrenen ve beyin aktiviteleri yapan biri de zekâsını geliştirir.
Zihin arabanızın frenine değil, gaz pedalına basın. Yollarınızda hep zafer çiçekleri açacaktır. Ümitle, neşeyle, güzel hayallerle hayatın kalbine yürüyün!
Allah, doğruların yardımcısıdır ve çalışanları sever ve çalışana yardım eder.
Ali Erkan kavaklı
Bu yazı 6 kez okundu

Son Yorumlar