Selahattin Kocaaslan’ın konuğu olarak Moral FM radyosunda idim. Onunla yeni çıkan kitabım “Başarı İnanç İşidir” üzerine sohbet ettik.
Geçen pazar günü AKP Eyüp ilçesi gençlik kollarının düzenlediği konferansta yine başarılı olmak için neler yapılması gerektiğini anlattım.
Çorum’un Osmancık kazasında gençlere “Başarıya Götüren Yol”u anlattım. Başarın prensiplerini anlattıkça dinleyicilerim, heyecanlanıyor ve bir buçuk saat süren konferanslarımı âdeta nefessiz dinliyor, beni de heyecanlandırıyorlar.
Selahattin Bey, radyo programında, gençleri nasıl motive edebileceğimizi sordu. Anlattıklarım, onu mutlu etti. Bu hafta size motivasyon unsurlarını anlatmaya karar verdim. Belli başlı motivasyon unsurları şöyle sıralanabilir:
1. Her insan, başarılı ve değerli olmak ister: Başarılı olmak herkesin rüyası. Hiçkimse değersiz biri olmak istemez. Herkes kendini önemli kabul eder ve diğer insanlardan saygı görmek ister. Bunun için elbette gözle görünür başarılar elde etmek gerekir. Allah, insanı harikulâde bir donanımla dünyaya göndermiş. Beynimizde 120 milyar sinir hücresi var. Her nöron, başka nöronlarla 10 bin bağlantı kurabiliyor. Beynin öğrenme ve çalışma kapasitesi 120 milyar, çarpı 10 bin. Bir başka ifadeyle sınırsız. Muhteşem bir öğrenme ve çalışma kapasitesine sahip insan, eğer yeteneklerini geliştirmezse, bu muhteşem beyin kapasitesi toprak altındaki madenlere döner. Çıkarılıp işlenmeyen madenlerin kimseye faydası olmaz. Yeteneklerini kullanmak insan mutlu eder.
2. Her insan para kazanmak, zengin olmak ve rahat yaşamak arzu eder. İslâmiyet, zekât ve hac emriyle Müslümanlara başarılı olmayı emretmiş ve Müslümanlara başarılı olmayı emretmiş. Peygamberimizi (sav), veren el, alan elden üstündür, buyurmuş. Vermeyi tavsiye etmiş. Veren el olmak için zengin ve cömert gönüllü olmak gerekir.
3. Her insan etkili biri olmak, güç sahibi olmak, önemli işler yapmak ister. Önemli olma duygusu insanı gayrete getirir ve çalışmaya sevk eder. Öğretmenler ve yöneticiler, öğrencileri ve personellerini değerli ve önemli olduklarını hissettirerek kolayca motive edebilirler.
4. Şerefli biri olmak, alnı açık ve başı dik yaşamak, her onurlu insanın rüyasıdır. Mehmet Akif:
“Kim kazanmazsa bu dünyada bir ekmek parası;
Dostunun yüz karası, düşmanın maskarası.”der. Hiçkimse dostunun yüz karası ve hele düşmanın maskarası olmak istemez.
5. İdealler, insanı motive eder. Herkesin bir ideali vardır. Hepimiz önemli projelere imza atmak isteriz.
6. İnancımız bizi motive eder. Allah rızasını kazanmak, bizi seven ve türlü türlü nimetlerle besleyen Rabbimizin rızasını kazanmak, en büyük hedef olmalı. Cenneti kazanma, cennete cemalüllahı görme arzusu, insanı iyilik yapmaya, sevap kazanmaya, ilim öğrenmeye, çalışmaya motive eder.
7. Herkes huzur ve mutluluk peşinde koşar. Hepimiz biliriz ki bunun için çalışmaya, çaba harcamaya ihtiyacımız var.
8. Dost kazanma duygusu insanı motive eder. Herkes iyi ve kötü gününde dostlarının yanında bulunmasını ister. Hepimiz çevremizde bizi sevenlerin olmasını isteriz. Başarı ve mutluluğumuzu sevdiklerimizle paylaşmayı arzu ederiz. Başımız sıkıştığı zaman derdimizi anlatabileceğimiz, tavsiyelerine baş vuracağımız dostlarımızın olması çok önemli. Bunun için başarılı, çalışkan, dürüst, yardımsever olmalıyız.
9. Hepimiz güven içinde olduğumuz bir aileye sahip olmak isteriz. İnsan ailesi içinde rol yapmadan yaşar. Bizi olduğumuz gibi kabul eden bir ailemiz olsun isteriz. İnsan ailesi içinde huzurlu ve mutlu olur. Huzurlu bir ailede yaşamanın bedeli vardır. Bu bedeli ödemeyen, onu kaybeder.
10. Herkes güzel ve lezzetli şeyler yemek ister. Bunun içinde paraya, yani çalışmaya ihtiyacı var.
12. Makam sahibi olmak, pek çok insanın hoşuna gider.
13. Şan ve şöhret sahibi olmak için çalışan ve çırpınan insanlar az değildir.
14. Bağımsız yaşama, kimseye muhtaç olmama, pek çok insanın arzu ettiği bir hedeftir.
15. Adaleli bir dünyada yaşamak, düşman karşısında ezilmeme, zalimi haddini bildirme duygusu bizi motive etmeli. 350 milyon Amerika karşısında 1.5 milyar Müslümanın çaresizliği, beni kahrediyor. Ezilmemek ve onurumuzla yaşamak için başarıya ve düşmanla yarışmaya ihtiyacımız var. (Daha fazla bilgi için Başarı İnanç İşidir, s.73’e bakınız. İrtibat: 0212 452 12 90)
Tecrübeli eğitimciler, birikimlerini öğrencilerine aktarabilirlerse karanlıkta yol alan çocuklara el feneri takdim etmiş olurlar. Gençlerin enerjisi, cesareti , dinamizmi ile yaşlıların aklı, tecrübesi ve bilgeliği birleştirirse daha başarılı olunur, daha önemli projelere imza atılır. Bu sayede gençlerin akıllarını ve duygularını, moda ifadesiyle “duygusal zekâ”larını daha verimli kullanması sağlanmış olur. Değerli eğitimci dostlar, bu sene de sınıfa girip sevimli öğrencilerimle tanıştıktan sonra onlara başarı prensiplerini yazdırdım.
Şakaklarıma yağan karlardan aldığım ilhamla çocuklara ilk derste şu notları aldırdım.
Başarılı olmak için şunları yap:
1. Büyük bir ideale gönül ver. İnsanlar inançları ve idealleri kadar değerlidir.
2. Büyük bir hedef seç. Rotası olmayan yelkenliye hiçbir rüzgâr yardım etmez.
3. Kendine güven ve başaracağına inan. Herkesin sahip olduğu donanıma sen de sahipsin. Bir kişinin yaptığını, isteyen ikinci kişi de yapar.
4. Plan yap ve uygula! Disiplinsiz çalışmalarla başarı dağları aşılmaz.
5. Mazeretlerini yok et! Hiçbir mazeret yapılmayan işin yerini tutmaz. Mazeretler, düşmanındır. Düşmanından yardım bekleme.
6. Çalışmayı en büyük erdem bil.
Mehmet Akif:
“Kim kazanmazsa bu dünyada bir ekmek parası;
Dostunun yüz karası, düşmanın maskarası!”der.
7. Bilgi güçtür. Diploma, para, şöhret, mevki ve makam, sevgi, dostluklar güçtür. Ayaklar altında kalmamak ve alnı ak, başı dik yaşamak için güçlü ol.
8. Ya üniversite bitir veya bir meslek öğren. Sanat, altın bileziktir.
9. Sevgi güçtür. İnsanları sev ve onlara iyilik yap.
Peygamberimiz(sav):
“İnsanların hayırlısı, insanlara faydalı olandır.” buyurur.
10. Egoist olma. Yardımsever ol.
Aziz Nebi (sav), veren el, alan elden üstündür, buyurur. Tek başına başarılı olabilirsin, ama mutlu olamazsın. Mutluluğun yolu, iyilik yapmaktan geçer.
11. İşini en iyi yap.
Winston Chörchill’e birisi şöyle demiş:
“İngiltere başbakanı oldun, seni herkes tanıyor.”
O da şu cevabı vermiş:
“Ben ayakkabı boyacısı olsam da beni herkes tanırdı.”
12. İyi arkadaş seç. Kişi arkadaşı gibidir.
13. Kötü alışkanlıklardan uzak dur. Kahvehane, kumarhane, meyhane, uyuşturucu; sanat ve ilim adamının düşmanıdır.
14. Olumlu düşün. Başaracağım de. Başaramayacağım diyenin başardığı görülmemiştir.
15. Evlenme çağına gelmeden ve ev geçindirecek kazanç ve sorumluluk duygusuna sahip olmadan kız arkadaş edinme. Kız isen ev kurma sorumluluğu taşıyacak çağa gelmeden erkek arkadaştan uzak dur. Özellikle eğitim sırasında kız veya erkek arkadaş edinenler, İstanbul’dan Ankara’ya gitmek isteyip de Edirne otobüsüne binen kimseye benzer. Yanlış istikamete gider. Kız veya erkek arkadaşın istediğini yapmaya çalışır, başarı prensipleri unutulur.
16. En önemli sermayen vaktindir. Zamanı verimli kullan. Televizyon, bilgisayar oyunları ve kaldırımlara vaktini çaldırma.
17. Senin en büyük dostun da en büyük düşmanın da kendinsin. Eller seni bir kere kandırır, ama kendin her gün kendini kandırabilirsin. Her gün kahvehaneye ve vakit öldürme yerlerine gidenlerin düşmana ihtiyacı yoktur.
18. Mutlaka iki yabancı dil öğren. İngilizce dünya dili, öğrenmelisin. Arapça dinimizin dili, öğrenmekte fayda var. Bir dili öğrenen, ikincisini daha kolay öğrenir.
19. İslâm’ın şartı beş. Hacca gitmek ve zekât vermek için zengin olmak gerekir. İslâm haccı ve zekâtı emrettiğine göre becerikli, çalışkan ve zengin olmayı emrediyor.
20. Ayak altında kalmamak, onurlu bir şekilde yaşamak güçlü olmaya bağlı. Aklını iyi kullan, bilgi sahibi ol ve çok çalış.(*)
Derste yaptıklarımı değerli okul müdürümüz Mustafa Yurduseven ile paylaşınca, bizimle birlikte çay içmekte olan kıymetli dostum Erkan Beye: “Bunları yaz ve bana ver. Harikulâde güzel şeyler. Ben de çocuklara yazdırayım.” dedi. Ben de notları sizlerle paylaştım.
* Bu notlar, Evde ve Okulda Başarılı Eğitimin Sırları kitabımın 15. sayfasından var. Meslektaşlarıma kitabı tavsiye ederim. Nesil Yayınlarından istenebilir. (İrtibat:0212 452 12 90)
“Başarı İnanç İşidir” isimli kitabım yeni baskı yaptı çıktı. Okuyucularım, kitaplarımı okuyan ve konferanslarımı takip edenler, tecrübeli bir eğitimci olarak, bilgi ve birikimlerimi gençlere ve dostlarıma aktarmaya çalıştığımı bilirler.
“Başarı, inanç işidir ve asla tesadüfî değildir, mutlaka bedel ister.”
Başarı İnanç İşidir, bu tezi işleyen bir kişisel gelişim kitabı, uzun bir çalışmanın ürünü. Başarı kitapları, seminer ve kursları bütün dünyada ilgi görüyor. Çünkü herkes başarılı olmak ve öne geçmek istiyor. Hayat bir maraton, duran geçilir.
Geçenlerde Frankfurter Allgemeine Zeitung’un ilân sayfasında şöyle bir cümle okudum:
“Başarı tesadüfî değildir.” Gazete, başarı ancak bilgi edinilerek sağlanır, demeyi de unutmamış.
Almanya kalkınmış bir sanayi ülkesi. Dünya ile yarışan, iyi bir eğitim sistemi var. Orada eğitim kurumları, öğrencileri hayata hazırlar ve başarılı olabilmeleri için yeteneklerini geliştirmeyi ilke edinir. Bununla birlikte Alman, İngiliz ve Amerikalılar şu gerçeği tespit etmişler:
“Bilgi çağındayız. Mevcut bilgi, her alanda, her gün artıyor ve yenileniyor. Okullardaki bilgi, bir dereceye kadar insanı yetiştiriyor. Başarılı olmak ve rakiplerini geçmek isteyenler, üretilen yeni bilgilere ulaşmak ve donanımlarını artırmak zorundalar. Bu sebeple başarı kitapları, seminerleri ve kursları zaruri.”
Avrupa’da başarı kitapları ve kursları yaygın ve çok ilgi görüyor. İşinde daha başarılı olmak isteyenler, kitap okuyor, uzmanların verdiği kurs ve seminerlere katılarak tecrübe ve bilgilerini artırıyor, yeteneklerini geliştiriyor, bu sayede daha başarılı oluyorlar.
BAŞARI SEMİNERLERİ VE KİTAPLARI
Ülkemizde okullar ezbere yönelik, müfredat programları eski bilgileri tekrarlıyor ve çoğunun hayatla bir ilgisi yok. Okulda başarılı olan, üniversite bitiren birçok insan işsiz kalıyor. İş yeri kurup iflas edenler az değil. Başarısızlıkların sebebi belli. Bu insanlar, hayata yeterince hazırlanmamış, yeteneklerini harekete geçirmeyi ve başarılı olma yollarını bilmiyor.
Hiç bilmediği alanlarda iş hayatına atılan, bilmediği işlerle ilgili iş yeri açan, ortaklık kuran insanlar görüyor ve şaşırıyorum. Avrupa’da bir iş yerinde işçi olarak çalışmak isteseniz sizden o meslekle ilgili eğitim görüp görmediğiniz sorulur. Görmemişseniz sizi işe almazlar. En basit mesleklerin bile 3-4 sene süren kursları var.
Başarılı olmak için şunları yapın:
10. Akıllı insan, başkalarının aklından faydalanır. Bilenlerle istişare edin.
1994 senesinde Fielmann firmasından kızıma bir gözlük almıştım. Firma hesabı posta ile bana göndermişti. Öteki hesaplarla birlikte banka hesabımdan gözlük parasını ödedim. Kızım gözlüğü alırken ücretini elden ödemiş. Almanya’dan Türkiye’ye dönüş hazırlıkları yapıyor, eşyaları paketliyordum. Kan ter içinde kalmıştım. Telefon çaldı. Bir bayan, gözlüğün parasını iki kere ödemiş olduğumu, banka hesap numaramı verirsem, fazladan ödenen parayı iade edeceğini söyledi.
-Neden beni arıyorsunuz? Siz söylemeseniz ben farkında değildim. Türkiye’ye dönüyorum, hesapları kontrol etme şansım da yok.
O gün duyduğum ses, hâlâ kulaklarımda çınlar:
“Biz müşterilerimize iyi hizmet vererek dürüstlüğümüzle kazanmak istiyoruz. Onları aldatarak değil.”
Her başarılı Alman mesleğini iyi öğrenir, iyi yapar, dünya ile yarışır, dürüstlük ve ahlâka önem verir. Bu prensipler İslâmîdir. Aynı prensiplere uyarsak, biz de başarılı oluruz. Allah adaletlidir. Alman, Japon, Fransız’a başarı nasip eden, bizden esirgeyecek değildir. (Başarı İnanç İşidir, s.95-96)
Beyin Vitamini: Başarı İnanç İşidir, Nesil Yayınları arasında çıktı. Eğitim ve başarı dizisinin 5. kitabı. Eğitimcilere ve velilere tavsiye ederim. (İrtibat: 0212 452 12 90)
Rüzgârın bıçak gibi estiği soğuk bir günde Gürün’de gönlü fırın gibi sıcak dostlarımın arasında idim. Eğitim-Bir-Sen temsilcisi Muharrem Demir Beyin sınıflarında derse girdim. Çocukların heyecanı ve merakı görülmeye değerdi. Onlara hayatta başarının sırlarını anlattım. Kısaca:
1. Büyük düşünün, büyük hayaller kurun.
2. Büyük hedefler seçin. Hedefi olmayan yelkenliye hiçbir rüzgâr yardım etmez.
3. Kendinizi güvenin. Başarılı insanların sahip olduğu donanıma siz de sahipsiniz.
4. Çalışmayı en büyük erdem bilin. Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır.
5. Mazeretlerinizi yok edin. Hiçbir mazeret yapılmayan işin yerini tutmaz. Hiçbir mazeret, hiçbir işe yaramaz.
6. Kendinize bir plân ve yol haritası hazırlayın.
7. Zamanı verimli kullanın. Gün herkes için 24 saattir. 24 saati biz iyi kullanırsa biz Japonları geçeriz, Onlar iyi kullanırsa bizi geçerler.
8. Dünya ile yarışın. Rakiplerinizi sadece İstanbul Lisesi, Yamanlar Koleji, Fen Lisesi öğrencileri değil; Newyork, Berlin, Londra, Paris’te okuyan öğrencileridir.
9. Başarı bedel ister, başarmak isteyen bedel ödemeye hazır olmalı.
10. Sevdiğiniz bir meslek seçin. İnsan işini severse çalışma onu yormaz. Bizi yoran, sevmediğimiz işleri yapmaktır. Honore de Bazac:“Ben çalışırken dinlenirim, dinlenirken çalışırım.”der.
11. İyimser olun ve ben de yapabilirim, deyin.
12. İyi dostluklar kurun, yardımlaşın. Dostlarınızla zorlukları daha kolay aşarsınız.
Harika bir sohbet oldu. Çocukların sorduğu soruları cevapladım. Yazarlık, kitap, okuma ve başarı, Avrupa, Almanya üzerine konuştuk. Akşam okulun kız yurdunda kız öğrencilerle tanışıp sohbet ettim.
Okul Müdürü Levent Malkoç Bey de bizimle beraberdi. Geç vakit olmasına rağmen evine gitmek yerine fedakârlık yaparak yurtta öğrencileri ile ilgilenmeyi tercih etmişti. Müdür yardımcı Handan Kaysılı Hanım, devletten yardım almadan, kendi gayretleri ile yurdu badana ve boya yaptıklarını anlattı. Öğrencilerle el ele vererek her tarafı tertemiz hâle getirmişler. Okul idaresi uyum içinde güzel çalışmalar yapıyorlar. Handan Hanım, öğrencilere öylesine yürekten “kızlarım” diyordu ki imrenmemek imkânsız. “Allah bana 60 kız nasip etti.” deyince yüreğindeki merhamete hayran kaldım. Bütün başarıların arkasında “kendini işine adamak” olduğunu biliyordum. Handan Hanımın gayretini görünce bu gerçeğe bir kere daha inandım. Handan Hanımın kızları ile sohbetimiz üç saat sürdü. O güzel kalpli, temiz gönüllü Anadolu çocuklarına veda etmek benim çok zor oldu. Onları kısa sürede çok sevdim. Ama öğretmen evinde beni gönül dostlarım, meslektaşlarım, eğitim ordusunun fedakâr kahramanları bekliyordu.
Akşam konferansı vereceğimiz öğretmenevine gittik. Öğretmenevinde halka başarılı çocuk eğitimini anlattım. Zevkli ve güzel bir konuşma idi. Doğru eğitim metotlarını öğrenmek insanımızı rahatlatıyor. Sorularının cevabını buluyor ve kendilerinden emin olarak konferanslardan ayrılıyorlar.
Sosyal Ağlarda Paylaş